Doğal afetlerin ardından yaşanan psikolojik travmalar, çoğu zaman “zamanla geçer” düşüncesiyle ihmal ediliyor. Oysa Psikolojik Danışman ve Aile Danışmanı Ömer Kökçeoğlu’na göre doğru zamanda ve doğru yöntemlerle verilen psikolojik destek, travmanın kalıcı bir yaraya dönüşmesini önleyerek ruhsal iyileşmenin önünü açıyor.
“OLAYLARIN HATIRLANMASI TRAVMAYI ARTIRABİLİR”
Doğal afetlerin yalnızca fiziksel yıkıma değil, bireyin güven duygusuna ve yaşam algısına da ağır zarar verdiğini belirten Psikolojik Danışman ve Aile Danışmanı Ömer Kökçeoğlu, afet sonrası süreçte en sık Akut Stres Bozukluğu ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu görüldüğünü söyledi. Kökçeoğlu, uyku sorunları, yoğun kaygı, irkilme, kaçınma davranışları ve olayın zihinde tekrar tekrar canlanmasının travmanın temel belirtileri arasında yer aldığını ifade etti.
“FELAKETLERİN YIL DÖNÜMLERİNDE DİKKATLİ OLUNMALI”
Felaketlerin yıl dönümlerinin travmayı yeniden canlandırabildiğine dikkat çeken Kökçeoğlu, bu dönemlerde artan kaygı ve yas duygularının ruhsal bir gerileme değil, zihnin yaşananları anlamlandırma çabası olduğunu vurguladı. Günlük rutinlere tutunmanın, sosyal destekten kopmamanın ve afet görüntülerine maruziyeti sınırlamanın bu süreçte koruyucu rol oynadığını belirtti.
“PROFESYONEL DESTEK, ZAMANINDA ALINMALI”
Travmatik kayıplarda yas sürecinin daha karmaşık ve uzun soluklu yaşandığını kaydeden Kökçeoğlu, çevrenin yaptığı en büyük hatanın “teselli etmeye çalışmak” olduğunu söyledi. Doğru desteğin, acıyı düzeltmeye çalışmak değil; bireyin duygularına yargısızca eşlik etmek olduğunu belirten Kökçeoğlu, profesyonel psikolojik desteğin zamanında alınmasının hem bireysel iyileşme hem de toplumsal dayanıklılık açısından hayati önem taşıdığını ifade etti.