Son bir haftada 1 milyon 968 bin 551 araç denetlendi Son bir haftada 1 milyon 968 bin 551 araç denetlendi

Türkiye Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (Genel-İş), Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından 2003 yılından bu yana her yıl farklı bir temayla 28 Nisan'da farkındalık günü olarak kutlandığını belirterek, “Sağlıklı ve güvenli ortamlarda çalışmak, temel insan hakkıyken hem dünyada hem de ülkemizde işçilerin güvenli çalışma koşullarını öncelemek yerine sermaye çıkarlarının esas alınması bu hakkı neredeyse yok etmiştir.” açıklamasını yaptı.

“AĞIR YOKSULLUK KOŞULLARINA MAHKUM”
 İşçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yetersizliği nedeniyle her yıl yüz binlerce işçinin iş kazalarına maruz kaldığına dikkat çeken Genel-İş, “Binlerce işçi ölüyor ya da yaralanıyor, iş göremezlik (sakatlık), işsizlik ve daha ağır yoksulluk koşullarına mahkûm oluyor. Önlemlerin alınması, işçilere güvenli çalışma koşullarının sağlanması bir yana işçiler için şartlar her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Ülkelerin işçi haklarını küçümseyen politikaları yaşamlarını fazlasıyla zorlaştırırken son yıllarda giderek artan etkileriyle iklim krizi de işçiler için büyük tehlikeler barındırıyor.” ifadelerini kullandı.

“İSG KORUMALARI RİSKLERE AYAK UYDURMAKTA ZORLANIYOR”
Genel-İş, iklim değişikliğinin, dünyanın her bölgesinde çalışanların güvenliği ve sağlığı üzerinde ciddi etkiler yarattığını belirten açıklamada şunlara yer verdi: “ILO bu yıl 28 Nisan teması olarak “Değişen İklimde İş Sağlığı ve Güvenliğinin Sağlanması”nı belirledi. ILO aynı zamanda bu konuda bir de rapor yayımlayarak iklim değişikliğinin işçiler üzerindeki etkilerine ve bu durumla mücadeleye vurgu yapıyor. Çalışanların şu anda karşı karşıya olduğu küresel sağlık tehdidine dikkat çekmek amacıyla iklim değişikliğinin İSG üzerindeki etkilerine ilişkin kritik kanıtlar sunan ILO raporu; aşırı ısı, ultraviyole radyasyon, aşırı hava olayları, hava kirliliği, vektör kaynaklı hastalıklar ve tarım kimyasallarına maruz kalma gibi temel sorunları ele alıyor. İşçiler iklim değişikliği tehlikelerine en çok maruz kalanlar arasında yer alıyor ancak koşullar tehlikeli olsa bile çoğu zaman çalışmaya devam etmekten başka çareleri yok. Küresel iş sağlığı ve güvenliği (İSG) korumaları, iklim değişikliğinden kaynaklanan ve işçi ölümleri ve hastalıklarıyla sonuçlanan risklere ayak uydurmakta zorlanıyor.”

 TEHLİKEYLE KARŞI KARŞIYA
ILO’nun Değişen İklimde İş Sağlığı ve Güvenliğinin Sağlanması başlıklı raporunda, iklim değişikliğinin hâlihazırda dünyanın tüm bölgelerinde çalışanların güvenliği ve sağlığı üzerinde ciddi bir etki yarattığı belirtiliyor. İklim değişikliği yoğunlaştıkça, dünyanın dört bir yanındaki işçiler kendilerini aşırı ısı, ultraviyole radyasyon, aşırı hava olayları, hava kirliliği, vektör kaynaklı hastalıklar ve tarım kimyasalları gibi tehlikelere maruz kalma riskiyle karşı karşıya buluyor.
ILO raporunda şu veriler yer aldı: “İklim değişikliği dünya çapında çalışanların yüzde 70'i için ciddi sağlık tehlikelerinden oluşan bir 'kokteyl' yaratıyor. Ayrıca güncel son verilere (2020) göre, 2,4 milyardan fazla işçinin (3,4 milyarlık küresel iş gücünden) işleri sırasında bir noktada aşırı ısıya maruz kalma ihtimalinin yüksek olduğu tahmin ediliyor. Küresel işgücünün payı olarak hesaplandığında bu oran 2000 yılından bu yana yüzde 65,5'ten yüzde 70,9'a çıktı. Raporda dikkat çeken diğer bir veri de 22,87 milyon sakatlık nedeniyle yılda 18 bin 970 yaşamın ve 2,09 milyon engelliliğe göre uyarlanmış yaşam yılının kaybedildiğinin tahmin ediliyor olmasıdır.

"ÇOK SAYIDA SAĞLIK SORUNU"
İklim değişikliğinin işçiler üzerindeki etkisi aşırı sıcağa maruz kalmanın çok ötesine geçiyor ve bu bir dizi tehlikeli sağlık durumuyla sonuçlanan bir tehlikeler toplamı yaratıyor. İşçilerdeki kanser, kalp-damar hastalıkları, solunum hastalıkları, böbrek fonksiyon bozuklukları ve zihinsel sağlık sorunları da dahil olmak üzere çok sayıda sağlık sorunu iklim değişikliğiyle bağlantılıdır ve önlem alınmazsa şu çarpıcı sonuçlarla karşılaşılabileceği kaçınılmazdır:
1,6 milyar işçi UV radyasyonuna maruz kalıyor ve her yıl 18 bin 960'tan fazla melanom dışı cilt kanseri nedeniyle işle ilgili ölüm yaşanıyor.
1,6 milyar kişinin işyerinde hava kirliliğine maruz kalması muhtemeldir ve bu da her yıl açık havada çalışanlar arasında 860 bine kadar işle ilgili ölümle sonuçlanacaktır.
Tarımda çalışan 870 milyondan fazla işçinin pestisitlere maruz kalması muhtemeldir ve her yıl 300 binden fazla ölüm pestisit zehirlenmesine atfedilmektedir.
Her yıl paraziter ve vektör kaynaklı hastalıklara (son konaklarına vektör adı verilen keneler, sinekler ve pirelerin neden olduğu hastalıklar) maruz kalma nedeniyle 15.000 işle ilgili ölüm.
İklim değişikliğinin işçiler için önemli ek sağlık tehlikeleri yarattığı açıktır. Bu uyarıları dikkate alınmazsa yukarıdaki tablonun iyimser bile olduğu söylenebilir. İşçi güvenliği ve sağlığı da iklim değişikliğine karşı müdahalelerimizin temel amaçlarından biri haline gelmelidir. Güvenli ve sağlıklı ortamlarda çalışmak çalışma yaşamının temel ilkesi ve işçilerin hakkıdır.”

Muhabir: Hatice GÜREL