“Çocuklardaki yaratıcı yanı ortaya çıkarmaya başladıkça kendimi daha da sorgular oldum.Sanatçıları, ressamları takip eder izlerdim fakat onlara özenmemeyi kendi ‘Nisa’mı var ederken yaptığım çalışmalarımın ne kadar özgürleştiğini gördüm ve bunu yaparken çalışmalarımda kendi yaşamıma döndüm.” diyen Nisa Kılınç ile sanatla olan hikâyesini ve 7 Haziran tarihinde Kızılay Zafer Çarşısı Sanat Galerisi’nde açılacak olan ilk çocuk sergisinikonuştuk.

• Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Nisa Kılınç kimdir?

1993 yılında Ankara’da doğdum. 2015 yılında Gazi Eğitim Fakültesi lisans, 2020 Gazi Eğitim Bilimleri Enstitüsünde Yüksek Lisans programından mezun oldum. Tez çalışmamda çocuk sanat eğitimi üzerine oldu. Farklı eğitim kurumlarında Görsel Sanatlar Öğretmeni olarak görev aldım. 5,5 yıl kadar Mustafa Ayaz Müzesi’nde 5-18 yaş arası çocuk gruplarıyla çalıştım. Mustafa Ayaz hocam gelişimimi çok önemserdi. Müzede bir yandan çocuk gruplarına sanat eğitimi verirken diğer yandan resimler yapmaya devam ediyordum. Çalıştığım süre zarfında her gün müze katlarını gezer Mustafa hocanın resimlerini inceler düşünürdüm, Mustafa hocam yaptığım her resim ve çizime bakmak isterdi gelişimimi destekleyecek çok ciddi geri bildirimlerde bulunurdu. Müzede sanat tarihi ve müzelere olan ilgim ve araştırmalarım daha da arttı arttıkça öğrendiğim konuları çocuklara aktarmaya başladım ve bu aktarma sürecinde kendimi fark etmeye ve gelişimimin çok daha olumlu bir yöne gitmeye başladığını gördüm. Çocukları tanıdıkça kendimi de tanıma yolunda önemli adımlar attım.  Kişisel sergi ve karma sergilere katılmaya başladım çocuklarla proje sergisi açtım ve en büyük projemde 12-17 yaş arası öğrencilerimle Cumhuriyet Müzesi’nde açtığım “Z Kuşağının Kaleminden Tarih-Kültür-Sanat” oldu. 2023 Haziran ayında müzeden ayrıldım şimdiyse ablam Elif’le kurmuş olduğumuz Günebakan Sanat’ta büyük bir keyifle 5-17 yaş arası çocuklara eğitim veriyorum çalışmalarıma burada devam ediyorum.

“ABLAM BENİ HEP YÖNLENDİRDİ”

• Çizgilerle olan hikâyeniz nasıl başladı?

Çok hareketli bir çocuktum. Hep çizmek bir şeyleri oluşturmak isteğim vardı.Kapılara, duvarlara, defterlerime bir şeyler çizerdim bunu o kadar keyif alarak ve eğlenerek yapardım. İlkokul ve ortaokulda öğretmenlerim bu alanda iyi olduğumu söyler ve üzerine düşmem konusunda benimle konuşmalar yaparlardı. İlkokul sınıf öğretmenimin bende açtığı travmayı saymazsam.. 1’inci sınıfta çarpım tablosunun bir bölümünden sonrasını sayamadım diye tokat yedim ve öz güvenim yerle bir oldu.Bu benim 3-4 yılıma mal oldu.Sınıfta korkudan konuşamayan bir çocuk haline geldim.Ama bunu düzelten yine bir öğretmen oldu. Berrin öğretmenim bir öğrenciyi yani insanı severek ve değer vererek kazanmanın yolunu buldu.

“Gerçekten sevmek iyileştiriyor.”İleride görsel sanatlar alanını seçmem konusunda beni en çok etkileyen kişi benden 4 yaş büyük olan Elif ablam oldu. Grafik alanını tercih etmişti.Eve gelir çizer, boyardı onu gördükçe heyecanlanır bende yapardım böylelikle ilgim daha da artarak farkına varmalarım başladı. Farkına vardıkça ilgim ve yeteneğimin bu doğrultuda olunca ilerlemem bu yönde oldu. Ablam çizdikçe denedim, beni hep yönlendirirdi. Üniversite sınavlarına hazırlanacağım dönemde destek almak amacıyla Ankara’da bulunan Kum Sanat Merkezi’ne yolum düştü orada üniversite sınavlarına hazırlandım ve o kadar doğru bir adreste bulunmuşum ki bunu lisans eğitimi alırken ve öğretmen olduktan sonra daha iyi anladım.Bir öğrencinin gelişimi, algısının açılması için daha farkında bir okul seçebilmek için en doğru adresi seçmiştim. 2011 yılında yetenek sınavlarına girdim. Gazi Eğitim Fakültesi’ni yetenek sınavında başarılı olduğumu öğrendim ve Cezmi hoca eğitim fakültesi okumamın doğru olacağını söyleyerek eğitim fakültesine kayıt yaptırmamı istedi. İyi ki de istemiş kendimi tanımam konusunda ve ilerisi açısından çok doğru bir tercih olduğunu şimdi daha da net görüyorum.

