Özel Haber

“Şiir benim için en sahici ifade biçimi”

Şair ve yazar Şengül Coşkun, şiiri iç dünyasının en yalın ve güçlü dışavurumu olarak tanımlayarak, her dizede hem kendi sesini hem de okurun kalbine ulaşma arzusunu taşıdığını söyledi.

Şengül Coşkun, yazıyla kurduğu ilişkinin çocukluk yıllarına dayandığını belirterek, okuma tutkusunun zamanla güçlü bir yazma ihtiyacına dönüştüğünü ifade etti. Kelimelerle bağını “nefes almak kadar doğal” sözleriyle tarif eden Coşkun, şiirin kendisi için yalnızca bir edebi tür değil, ruhunun en duru yansıması olduğunu vurguladı. Her metinde kendini yeniden tanıdığını dile getiren Coşkun, yazmanın hayatla kurduğu bağı da güçlendirdiğini söyledi.

“SONBAHAR FISILTILARI” BİR İÇ YOLCULUK

Coşkun’un şiir kitabı Sonbahar Fısıltıları, yazarın uzun yıllara yayılan duygu birikiminin somut bir ürünü olarak öne çıkıyor. Kitabın her şiirinde yaşanmışlıkların, suskunlukların ve iç hesaplaşmaların izlerinin bulunduğunu belirten Coşkun, okurun kalbine dokunabilmenin kendisi için en büyük motivasyon olduğunu ifade etti. Coşkun’a göre bu eser, yalnızca bir kitap değil, aynı zamanda içsel dönüşümünün ve yazın cesaretinin önemli bir eşiğini temsil ediyor.

ŞİİR HAYATIN İÇİNDEN BESLENİYOR
Yazma rutininin çoğu zaman planlı bir üretimden ziyade ilhamın doğal akışıyla şekillendiğini söyleyen Coşkun, şiirin hayatın içinden süzülen bir birikimle ortaya çıktığını dile getirdi. Okuduğu kitapların, gözlemlerinin ve yaşadığı duyguların dizelere dönüştüğünü belirten Coşkun, genç şairlere ise bol bol okumalarını ve yazmaktan korkmamalarını önerdi. Coşkun, her yeni çalışmanın kendisi için hem ruhunu besleyen hem de kalemini olgunlaştıran bir deneyim olduğunu sözlerine ekledi.