Kentteki faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğince çalışma başlatıldı.

Bu kapsamda kurulan özel ekip, 2006 yılında Eskişehir'de kaybolan Erhan Küpray'ın öldürülmüş olabileceği ihtimali üzerine çevre illerde o dönem meydana gelen faili meçhul cinayetleri takibe aldı.

Özel ekip tarafından yapılan incelemede, Kütahya kent merkezine yakın bir köyde Erhan Küpray'ın kaybolduğu dönemde, kimliği belirlenemeyen bir erkek cesedi bulunduğu bilgisine ulaşıldı.

Özel ekibin yaptığı araştırmalarda, cesedin ellerinin kravatla bağlandığı, defalarca kesici aletle yaralandığı, başının küt bir cisim ile ezilerek ve kısmen yakılarak tanınmaz hale getirilmeye çalışıldığı belirlendi.

Erkek cesedinin Küpray'a ait olabileceğini değerlendiren özel ekip, olay yerindeki iz ve delillerin DNA örneklerini Küpray'ın arkadaşı ve iş ortağı A.K. ile karşılaştırdı. A.K'ye ait DNA örneği, olay yerindeki delillerle eşleşti.

A.K'nin, Küpray'ın cesedini, kendi köyüne yakın bir mevkiiye gömmeye çalıştığı ancak ceset kısmen gömüldüğü için o dönemde kısa zamanda bulunduğu tespit edildi.

Babasının silahla vurduğu Nurseda, 7 ay sonra hayatını kaybetti Babasının silahla vurduğu Nurseda, 7 ay sonra hayatını kaybetti

Şüpheli A.K. ve ona cinayette yardım ettiği iddia edilen Y.Ş, Kütahya'da yakalanarak Eskişehir’e getirildi.

Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Müdürlüğünde ifadesi alınan 2 zanlı, haklarındaki suçlamaları reddetti.

Şüpheli A.K, Erhan Küpray'ın arkadaşı ve iş ortağı olduğunu belirterek, öldürülmesine ilişkin herhangi bir bilgisi olmadığını öne sürdü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilen A.K. ve Y.Ş, adliyeye sevk edildi.

Polis tarafından adliyeye getirilen A.K, basın mensuplarının "Bunca yıl vicdan azabı çekmedin mi?" sorusuna, "Ben bir şey yapmadım, niye vicdan azabı çekeyim?" yanıtını verdi.

Kaynak: AA