Ememem’in uyguladığı “flacking” sanatı, Fransızca “pansement” (pansuman) kelimesinden türeyerek şehirlerdeki çatlakları sanatsal müdahaleyle onarma fikrine dayanıyor. Bu yöntem, kaldırım ya da duvar gibi kamusal alanlarda oluşan çatlak ve çukurların mozaik ve seramiklerle kaplanmasını içeriyor. Sanatçı, bu yöntemi “şehirlerin yaralarını iyileştirmek” olarak tanımlıyor.
Sanatçı, sokakta tespit ettiği çatlakların ölçülerini alarak atölyesinde özel desenler hazırlıyor. Ardından, gece saatlerinde yapılan montajlarla bu çatlakları mozaik panolara dönüştürüyor. Çalışmalarında cam hamuru, seramik, fayans ve çakıl taşı gibi dayanıklı malzemeler kullanılıyor.
SANAT SOKAKLA BULUŞTU
Ememem, Ankara’daki çalışmalarını 30 Haziran tarihine kadar sürdürdü. Bu süre boyunca Çankaya’nın farklı noktalarında beş ayrı mozaik yerleştirmesi gerçekleştirdi.
Kaldırım üzerindeki bozulmuş ya da çatlamış alanlara yapılan bu renkli dokunuşlar, hem kamusal alanları canlandırıyor hem de sanatın gündelik yaşamla nasıl iç içe geçebileceğini gösteriyor. Kullanılan malzemeler sayesinde mozaikler hem estetik hem de dayanıklı bir yapıya sahip.
İLK KAPSAMLI UYGULAMA ANKARA'DA GERÇEKLEŞTİ
Fransa, Almanya, İtalya, Norveç, İspanya ve ABD gibi birçok ülkede benzer projelere imza atan Ememem’in Türkiye’deki ilk kapsamlı uygulaması Ankara’da gerçekleşti. Anonim kimliğini koruyan sanatçı, eserlerinin kentle kurduğu ilişkiyi ön planda tutmayı tercih ediyor.
Ankara’da kalıcı olarak bırakılan bu beş yerleştirme, hem sanatseverler hem de kent yaşamına duyarlı yurttaşlar için önemli bir keşif rotası haline geliyor.