Huzursuz bağırsak sendromunun, kalın bağırsağı etkileyen bir işlevsel sindirim problemi olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Birce Ruşesan, “İrritabl (Huzursuz) bağırsak sendromu (IBS), hassas bağırsak sendromu ya da spastik kolon isimleriyle de anılır. Toplumun yaklaşık yüzde 15’ini etkileyen yaygın bir rahatsızlıktır. Belirtileri karında kramp, ağrı, şişkinlik, gaz, ishal veya kabızlık ya da her ikisini içerir. Tedavisi uzun vadede yönetilmesi gereken kronik bir rahatsızlıktır. Belirtiler genellikle hafiftir ve sadece çok az sayıda hasta şiddetli belirti ve şikayetlere sahiptir. Çoğu hastada diyet, yaşam tarzı ve stresi yöneterek belirtiler kontrol edilebilir. Daha şiddetli şikayetler ise ilaç tedavisi gerektirir. Huzursuz bağırsak sendromu, bağırsak dokusunda değişikliklere neden olmaz ya da kolorektal kanser riskini artırmaz” diye konuştu.

Klinik araştırmalar sayesinde yaşam süresi uzuyor Klinik araştırmalar sayesinde yaşam süresi uzuyor

“İSHAL VEYA KABIZLIK GİBİ ŞİKAYETLERE YOL AÇABİLİR”

Beslenme ve Diyet Uzmanı Birce Ruşesan, şu bilgileri verdi: “Huzursuz bağırsak sendromu, fonksiyonel gastrointestinal bozukluklar olarak bilinen durumlardan biridir. Fonksiyonel sindirim problemlerinde bağırsak işlevlerinde anormallik vardır. Fakat yapılan testler normaldir ve tespit edilebilecek yapısal bir kusur saptanmaz. İrritabl bağırsak sendromu gençlerde görülen bir rahatsızlıktır ve daha sık olarak 45 yaş altı bireylerde saptanır. Huzursuz bağırsak sendromunun kesin nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir. Fakat gelişmesinde rolü olduğu düşünülen çeşitli faktörler vardır. Bağırsakların duvarları, yiyecekleri sindirim kanalından geçirirken kasılan kas katmanlarıyla kaplıdır. Normalden daha fazla ve uzun süren kasılmalar, gaz, şişkinlik ve ishale neden olabilir. Zayıf kasılmalar ise yiyecek geçişini yavaşlatarak sert ve kuru dışkılamaya neden olabilir. Sindirim sisteminde bulunan sinirlerdeki anormallikler, karın gaz veya dışkıya bağlı olarak gerildiğinde normalden daha büyük bir rahatsızlığa neden olabilir. Beyin ve bağırsaklar arasında zayıf koordine edilmiş sinyaller, vücudun sindirim sürecinde meydana gelen değişikliklere aşırı tepki vermesine neden olarak ağrı, ishal veya kabızlık gibi şikayetlere yol açabilir. Bazı hastaların bağırsaklarında normalden fazla sayıda bağışıklık sistemi hücresi vardır. Aşırı bağışıklık sistemi tepkisi iltihaplanmaya neden olarak ağrı ve ishale sebebiyet verir. Huzursuz bağırsak sendromu, bakteri veya virüslerin neden olduğu şiddetli bir ishal (gastroenterit) patlamasından sonra gelişebilir. Ayrıca bağırsaklardaki bakteri florasındaki dengenin bozulması sonucunda görülen fazla bakteri üremesi ile de ilişkili olabilir. Bağırsaktaki yararlı bakterileri sayısında değişiklikler (mikroflora). Mikroflora, bağırsaklarda bulunan ve sağlıkta kilit rol oynayan yararlı bakterilerdir. Araştırmalarda spastik kolon hastalığı olanlarda mikroflorada bozulma saptanmıştır.

“PSİKOTERAPİ YÖNTEMLER DE TEDAVİLER ARASINDADIR”