“Çalışmalarım Benden Mutlaka Bir Iz Taşıyor”1

“ÇOCUK KİTABI TASARLADIM”

• Bize yaptığınız çalışmalardan biraz bahsedebilir misiniz?

Yaptığım çalışmalar benim gelişim ve değişim dönemime göre oldukça farklılık gösteriyor. Lisans eğitiminde atölye hocam Cengiz Savaş’tan çok etkilenir ve onun gibi lekesel resimler yapardım. Bu etkilenme süreci sanat okuyan birçok kişinin başına gelen bir şey. Eğitim aldığınız kişiden etkilenmeler yaşıyorsunuz fakat mezun olduktan sonra eğitim verdiğim kurumlarda öğrencilere her zaman yaratıcı düşünmeyi ve sanat tarihi gibi elimizde kocaman bir deniz varken neden kalıplara bağlı kalarak resim yapmamamız gerektiğini aşılamaya çalıştım.Bunda Mustafa Ayaz’ın rolü çok büyük.‘Herkes kendi ses tonu ve parmak izi gibi resim yapmalı’ derdi.Bunu gelişimim için en baş noktaya koymuştum.Çünkü bende o zaman fark ettim herkesin aynı şeyleri tekrarlamasındansa farklı olanın ve kendini keşfetmenin kıymetli olduğunu gördüm.

Çocuklardaki yaratıcı yanı ortaya çıkarmaya başladıkça kendimi daha da sorgular oldum.Sanatçıları, ressamları takip eder izlerdim fakat onlara özenmemeyi kendi Nisamı var ederken kendi yaptığım çalışmalarımın ne kadar özgürleştiğini gördüm ve bunu yaparken çalışmalarımda kendi yaşamıma döndüm.Psikoloji kitapları okumanın bunun üzerindeki etkisi fazlaca. Doğan Cüceloğlu’nun kitapları kendimi tanımama yardımcı oldu. Çalışmalarım yaratıcı ve benden mutlaka bir iz taşıyor.Çocukluğum, büyüdüğüm ev, orada kurduğum hayaller, çevresinde gerçekleşen olaylar ve ağaçlarım şimdiki çalışmalarımın temelini oluşturuyor.Hayal ettiğim ve düşlediğim şeyleri çizgilerle ifade etmekten oldukça zevk alıyorum ve biliyorum ki değişim ve farkına varışlarım bitmeyecek bu doğrultuda işlerimde dönüşmeye hızla devam edecek. Olmasını istediğim, hayallerim ve düş gücümün yer aldığı resimlerimin alt yapısını besleyen şeyse çocuklarla çalışmam ve onlar sayesinden kendime farklı gözle bakıp üretmek olacak. Bu gelişim sırasında bir tane çocuk kitabı tasarlama ve çizme fırsatı buldum.Şuan için basılmadı ama yaptığım ve düşündüğüm diğer işlere yansıması oldukça fazla oldu.

“7 HAZİRAN’DA SERGİ AÇILIYOR”

• 7 Haziran tarihinde bir çocuk sergisi açmayı düşünüyorsunuz. Bize bu sergiden bahsedebilir misiniz?

10 Temmuz 2023 tarihinde ablam Elif Kılınç ile İncek Ahlatlıbel Mahallesi’nde açmış olduğumuz Günebakan Sanat’ta 5-17 yaş arası çocuklara eylül ayından bu yana sanat eğitimi, müze eğitimi, sanat tarihi, heykel, tarih, edebiyat gibi farklı disiplinlerde eğitim verdik.Bu eğitimlerin her biri çok kapsamlı ve akademik temelli eğitimlerdi ve işlenen konular üzerinden çalışmalar yaptırdık. 7 Haziran tarihinde Kızılay Zafer Çarşısı Sanat Galerisi’nde açılacak olan bu serginin kapsamı oldukça geniş Heykeltraş Burhan Alkar’dan Doğan Cüceloğlu’na, Anadolu Medeniyetler Müzesi’nden Cumhuriyet Müzesi’ne Vecihi Hürkuş’tanVincent Van Gogh’a 40’dan fazla farklı konunun yer aldığı ve birbirinden farklı teknikle yapılan yaklaşık 2 bin 500 adet işin yer alacağı resim ve heykellerden oluşacak sergide öğrencilerimiz ve biz çok heyecanlıyız. Günebakan Sanat olarak açacağımız ilk çocuk sergimiz olduğu içinde bu sergi bizim için çok kıymetli olacak.

“Çalışmalarım Benden Mutlaka Bir Iz Taşıyor”3

“HER BİR RESMİM BENİM MASALIM GİBİ OLUŞUYOR”

• Çizimlerinizde size ilham veren motive eden öğeler var mı? Özellikle bir şeylerden esinlendiğiniz olur mu yoksa daha çok hayalinizde canlandırdığınız şekilde mi kâğıda dökersiniz çizgilerinizi?

