Yapıtlarında doğanın yaşam kaynağı olduğunu anlatan Ressam Serap Burgucu, çalışmalarında ışığın ve rengin hislere yansımasıyla birlikte bir uyuma dönüşmesini ve bu uyumun kendinde yansıttıklarını izleyiciyle paylaşma arzusunu taşıyor. Biz de Serap Burgucu ile resimle olan hikâyesini konuştuk.

• Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Serap Burgucu kimdir?

1982’de Zonguldak’ta doğdum. Lise öğrenimim sonrası Ankara’ya yerleştim ve uzun yıllar orada yaşadım. 2014 yılında Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Fakültesi Şeniz Aksoy atölyesinden mezun oldum. Okul yıllarımdan itibaren sanat çalışmalarımı sergileme fırsatım oldu. Sanat çalışmalarımla beraber MEB’e bağlı olarak ortaöğretim kurumlarında sanat öğreticiliği yapıyorum.

• Çizgilerle nasıl kesişti yolunuz?

Kendimi bildim bileli resim yapıyorum. Öğretmenlerimin dikkatini de çekmişti fakat profesyonel olarak bunun eğitimini almak tesadüfen tanıştığım bir ressamın portre çalışmalarımı görmesi ve beni fakülteye yönlendirmesiyle oldu.

“ART ANKARA DENEYİMİNİ ÇOK ÖNEMSİYORUM”

• Yakın zamanda Art Ankara 10. Uluslararası çağdaş Sanat Fuarı’na katıldınız. Bize oradaki serginizden bahsedebilir misiniz? Nasıl geri dönüşler aldınız?

Art Ankara deneyimini çok önemsiyorum. Çünkü uluslararası olması ve halkın yoğun şekilde fuar alanında bulunması onlardan geri dönüşler almak son derece geliştirici. Sanat bir yolculuktur asla bitmeyecek olan. Bunca izleyici ve sanatçı arasında kendinizi görmek kendinizle karşılaşmak çok kıymetli. Çağdaş sanat çok anlaşılır bir alan gibi görülmese de izleyici bu deneyime kayıtsız kalamadı, çok olumlu dönüşler aldım.

• Çizimlerinizde size ilham veren motive eden öğeler var mı? Özellikle bir şeylerden esinlendiğiniz olur mu yoksa daha çok hayalinizde canlandırdığınız şekilde mi kâğıda dökersiniz çizgilerinizi?

Ben sanata üretmeye bilime edebiyata gelişimin olduğu her olguya son derece saygı duyuyor ve onlardan esinleniyorum.  Bazen bir edebi eser okurken bazen alanımla ilgili bir çalışmayı incelerken kendimi kalem kağıt ararken buluyorum. Bu anlamda harekette olmak yaşamın içinde bir göstergenin bir görüntünün duyduğum bir cümlenin büyüsüne kapılıp onları not etmeyi seviyorum. Çalışma alanımda yüzlerce fikir çizimlerim de var araştırma yapmak incelemek bu fikirlerin olgunlaşmasını beklemek oldukça büyülü bir uğraş.

İlişki kurduğum her şey benim referansım olabilir. Referans aldığım olguyla ya da objeyle öz bağlamında bir iletişimimiz başladığı anda onunla bir yola çıkıyorum. Bu yolculuk önce onunla tanışmak şeklinde ilerliyor. Zamanla çizgiler, renkler, derinlik, ışık, uyum gibi sanatsal elemanlar yeni bir dil oluşturuyor. Bu dil genellikle yüzeye aktarılırken benim kendi biçemimle görünür oluyor. Bağlamından kopmadan referansımı günümüz şatlarıyla uyumluyorum. Çalışmalarımda referansım her an karşımda duruyor olsa da kendi kattığım bağlamları gösterge olarak kullanıyorum.

 “RENGİN YAŞAMAKLA HAREKETLE ÇOK İLGİSİ VAR”

• Çalışmalarınızda renklere olan bu tutkunun kaynağı nedir? Neler gizli renklerinizde?

Renk benim resmimde başkarakter. Kimlerle eşleşeceği nasıl bir etki yaratacağı hangi çizgiyi ne yöne götüreceği derinliğin sınırı hepsi onun marifeti. Rengin yaşamakla hareketle çok ilgisi var. Yeri gelince yavaşlatan da koşturan da seçtiğiniz renk oluyor. Özellikle son zamanlarda referans aldığım Taş Balballar tarihin, doğanın binyıllarca şekillendirmesiyle orda öylece sabit duruyor;  renk paletimle onu günümüze çağırabiliyorum, onunla özüne dokunmadan günümüz şartlarında yeniden tanışabiliyoruz. Renklerim gizlenen unutulmuş eskimiş olanı ortaya çıkarmak için var. Kendini durarak ifade eden bir taşın anlatacaklarına aracılık ediyor diyebilirim.

• Kullanacağınız malzemeler ve boya çeşitleri neye göre şekilleniyor?

Pratiklik açısından akrilik boya kullanıyorum, çoğu zaman tuval tercih etsem de sanatta malzemenin sınırsız olduğunu düşünüyorum. Neyi nasıl ifade edeceğinize göre malzeme kendini açık ediyor.

“ÇAĞDAŞ ESER ÜRETMEK CESARET İSTİYOR”

• Çağdaş resim sanatında kendi resminizi nasıl bir yerde görüyorsunuz?

Çağdaş eserlerim geçmişiyle barışık, geçmiş ustaların miraslarına saygılı, onların varlığını yok saymadan kendi söylemek istediğine adanmış olarak görüyorum. Çağdaş eser üretmek ve izleyiciyle buluşturmak cesaret istiyor ama zaten çağdaş olmak dünyanın her yerinde biraz cesaret ve esneklik istiyor. Günümüzde hala çağdaş eserlerle klasik eserleri karşılaştırıyorlar. Çaba üzerinden bir değer biçilmeye çalışılıyor artık bunları aşmak gerek.

“DUYDUĞUM BİR CÜMLE BİLE ÇİZGİLERİMDE YER BULUYOR”

• Çalışmalarınızı yaparken hangi sanatçılar sizi etkiliyor?

Özel bir çabayla incelediğim etkilendiğim eserler ve sanatçılar var. Rembrand, Mark Rotko, Pollock, Morandi bunlardan bazıları.

• Yakın zamanda gerçekleştirmeyi düşündüğünüz yeni bir proje veya sergi var mı?

“Adeta izleyici benim dünyamda bir gezintiye çıkıyor” “Adeta izleyici benim dünyamda bir gezintiye çıkıyor”

Fırsatım oldukça değerli bulduğum sergi projelerine katılıyorum şimdilik bir sergi projem bulunmuyor.

Muhabir: Makbule AKGÜL