İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Genel

Ankara'da üreticilere tohum desteği

Genel

Ankara'ya 3 yılda 16 adet köprülü kavşak yapıldı

Genel

Yenimahalle'de yaz akşamlarına “Bergen” damga vurdu

Genel

Çankaya'ya “27 Aralık Kızılca Gün” parkı

Genel

"Pati dostları Yenimahalle'de bir araya geldi”

Kültür-Sanat

Gordion Antik Kenti'nin isminin geçtiği ilk yazıt bulundu

Genel

Çocuk Trafik Eğitim Parklarında 254 bin çocuğa trafik bilinci aşılandı

Genel

Kahramankazan “1. Grup Belediye” statüsüne yükseldi

Genel

Kadınlar işaret dili öğreniyor

Genel

Minik işçiler çevre ve ağaç sevgisiyle sahaya indi

Kültür-Sanat

Operanın "rockçı" tenorundan yeni albüm

Genel

Başkan Taşdelen: Halk Kart'ı bin lira yaptık

Çevre

Çevre Haberleri

“Ekolojik krizden kurtuluş Yeşil Mutabakat ile değil direniş ile mümkün”

Makbule AKGÜL AKKUŞ 8.06.2022 09:56
“Ekolojik krizden kurtuluş Yeşil Mutabakat ile değil direniş ile mümkün”

Ekoloji Birliği, egemenlerin düzenlediği “iklim zirveleri” ve “yeşil mutabakat” anlaşmaları gibi girişimlerin halkları oyalama amacı taşıdığını belirterek, “ekolojik krizden kurtuluş Yeşil mutabakat ile değil direniş ile mümkün” dedi.

Ekoloji Birliği İklim ve gıda krizi gibi ekolojik krizi temelli yaşananlara karşı egemenlerin düzenlediği “iklim zirveleri” ve “yeşil mutabakat” anlaşmaları gibi girişimlerin halkları oyalama amacı taşıdığını krizlerin sömürü düzeninden kaynaklandığını ifade etti. Dünyanın karşı karşıya kaldığı en büyük sorunların ekolojik kriz, ekokırım ve ekolojik örselenme olduğunu ifade eden Ekoloji Birliği, “Yaşam savunucuları olarak bilinmesini isteriz ki; içinde her türlü hak savunuculuğunu barındıran ekolojik hassasiyetleri ilk sırada ve en yüksek perdeden, samimiyetle savunmayan hiç bir siyasi-yönetsel irade bundan böyle iktidar olamayacak ve iktidarda kalamayacaktır” dedi.

Ekoloji Birliği açıklamasında şunları söyledi: “Gezi’den Hasankeyf’e, Akbelen’den İliç’e, İkizdere’den, Hewsel’e, Finike’den, Van’a, Başköy’den Karaburun’a, Dersim’den Bingöl’e, Kazdağları’ndan Validebağ’a her türlü canlının sağlıklı bir çevrede yaşam hakkını savunmaya, korumaya devam edeceğiz. Kadın cinayetlerinden, doğa katliamlarına, Büyüknohutçu çiftinin katledilişine, Mezopotamyalı Vahab’ın haksız tutsaklığına en iyi niyetlerimiz, en dik duruşlarımızla karşı çıkmaya, sömürünün, adaletsizliğin, savaşların ve yağmanın, yaratılan her türlü haksız acının karşısında toplumun vicdanı olmaya ve insanlık onurunu korumaya, Antalya’daki anmadan, Gezi’ye, nöbet çadırlarından, yangın söndürmeye kadar her yerde sevgi, inanç, cesaret ve kararlılığımızı, irademizi ortaya koymaya devam edeceğiz. Ekolojik olan toplumsal, toplumsal olan ekolojiktir gerçeğiyle, biz halklar ve ekoloji aktivistleri olarak adil ekolojik toplum inşasında da en ön saflarda yerimizi alacağız.”