Bana ilham veren şey yine tekrar edeceğim ama çocuklardaki kendini rahat ifade ediş, akıllarına gelen şeyi büyük bir keyif, cesaret ve kararlılıkla aktarmaları. Bunu kendime temel olarak aldım ve aklımdan geçen şeyleri düş ve gerçeklik arasında kağıtlara yansıtmayı çok seviyorum.Diğer şeyse doğa ve ağaçlara olan ilgim. Bazen yürürken kendimi onlarla konuşurken bulduğum oluyor.Sadece ağaçlar değil bir taş parçası üzerine bile kendimi dakikalarca düşünürken buluyorum.İnsanları incelemekten keyif alıyorum doğa ve insan ilişkisini incelemeye dalıyorum. Kalemi elime aldığımda ağaçlar zihnimde değişip dönüşüyor.Zürafaya dönüşen ağaçlarım ve onun yüzeyinde yer alan lekeleri ortaya çıkarmak onlara biçim vermek kendiliğinden oluşuveren şeyler bir anda beliriyor.Yüzeylerde, sarı rengi çok seviyorum güneşim ve limonlarım bana ait en büyük simgeler çizdiğim yüzeyde belirdikçe kendimi de onlarla birlikte çizmeyi ihmal etmiyorum.Her bir resmim benim masalım gibi oluşuyor.Gerçek ve hayal bir arada çizgi ağırlıklı resimlerimi oluşturuyorum.Doğa ve ben resimlerimin vazgeçilmezleri olarak çalışmalarımda kendini gösteriyor.

• Türkiye’nin sanat ve tasarım ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sanatçının toplum üzerindeki misyonu sizce nasıl olmalı?

Türkiye’de uzun bir dönem sanat ve tasarım sınırlı, daha geleneksel ve kurallı ilerlerken artık kişi ve kişinin yeni keşiflerindeki arayış sanat ortamını çeşitlendiriyor.Teknolojinin ilerlemesi bir çok farklı yol ve denemeler yaptığı için bu ortamı olumlu buluyorum.İnsanlar bir şeyleri tüketmeli ki yeni şeyler arayışında olsun.Yapay zeka bunun en büyük örnekleri arasında. Bu toplumda sanatçının misyonu yeniliklere ve farklı bakış açılarına açık olmalı.Kişinin kendi kişisel gelişimine araştırarak sorgulayarak toplumdaki çeşitliliği ortaya koymak ve çeşitlilikle tüm insanlığı bir arada buluşturmak ve paylaşmak olmalı.

“ÇAĞRI ODABAŞI’NI SEVEREK TAKİP EDİYORUM”

• Çalışmalarınızı yaparken hangi sanatçılar sizi etkiliyor?

Çizgisel ve illüstratif çalışmalar beni çok etkiliyor.Bunun nedeni çocuk resimlerine olan ilgimden kaynaklı.Basit fakat etkili anlatımları keyifli ve etkili buluyorum.O nedenle çocuk kitapları okuyor çocuk kitapları çizerlerini daha sık takip ediyorum.İllaki bir isim vermem gerekirse Türk çizerlerden Çağrı Odabaşı’nı severek takip ediyorum.

“KİŞİSEL RESİM SERGİSİ AÇMAYI PLANLIYORUM”

• Yakın zamanda gerçekleştirmeyi düşündüğünüz yeni bir proje veya sergi var mı?

Gazi Üniversitesi'nden Onkolojik Rehabilitasyon alanında bir ilk Gazi Üniversitesi'nden Onkolojik Rehabilitasyon alanında bir ilk

Yakın zamanda gerçekleştirmek istediğim pek çok projem var ama bunların başında kişisel resim sergisi geliyor.Kendimden ve doğadan yola çıkarak çizdiğim resimlerimi yeni sezonda bir an evvel izleyicilerle buluşturmak istiyorum. Derslerimden kalan zamanlarda bunun için çalışıyor üretmeye devam ediyorum. Bir diğer projem ise müzeler ve çocuklarla ilgili.Sanat, tarih, coğrafya, kültür ve yaratıcılığın bir arada yer aldığı büyük bir çocuk sergisi planlıyorum.İzleyicileri düşündüren ve düşündürürken çocukların yetenekleriyle ve yaratıcılıklarıyla şaşıracakları güzel, keyifli ve bilgi dolu bir proje olacağının garantisini verebilirim.Şimdiden bu projelerim için oldukça fazla heyecan duyuyorum.

“Çalışmalarım Benden Mutlaka Bir Iz Taşıyor”2

“Çalışmalarım Benden Mutlaka Bir Iz Taşıyor”5

“Çalışmalarım Benden Mutlaka Bir Iz Taşıyor”4

“Çalışmalarım Benden Mutlaka Bir Iz Taşıyor”6

Muhabir: Makbule AKGÜL