Özel Haber

Ankara’da konut tercihi: Merkez mi sosyal yaşam mı?

Ankara’da konut sektörü; kira bütçesi, ulaşım süresi ve semt imkanları ekseninde yeniden şekilleniyor. Tülin ve Olgun Tekelioğlu Gayrimenkul’ün uzman danışmanı Tülin Tekelioğlu; Gölbaşı, İncek, Beytepe, Oran ve Alacaatlı bölgelerindeki 17 yıllık yaşam ve geniş saha tecrübesiyle, Başkentlilerin "Zaman, Para, Konfor" denklemini analiz etti.

Ankara’da konut hareketliliği, maliyet artışları ve değişen ihtiyaçlar doğrultusunda köklü bir dönüşüm yaşıyor. Sahadaki son durumu ve vatandaşın ev tercih ederken karşı karşıya kaldığı kriterleri değerlendiren Gayrimenkul danışmanı Tülin Tekelioğlu, günümüzde konut seçiminin sadece bir barınma ihtiyacı olmaktan çıkıp; bütçe, işe ulaşım kolaylığı ve çevrede sunulan sosyal imkanların bir arada harmanlandığı stratejik bir karara dönüştüğünü vurguladı.

"ÖNCE BÜTÇE, SONRA ZAMAN, EN SON KONFOR"

Vatandaşın konut ararken yaptığı hesaplamada sürecin bütçe odaklı başladığını belirten gayrimenkul danışmanı Tekelioğlu, tercih sıralamasını şu şekilde aktardı:

"Ankara’da konut arayışında karar süreci çoğunlukla bütçe odaklı başlar. Mevcut ekonomik koşullar nedeniyle kira veya satın alma gücü, ilk ve en belirleyici filtredir. Bütçeye uygun seçenekler daraltıldıktan sonra ulaşım kriteri devreye girer. Özellikle metro hatlarına yakınlık, ana arterlere erişim ve işe/okula ulaşım süresi ciddi bir tercih sebebidir. Teknik konfor unsurları (bina yaşı, asansör, otopark, site içi yaşam) ise genellikle üçüncü aşamada değerlendirilir. Bu noktada kullanıcılar, ilk iki kriteri sağladıkları ölçüde konfor seviyesini optimize etmeye çalışır. Özetle; Ankara’da kullanıcılar önce bütçeye uyar, sonra zamanı optimize eder, son olarak konforu maksimize etmeye çalışır."

POPÜLER SEMTLERDEKİ TERCİH AYRIMI

Semt tercih sebeplerini değerlendiren Tekelioğlu, talebin iki ana bölgeye ayrıldığını belirtti:

"Ankara genelinde talep, iki ana segmentte yoğunlaşıyor:

Yeni gelişen ve planlı bölgeler (İncek, Beytepe, Bağlıca, Eryaman): Bu bölgeler; yeni yapı stoğu, site konsepti, otopark, güvenlik ve sosyal imkanlar gibi unsurlar sayesinde özellikle aileler ve uzun vadeli oturum düşünen kullanıcılar tarafından tercih edilmektedir. Burada belirleyici faktör yalnızca fiyat değil, yaşam kalitesi ve düzenli şehirleşmedir.

Merkezi ve oturmuş bölgeler (Ayrancı, Bahçelievler, Esat, Kızılay çevresi): Bu bölgeler ise iş merkezlerine yakınlık, güçlü toplu taşıma ağı ve sosyal hayatın yoğunluğu nedeniyle tercih ediliyor. Bu segmentte kullanıcılar çoğu zaman bina kalitesinden feragat ederek ulaşım ve merkeziliği önceliklendiriyor. Sonuç olarak Ankara’da tercih dinamiği, yalnızca ekonomik değil; ulaşım, sosyal imkanlar ve yaşam standardının birlikte değerlendirildiği çok kriterli bir yapıdadır."

ANKARA BATI VE GÜNEYE DOĞRU BÜYÜYOR

Ankara'nın yerleşim düzeninde merkezden çevre akslara doğru bir yönelim gözlemleniyor. Şehrin batı ve güney kesimlerindeki yeni yerleşim alanları, merkezi semtlerdeki eski bina stoğu ve otopark sorununa alternatif oluşturuyor. Bu durumun şehri çok merkezli bir yapıya taşıdığını belirten Gayrimenkul Danışmanı Tülin Tekelioğlu, süreci şu sözlerle analiz etti:

"Ankara’da son yıllarda yerleşim tercihleri, merkezi bölgelerden yeni gelişen akslara doğru kademeli ancak kalıcı bir kayma gösteriyor. Merkezi semtlerdeki eski bina stoğu, otopark yetersizliği ve yüksek yenileme maliyetleri, kullanıcıları alternatif bölgelere yönlendiriyor. Buna karşılık İncek, Beytepe, Bağlıca ve Eryaman gibi bölgeler; modern konut projeleri ve planlı yapılaşma avantajıyla öne çıkmaktadır. Bu süreç, Ankara’nın mekânsal yapısını teknik olarak tek merkezli yapıdan çok merkezli (polycentric) yapıya dönüştürüyor."

Artık yalnızca Çankaya-Kızılay hattı değil, batı ve güney aksları da güçlü yaşam ve çekim merkezleri haline geldiğini vurgulayan Tekelioğlu sözlerini şu sözlerle noktaladı:

“Güncel tabloda Ankara’da belirgin bir ayrışma gözlemleniyor. Merkezi bölgeler daha çok iş ve ulaşım odaklı kullanılırken, yeni gelişen bölgeler yaşam ve konfor odaklı tercih ediliyor. Bu dönüşüm, geçici bir trend değil; şehrin uzun vadeli yerleşim dinamiğini yeniden şekillendiren yapısal bir değişimdir."