Özel Haber

“Bu vakalar bir imdat çığlığıdır”

Psikoloji Bilim Uzmanı, Sosyolog ve Aile Danışmanı Ezo Filiz Bayram, kız çocuklarının annelerine yönelik şiddet ve cinayet vakalarının bireysel sapma değil, derin bir toplumsal kırılmanın sonucu olduğunu vurguladı. Bayram’a göre bu olaylar, aileden eğitime uzanan çok katmanlı bir ihmal zincirinin geç kalmış ama güçlü bir uyarısı niteliğinde.

“ŞİDDET, SORUN ÇÖZME YÖNTEMİ HALİNE GELDİ”

Son dönemde kamuoyunu sarsan şiddet vakalarını değerlendiren Ezo Filiz Bayram, artan şiddetin aile yapısındaki çözülme, dijital yalnızlık ve sağlıklı iletişimin kaybıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti. Bayram, özellikle ergenlik dönemindeki çocukların bastırılmış öfke, değersizlik ve anlaşılmama duygularıyla baş başa bırakıldığını, bunun da zamanla anne figürüne yönelen yıkıcı bir tepkiye dönüştüğünü belirtti. Şiddetin, çocuk için bir “sorun çözme yöntemi” olarak öğrenildiğine dikkat çekti.

“AŞIRI KONTROLCÜ EBEVEYNLİK TUTUMLARI TERK EDİLMELİ”

Güvensiz bağlanma, ihmalkar ya da aşırı kontrolcü ebeveynlik tutumlarının bu süreci daha da derinleştirdiğini vurgulayan Bayram, ihmalin çocuğu duygusal olarak kopardığını, aşırı kontrolün ise kimlik savaşı yarattığını söyledi. Çocukların kendilerini güvende hissetmedikleri ev ortamlarında empati geliştiremediklerini belirten Bayram, bunun uzun vadede vicdan ve sınır duygusunu zayıflattığını ifade etti.

“YAŞANANLAR GÖRMEZDEN GELİNİRSE ARTAR”

Bayram’a göre çözüm, yalnızca cezai önlemlerle değil; aile, eğitim sistemi ve sosyal politikaların birlikte güçlendirilmesiyle mümkün. Duygusal zekanın, empati becerilerinin ve sağlıklı sınırların merkeze alındığı bir yaklaşım çağrısı yapan Bayram, “Bu yaşananlar görmezden gelinirse artar. Çünkü bunlar hepimize yönelmiş, gecikmiş ama çok net bir imdat çığlığıdır” dedi.