Gerçek bir besin alerjisi nadiren huzursuz bağırsak sendromuna neden olur. Ancak birçok insan buğday, narenciye, fasulye, lahana, gazlı içecekler, süt ve süt ürünleri de dahil olmak üzere belirli yiyecek veya içecekleri tükettikten sonra belirtilerde şiddetlenme tarifler. İrritabl bağırsak sendromlu çoğu kişi, artan stres dönemlerinde daha şiddetli veya daha sık belirti yaşar. Stres şikayetlerin şiddetinde artışa neden olabilse de, hastalığın direkt nedeni değildir. Hormonel faktörler kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha fazla görülür. Bu da hormonların hastalığın tetiklenmesinde etkili olduğunu düşündürmektedir. Birçok kadında belirtilerin adet döneminde ya da öncesinde şiddetlenmesi de bu durumu destekler niteliktedir. Birçok insanda zaman zaman huzursuz bağırsak sendromu belirtileri görülür. Fakat bazı risk gruplarında hastalığın görülme olasılığı daha fazladır. Bu grupta; Gençlerde daha sıktır. 50 yaş altı bireylerde görülme sıklığı 50 yaş üstüne göre iki kat daha fazladır. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür. Ailede spastik kolon öyküsü olanlarda daha sık rastlanır. Bu da genetik faktörlerin hastalıkta rolü olduğunu gösterir. Ruhsal sağlık problemi olanlarda daha fazla rastlanır. Anksiyete, depresyon gibi psikiyatrik sorunlar irritabl bağırsak sendromu riskinde artışa neden olur. Cinsel, fiziksel veya duygusal kötüye kullanım öyküsü olanlarda da sıklık artar. Neredeyse tüm hastalarda tedaviyle belirtileri kontrol altına almak mümkündür. Fakat herkeste işe yarayan tek bir tedavi yöntemi yoktur. Hastaya uygun doğru tedavi planını bulmak için doktorla birlikte çalışma yapmak önemlidir. Tedavide belirtileri tetikleyen faktörlerden kaçınmak, sağlıklı bir beslenme düzenli oluşturmak ve egzersiz yapmak gibi yaşam tarzı değişiklikleri ön plandadır. Ek olarak bazı ilaçlar da kullanılabilir; Antispazmodik ilaçlar, bağırsaktaki kasları gevşeterek karın kramplarını ve ağrılarını azaltır. Yığın oluşturan müshil ilaçları kabızlık tedavisi için kullanılabilir. İshal için bağırsak kaslarının kasılmalarını yavaşlatan ilaçlar kullanılabilir. Trisiklik antidepresan genellikle karın ağrısı ve krampları azaltmaya yardımcı olur. Kadınlarda şiddetli ishal, baskın İBS için alosetron, kabızlık baskın İBS için lubiprostone isimli ilaçlar kullanılabilir. Bunlar, diğer yaşam tarzı veya terapötik müdahalelerin başarısız olduğu durumlarda son tedavi seçeneği olarak kullanılır. Çeşitli psikoterapi yöntemleri de tedavide başarılı bir şekilde uygulanabilir.

“HERKESTE ETKİLİ ÖZEL BİR DİYET YOK”

Genellikle diyet, aktivitelerdeki birkaç temel değişiklikle birlikte, huzursuz bağırsak sendromuna iyi gelir. Meyveler, sebzeler, kepekli tahıllar, baklagiller ve fındık gibi lifli yiyecekler İBS’de görülen kabızlığa iyi gelir.

Azar azar ve sık yemek yemek şikâyetleri hafifletmede etkilidir. Yiyecekleri yavaş yavaş, uzun süre çiğneyerek yemek gaz şikayetine iyi gelir. Düzenli egzersiz yapmak mutluluk hormonu olarak bilinen endorfin ve serotonin salınımını artırarak stresle başa çıkmaya yardımcı olur. Böylece stresin tetiklediği belirtilerde azalma görülür. Huzursuz bağırsak sendromu için uygulanabilecek herkeste etkili özel bir diyet yoktur. Fakat hastalık belirtilerini kontrol altına almak için yapılabilecek uygulamalar vardır. Yiyecekleri taze malzemelerle evde hazırlamak faydalıdır. Hastalar yedikleri besinler ve belirtileri yazarak tetikleyen yiyecekleri tespit edebilirler. Böylece ilgili yiyeceklerden uzak durarak belirtilerde hafifleme elde edebilirler. Ev yapımı lahana turşusu, ev yoğurdu, tarhana gibi probiyotikler etkili olabilir. Hızlı yemek şikâyetleri artırabileceğinden yiyecekler iyice çiğneyerek yavaş yavaş yenmelidir. Düzenli yulaf ve keten tohumu tüketimi belirtileri hafifletebilir. Lahana, brokoli, karnabahar, brüksel lahanası, fasulye, soğan, kuru meyveler gibi sindirimi zor besinler azaltılmalıdır. Sorbitol adı verilen tatlandırıcıyı içeren her türlü yiyecek ve içecekten uzak durulmalıdır. İshal ön plandaysa kahverengi ekmek, kahverengi pirinç, fındık ve baklagiller gibi yüksek lifli gıdalar kısıtlanmalı. Kabızlık varsa bol bol sıvı alınmalı ve lifli gıdalara ağırlık verilmelidir.”

Muhabir: Hatice Gürel