Ankara

Kızılay’da 23 Nisan kutlaması: Zafer Anıtı önünde milli egemenlik vurgusu

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Kızılay Zafer Anıtı önünde bir araya gelen protokol üyeleri ve vatandaşlar, sağanak yağış altında düzenlenen törenle Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümü, Ankara’nın kalbi Kızılay’da düzenlenen törenle kutlandı. Yağışlı havaya rağmen gerçekleşen program, sunucunun Cumhuriyet değerlerine yönelik açılış konuşmasıyla başladı. Törene Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, CHP Çankaya İlçe Başkanı Ali Balta, sivil toplum kuruluşları ve sendika temsilcileri katıldı.
Tören, CHP Çankaya İlçe Başkanlığı, Çankaya Belediyesi, Atatürkçü Düşünce Derneği ve Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu temsilcilerinin Atatürk Anıtı’na sırayla çelenk sunmasıyla devam etti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından protokol konuşmalarına geçildi.

"SEÇMEN İRADESİNE YAPILAN MÜDAHALE BİR DARBEDİR"
Törenin açılış konuşmasını yapan CHP Çankaya İlçe Başkanı Ali Balta, milli egemenliğin bugün vesayet altında olduğunu ifade ederek şöyle konuştu: "23 Nisan, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği gündür. Ancak ne yazık ki 2026 Türkiye'sinde milli egemenlik, iktidarın eliyle ağır bir vesayet altına alınmış durumdadır. Belediye başkanlarımızın ve yol arkadaşlarımızın siyasi yargı operasyonlarıyla görevden uzaklaştırılması, Cumhuriyetimizin temel taşı olan ulusal egemenlik ilkesini hedef alan bir darbedir. Demokrasi sadece sandık koymak değil, sandıktan çıkan iradeye saygı duymaktır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak çocuklarımıza; güvenli, nitelikli, laik ve parasız bir eğitim sistemi sağlamak bizim vaadimiz değil, sözümüzdür."

BAŞKAN GÜNER: "MİLLET İRADESİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ"
Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, törende yaptığı konuşmada birlik mesajı verdi. Çayyolu Atapark'taki programda karşılaştığı bir örneği paylaşan Güner, zor şartlarda dahi Cumhuriyet değerlerine sahip çıkılacağını belirterek konuşmasında şunlara yer verdi: "Sivil toplum kuruluşlarımızın, sendikalarımızın çok değerli temsilcileri, siyasi partilerimizin çok değerli temsilcileri, sevgili Çankayalılar; ben de hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Buraya gelmeden önce Çayyolu Atapark'ta düzenlenmiş olduğumuz programdaydık. 80’li yaşlarında tekerlekli sandalyeyle oraya gelmiş olan bir teyzemiz dedi ki; 'Yağmur yağıyor diye inadına geldim'. İşte bu cumhuriyetçileri, yüreğinde vatan sevgisi olan bu Atatürkçüleri, bu ülkenin aydınlık insanlarını kim yıkabilir, hangi güç yıkabilir? Elbette hep birlikte ayaktayız, dimdik ayaktayız; bu ülkeye, bu vatana, bu cumhuriyete, parlamentoya, millet iradesine sahip çıkıyoruz ve sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Bugün burada yağmur yağışı altında hep birlikte buluştuk. Cumhuriyeti kuranlar, Meclis'i açanlar, Kurtuluş Savaşı'nı parlamentodan yönetme iradesini ortaya koyanlar bizden daha kolay şartlarda mücadele etmediler. Biz bugün zor şartlar altındayız, yarın daha da zor şartların altında olacağımızın farkındayız. Biraz önce başkanım ifade etti; millet iradesini hedef alan, millet iradesine savaş açan güç, siyasi iradeden çok bugün yargıyı, hukuku, devletin organlarını, devletin aygıtlarını bunun için kullanılır hale gelmiş durumda."

"BİR ADIM GERİ ATMAYACAĞIZ"
Konuşmasının devamında demokratik mücadele ve kararlılık vurgusunu sürdüren Güner, sözlerini şöyle tamamladı: "Ama bilmedikleri şey şu: Bu ülkenin yurtseverleri var, bu ülkenin vatanseverleri var, bu ülkenin aydınlık insanları var. Yüreğinde vatan sevgisi, millet sevgisi, Cumhuriyet ve Atatürk sevgisi olan cumhuriyetçiler var ve biz hep bir arada olmaya devam edeceğiz. Şartlar ne kadar zorlaşırsa zorlaşsın; hangi saldırıyla, hangi ahlaksızlıkla, hangi iftirayla, hangi hukuki baskıyla mücadele edersek edelim bir adım geri atmayacağız, bir santim eğilmeyeceğiz, asla diz çökmeyeceğiz. Bu milleti hep beraber biz ayağa kaldıracağız. İyi ki varsınız, iyi ki bugün buradasınız. Hem fiziki olarak daha güneşli günlerde hem de ülkemizin üzerine açacak o güneşin varlığında, Cumhuriyetin aydınlık yarınlara kavuştuğu günlerde hep birlikte yine olmayı diliyorum. Başta parlamentoyu kuran, bu parlamentodan yokluk, yoksulluk, salgın hastalıklar içerisinde bir mücadele yürüten Cumhuriyet kadrolarımızı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, aziz şehitlerimizi saygıyla, rahmetle, minnetle anıyorum. Bayramımız kutlu olsun, nice bayramlar dilerim."

"BU CUMHURİYETİ SOKAKTA BULMADIK"
ADD Başkanvekili Sefa Yüce, ulusal egemenliğe yönelik tehditlere dikkat çekerek şunları söyledi: "Cumhuriyetçiler için yağmur vız gelir. Biz bu Cumhuriyeti sokakta bulmadık; kanla, canla kurduk ve yaşatmak için mücadelemiz sürecek. Bugün dünyada emperyalizm canavarlaştı; çocukların olduğu okulların bombalandığı vahşi bir dönemden geçiyoruz. Ülkemizde de ulus devlet ve ulusal egemenlik tehdit ediliyor. Atatürk’ün gençliğe hitabesinde belirttiği gibi, birinci vazifemiz istiklal ve cumhuriyeti muhafaza etmektir. Çocuklarımızın laik, bilimsel ve özgür bir şekilde yaşaması için yeniden Atatürk Cumhuriyeti'ne döneceğimiz günler yakındır."

İKTİDAR BİR EMANETTİR, TAPU DEĞİLDİR
Törenin son konuşmacısı olan Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Orhan Yıldırım, "Kitapları ne kadar değiştirirseniz değiştirin; ne öğretmenlerimizdeki ne de halkımızdaki o Cumhuriyet sevdasını bitiremeyeceksiniz. İktidar size 5 yıllığına verildi; bu ülkenin tapusu size emanet edilmedi. Güç zehirlenmesi yaşayıp 'kimse bize dokunamaz' diye düşünmeyin. Bu halk, Kurtuluş Savaşı’nda o yenilmez denilen orduları dize getirmesini bilmiştir. Biz emirle değil, inandığımız Cumhuriyet değerleriyle hareket ederiz." dedi.
Tören, konuşmaların ardından katılımcıların anıt önünde toplu fotoğraf çektirmesiyle sona erdi.