Ankara Tesbih ve Doğal Taşlar Fuarı’nın ikinci gününde de yoğunluk devam ederken; içeride kadın, erkek ve çocuklar dahil her yaştan ziyaretçiye hitap eden binlerce parça sergileniyor. Özel tasarım takılardan koleksiyonluk tesbihlere, antika ev eşyalarından çocuklar için ilgi çekici doğal taşlara kadar geniş bir ürün yelpazesi Başkentlilerle buluşuyor.
KÜLTÜREL MİRAS TESBİH SANATI İLE HAYAT BULUYOR
Fuar katılımcılarından Gökhan Görgüloğlu, tesbih sanatının korunması ve tanıtılması gereken bir miras olduğunu ifade etti. Türk ustaların dünyadaki başarısına vurgu yapan Görgüloğlu, tesbihin sadece bir obje değil, yaşayan bir tarih olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Kültürel mirasımız olan tesbihi bu tür etkinliklerle insanlarla daha fazla buluşturmaya ve tanıştırmaya çalışıyoruz. Standımızda tamamen doğal taşların yanı sıra, 1900’lü yılların başından 1950’lere kadar uzanan antika değerindeki taşlarımız da mevcut. Özellikle 'Osmanlı Sıkma' olarak bilinen bakalit ve 1940’larda üretilen katalin malzemeler, Türk ustalarımızın elinde eşsiz bir sanata dönüşüyor. Türk tesbih sanatı şu an dünyada en iyi noktada ve biz de fuarlar aracılığıyla bu mirası yürüterek daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyoruz.”
DÜNYA'NIN TESBİH MALZEMESİ ANKARA'DAN
Fuarın bir diğer önemli ismi ise tesbih yapımında kullanılan malzemeleri dünyanın dört bir yanına ulaştıran Uğur Yıldız oldu. Türkiye’de bu işi yapan iki kişiden biri olduklarını belirten Yıldız, tesbihin mutfağını Başkentlilerle buluşturduklarını ifade ederek şöyle konuştu:
"Fuar bizim için çok verimli geçiyor, yeni dostluklar ediniyoruz. Biz burada tesbihin sıfırdan yapımı için gereken hammaddeden torna makinesine, delme uçlarından parlatma cilalarına kadar her türlü malzemeyi sunuyoruz. Suudi Arabistan’dan Almanya’ya, Katar’dan Hollanda’ya kadar dünyanın dört bir yanındaki ustalara malzeme gönderiyoruz. Amacımız, genelde sadece bitmiş hali bilinen tesbihin o zahmetli yapım aşamasını ve bu sanatı insanlara tanıtmak.”
"TESBİH ERKEĞİN AKSESUARI,GELENEKSEL BİR MİRASTIR"
Fuarın bir diğer standı ise Ulus Denizciler dolmuş durağı yanında bulunan Ankara Tespihçiler Kafesi'nde de ürünlerini sergileyen Mahmut Erdem ve Yalçın Karaca’nın standı oldu. El emeği koleksiyonluk bıçakları tanıtan Mahmut Erdem, “Amacımız bu kültürü yeni nesle anlatmak. Artık zor bulunan bu el işçiliği eserler, her biri günlerce süren emeğin ürünü olan değerli birer koleksiyon parçasıdır” dedi.
Tespihlerin değerine ve çeşitliliğine değinen Yalçın Karaca ise şu bilgileri paylaştı:
“Doğal taşlar arasında en kıymetlisi damla grubudur. Fuarımızda 500 liradan başlayıp, antika Osmanlı tespihlerinde 400 bin liraya kadar çıkan ürünler sunuyoruz. Tespih bizim kültürümüzün bir parçası, erkeğin en önemli aksesuarıdır. Herkesi bu atmosferi görmeye davet ediyoruz.”
TRABZON'UN EL SANATLARI BAŞKENTLİLERLE BULUŞUYOR
Fuarın takı ve gümüş sanatı bölümünde Trabzon’dan gelen Mavi Gümüş atölyesi de yer alıyor. Kazaziye ve Telkari sanatına dair ürünleri sergileyen Nihal Kahveci, el işçiliği ürünlerin özelliklerine dair şu bilgileri verdi:
"Tamamı kendi atölyemizin el işçiliği olan patentli Kazaziye ve Trabzon Telkarisi ürünlerimizi sergiliyoruz. Standımızda kadınlar için yüzük, küpe, kolye ve bileklik gibi takı grupları mevcut. Bu sanatlara dair ürünlerin tamamı el emeğiyle yapılıyor ve uzun yıllar korunabilecek nitelikte eserler. Tüm ziyaretçileri bu geleneksel sanatlarımızı görmeye davet ediyoruz.”