Sergide renk ve formların yarattığı gerilimi sabit bir unsur olarak değil, hareket halinde bir ritim olarak kurgulayan Eda Nur Okay, bu seçkiyle karşıtlıkların birbirini dönüştürdüğü bir alan açıyor. Geometrik soyutlamalar aracılığıyla varlık-yokluk, düzen-düzensizlik gibi kavramlar arasındaki etkileşimi görünür kılan sanatçı, izleyiciyi hafıza ve deneyimin iç içe geçtiği aktif bir yorumlama sürecine davet ediyor.
BİÇİMSEL VE DÜŞÜNSEL KURGU
Eda Nur Okay; varlık-yokluk, düzen-düzensizlik ve bilinç-bilinçdışı gibi karşıt kavramları geometrik soyutlama üzerinden çok katmanlı bir yapıda işliyor. Katmanlı yüzeyler ve ritmik organizasyonlarla yaşamın sürekli değişen doğasına odaklanan sanatçı; hafıza, zaman ve deneyimi bir araya getiren "açık uçlu" bir görsel alan kurguluyor. Okay, eserlerinde kesin anlamlar sunmak yerine, doğadaki dönüşüm süreçlerini soyut bir dille yeniden yorumluyor.
"SÜREKLİ DEVİNEN BİR SİSTEM"
Eda Nur Okay, sergiye ismini veren “Diyalektik Ritimler” kavramıyla eserlerindeki düşünsel ve görsel altyapıyı somutlaştırıyor. Sanatçı, çalışmalarında çatışma ve uzlaşmanın bir arada bulunduğu dinamik dengeyi şu sözlerle açıkladı:
"‘Diyalektik Ritimler’ başlığı, eserlerdeki sürekli çatışma ve uzlaşma hâlini aynı anda görünür kılmak için seçildi. Buradaki ‘diyalektik’, sabit bir karşıtlıktan ziyade, birbirini dönüştüren dinamik bir ilişkiyi ifade ediyor. ‘Ritim’ ise bu dönüşümün zamansal ve tekrarlı yapısını, yani görsel hareketin sürekliliğini vurguluyor. Bu iki kavram birlikte, işlerimdeki yapının hem düşünsel hem de görsel olarak sürekli devinen bir sistem olduğunu anlatıyor.”
ZITLIKLAR BİRBİRİNİ NASIL DÖNÜŞTÜRÜYOR?
Eda Nur Okay, sergisindeki eserlerinde renk ve formları sadece bir karşıtlık unsuru olarak değil, birbirini dönüştüren dinamik bir ilişki alanı olarak ele alıyor. Kompozisyondaki gerilimin eseri sabitlemek yerine, onu sürekli devinen bir ritme dönüştürdüğünü vurgulayan Okay, temel amacını şu sözlerle ifade etti:
"Bu seride zıt renk ve formları bir karşıtlık göstermekten çok, birbirini dönüştüren bir ilişki alanı olarak ele aldım. Renk ve form arasındaki gerilim, kompozisyonu sabitleyen bir unsur değil; onu sürekli hareket halinde tutan bir ritim yaratıyor. Amacım, karşıtlıkların birbirini yok etmediği, aksine yeni bir görsel denge ve enerji ürettiği bir yapı kurmaktı. Bu nedenle her karşıtlık, aynı zamanda bir geçiş ve dönüşüm ihtimalini de içinde taşıyor.”
"SABİT BİR BAKIŞ YERİNE DÖNÜŞEN BİR DENEYİM"
Eda Nur Okay, sergiyi gezen sanatseverlerin eserler karşısında durağan kalmasını değil, hareketli bir deneyimin parçası olmasını hedefliyor. İzleyicinin hem gerilimi hem de dengeyi aynı anda hissetmesini amaçlayan sanatçı, temel duyguyu şu sözlerle aktardı:
"İzleyicide tek bir duygudan ziyade, sürekli değişen bir algı ve hareket hissi oluşturmayı önemsiyorum. Görsel alanın içinde sabit bir bakış yerine, kaygan ve dönüşen bir deneyim hedefledim. Bu yüzden eserlerin izleyiciyi hem bir gerilim hem de bir denge hissi arasında bırakmasını istiyorum. Aslında temel olarak, karşıtlıkların içinde bile süregelen bir akış ve içsel bir ritim duygusu hissettirmeye çalışıyorum.”