ODTÜ Sosyoloji Bölümü mezunu olan Şinasi Celayiroğlu müziğin çocukluğundan bu yana vazgeçilmezi olduğunu belirterek, 2019 yılında Arda Varol ve Koray Ergünay ile yan yana gelip A.Ş.K. TRIO albümünü çıkarttıklarını kaydetti. Celayiroğlu, albümün ekonomik nedenlerden kaynaklı sadece dijital ortamlarda yayınlandığını söyledi. Gitarın yanı sıra, bas gitar ve davul da çalan Celayiroğlu ile caz müziğinin türler arası etkileşimli dalını, A.Ş.K. TRIO'yu ve çıkaracağı diğer iki albümünü konuştuk.
• Türkiye'de caz müziği yapmak çok ayrıcalıklı bir şey. Böyle bir müzik yapma kararını nasıl aldınız?
Aslında bu uzun bir süreç ve tabii nihai bir yer de değil, sürekli dönüşüm var. Şu an için konuşursak Ankara Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası'nda çalışıyorum, burası hemen her tarzda müziğin icra edildiği bir 'big band' oluşumu. Eğitim alanında buradaki müzisyen arkadaşlarıma göre daha farklı bir geçmişim var. Üniversitede müzik okumadım, ODTÜ Sosyoloji Bölümü mezunuyum Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde de müzik sosyolojisi üzerine yüksek lisans çalışması yaptım. Yine de geçmişe baktığımda hayatımda müzik her zaman vardı. Caz müziğine gelene kadar epey bir evrim geçirdi müzikle aramdaki bağ, değişmeye de devam ediyor, kuşkusuz bunda tüm deneyimlerin etkisi vardır.
• Gitar çalmaya ne zaman başladınız? Aileniz mi yönlendirdi?
Gitar çalmaya 15 yaşında büyük ihtimalle ağabeyimden etkilenip çalmaya başladım. Bahsettiğim gibi başka alanlarda akademik çalışmalar yaparken bir taraftan da müzik hep devam etti.
HACETTEPE CAZ BÖLÜMÜ'NDE BEŞ YIL EĞİTMENLİK YAPTIM
• Besteleriniz var mı?
Evet, çok değişik tarzda bestelerim var. Müzik algım da yıllar geçtikçe bambaşka yollara akıyor, önemli bir bölümünde de içinde doğaçlamaların olduğu müzikler var ve modern anlamda 'caz' kapsamına girdiğini söyleyebiliriz. Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı'nda 5 yıl caz eğitmenliği yaptım, orada caz gitar ve 'Jazz Ensemble' dersleri verdim. Görünen eğitimim sosyoloji üzerine olsa da her daim süren görünmeyen eğitimim ve araştırmalarım müziğin çoğu unsurları üzerine.
• Hangi enstrümanları çalıyorsunuz?
Gitarın hemen tüm çeşitleriyle haşır neşir oldum, daha önce de bahsettiğim gibi bas gitar ve davul da çalıyorum. Yıllar içerisinde popüler müziklerden deneysel diyebileceğimiz tarzlara kadar beste çalışmalarım oldu ve devam da etmekte tabii. Beste süreci bir nevi tınılarını keşfetme süreci oluyor. Hangi unsur, diğer unsurlar ile hangi etkiyi verince nasıl tınlıyor, o süreç tamamen bu unsurların serüveni... Teori, armoni, duyum ve matematiksel tüm kurallar müzikte çok ciddi bir yer alsa da, anlık hissiyatlar, müzikal diyaloglar yani genel anlamda 'doğaçlama' benim için çok önemli. Bu nedenle de ister istemez özellikle türler arası etkileşimi barındıran caz müziği ile bir yakınlığım oldu.
DOĞAÇLAMA AĞIRLIKLI OLARAK CAZDA YER ALIR
• Sizi caza çeken şey nedir?
Caz müziği geleneği olan ciddi bir müzik. Kendi doğası itibariyle de günümüzde oldukça evrilmiş, açılmış bir müzik türü. Yani şöyle ki 'doğaçlama' (emprovizasyon) benim enstrümanım ve müziksel sosyal ortamım düşünüldüğünde ağırlıklı olarak cazda hayat buluyor ve yollar oraya çıkıyor. Doğaçlama, caz müziğinin en başat unsurlarından biridir denebilir. Doğaçlamanın tam olarak nasıl yapıldığını; notaların hangi kriterlere göre seçildiğini ve cümlelerin hang düşünceye göre oluşturulduğunu teorik olarak anlatmak oldukça zordur. Aslında dünya müziklerine baktığımızda da bu pek değişmez, mesela bizde ağıt yakmak yazılı çizili değildir, doğaçlama şekilde bir dışa vurumdur. Kökeni oralardan geliyor, müziğin oluşumu o aslında, spontane gelişen bir olgu. Sonuçta tüm tarzların ortak unsurları var, özellikle de ritim. Sadece icra ediliş ve seslendiriliş biçimi farklı oluyor. O anlamda özellikle eklektik bir anlayıştaki cazın bana çok büyük bir faydası oluyor; ritmik, armonik, melodik yapıları analitik bir yaklaşımla anlayabilmemi sağlıyor. Ve türler arası bağları daha rahat kurmamıza ön ayak oluyor, daha tabii bolca doğaçlama için de sağlam bir zemin hazırlıyor. İyi müzik icra etme ve üretebilme niyetindeyim, hiçbir zaman 'türkü iyidir, caz kötüdür, pop kötüdür, klasik müzik iyidir…' şeklinde yaklaşmadım müziğe, hepsine samimiyet olduğu sürece yer var. Her müziğin iyisi de var, kötüsü de... Farklılığı da herhalde samimiyet belirliyor. Kulağıma iyi gelen, bende iyi ya da çok farklı hisler uyandıran müzikleri dinliyorum. Bazen sadece teknik olarak şaşırtıcı bulduğum müzikleri de dinliyorum, o da bambaşka bir algı yaratıyor.
YOLLARI A.Ş.K. TRIO'DA KESİŞTİ
• Kent Orkestrası'dan biraz bahsedebilir misiniz?
Beş yılı aşkın bir zamandır Ankara Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası'nda müzisyenlik yapıyorum. Burada olmak keyif verici, yaklaşık 20 kişilik bir orkestrayız. Kuruluşu 1985 yılına dayanan köklü bir orkestra. Düzenli giden tüm konser ve projelerimizin yanında Kent Orkestrası bir süredir çok güzel bir uygulamaya imza atıyor ve her Perşembe öğle saatlerinde (12:30- 13:15) herkese açık ve ücretsiz dinletiler düzenliyor. Klasik solo piyano resitalinden, latin jazz'a kadar çok değişik tarzda oldukça keyifli dinletilerimiz oldu, halen de devam ediyor.
A.Ş.K. TRIO VE SEKİZ ÖZGÜN BESTEDEN OLUŞAN ALBÜMLERİ
Ben, Arda Varol ve Koray Ergünay 'A.Ş.K. TRIO' adlı grubumuzu 2018'de kurduk. Grubun adı Arda, Şinasi, Koray isimlerinin baş harflerinden oluştu. Arda Varol davulda, Koray Ergünay bas gitarda, ben de diğer gitarları çalıyorum. Arda aynı zamanda Kent Orkestrası'ndan mesai arkadaşım. Koray ile de 20 yıldan uzun bir zamandır çok değişik projelerde çalıştık. Enstrümantal olan müziğimizin tarzını 'JazzRock-Fusion' olarak sınırlandırabiliriz. Enstrüman kullanım tekniklerinin yüksek olduğu albümde bol bol da doğaçlama var. Özellikle kompleks ritmik yapılardan yola çıkarak ilginç melodik tınılar meydana geldi, yoğun provalarla bizim içimize sinen bir hale getirdik. Yurt içi ve yurt dışı bir çok festivale başvurup müziğimizi mümkün olduğunca tanıtmak istiyoruz.
İKİ ALBÜM PROJESİ DAHA YOLDA
• İleriye dönük ne yapmak istiyorsunuz?
Şu an tam da o sürecin içindeyim. 2019 yılı için konuşursak, A.Ş.K TRIO'nun albümü zaten çıktı. Ayrıca Hollanda'da kaydettiğimiz ve orada yaşayan çok eski arkadaşlarım var, onlarla beraber olan 'RukenB' grubunun albümü bir kaç aya çıkar. Üçüncü olarak da, tam 10 yıl önce yazmaya başladığım, kayıtları hemen hemen tamamlanan ama bir türlü albüme uygun hale getiremediğim kendi solo albümüm var. Büyük ve anlamlı bir proje, 22 müzisyen arkadaşım çaldı, anı niteliğinde bir şey de oldu. Bu proje de bu sene artık mutlaka albüm haline gelsin istiyorum.