Özel Haber

“İstemediğiniz bir bölümü listenize yazmayın”

Yarın açıklanması beklenen sınav sonuçlarının ardından gençler, üniversite tercihleri için yoğun bir tempoya girecek. Başkent’e konuşan Psikolojik Danışman Oğuzhan Asil Yücesan "Sırf tercihlerimden bir yer gelsin garanti olsun diye listeye lütfen istemediğiniz bir bölümü listenize yazmayın. Böyle bir durumda o bölüm gelirse ve siz de kayıt yaptırmazsanız dahi bir sonraki yıla sınava hazırlandığınızda OÖBP (Ortaöğretim başarı puanı) düşer. Bu da sizi dezavantajlı bir duruma düşürür” dedi.

Tolga ALCA

ÖSYM tarafından 2023 YKS sınavı 17-18 Haziran tarihlerinde tamamlandı. 2023-YKS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu ÖSYM'in osym.gov.tr internet adresinden yayımlandıktan sonra YKS tercih başvurusu başlayacak. Yarın açıklanması beklenen sınav sonuçlarının ardından gençler, üniversite tercihleri için yoğun bir tempoya girecek. Gençler, üniversite ve bölüm seçmek için nelere dikkat etmeli? Aldıkları puanlara göre en doğru adımı nasıl atmalı? Kendi ailelerinden ve uzman danışmanlardan ne gibi tavsiyeler almalı? gibi soruların cevabını Psikolojik Danışman Oğuzhan Asil Yücesan’dan aldık. Başkent’e konuşan Yücesan, “Sırf tercihlerimden bir yer gelsin garanti olsun diye listeye lütfen istemediğiniz bir bölümü listenize yazmayın. Böyle bir durumda o bölüm gelirse ve siz de kayıt yaptırmazsanız dahi bir sonraki yıla sınava hazırlandığınızda OÖBP (Ortaöğretim başarı puanı) düşer. Bu da sizi dezavantajlı bir duruma düşürür” dedi.

·       Bölüm veya üniversite seçerken nelere dikkat edilmelidir? Gençler üniversite tercihlerinde neleri göz önünde bulundurmalı?

Bölüm seçiminde kendi yetenek ve ilgi alanlarını göz önünde bulundurmaları, başarılı olabileceklerini düşündükleri ve istihdam, iş bulma süresi, sağladıkları olanaklar, bölümün gelecekteki durumu gibi konulara dikkat etmeleri önemlidir. Üniversite seçiminde üniversitenin olanakları, akademik kadrosu, yabancı dilde eğitim verip vermediği, akademisyenlerin yazdıkları makaleler, yaptıkları bilimsel çalışmalar, üniversitenin dünya sıralamasındaki yeri, öğrenci ve mezunlarına sundukları, üniversitenin iş çevrelerinde karşılığının ne düzeyde olduğu gibi konularda araştırmalar yaparak tercihler şekillendirilebilir.

“SIRALAMA ARALIĞININ YÜKSEK TUTULMASI ÖNEMLİ”

·       Puan ve sıralamaya göre tercih listeleri nasıl belirlenmelidir?

Tercih listeleri belirlenirken puana göre değil sıralamalara göre yapılmalıdır. Tercih listesini oluştururken sıralama aralığının yüksek tutulması önemlidir. Örneğin sıralamanız 50 bin. İlk sıraya 40- 45 binde bir bölüm yazılabilir. Veya tercih yaparken son sıraya 55 binde bir bölüm yazıp bıraktığınızı düşünelim. Bu durum risklidir. Teknik olarak sizin sıralamanız daha yüksek ancak kayma olabilir. 50 bin sıralamayla belki 55 bindeki bölüme giremeyebilirsiniz. Bu durumun olmaması için biraz daha düşük sıralamalardaki bölümleri de her ihtimali göz önünde bulundurarak yazmanızı tavsiye ederim. Ama burada önemli bir nokta var. Bu hataya düşülmemelidir. Sırf tercihlerimden bir yer gelsin garanti olsun diye listeye lütfen istemediğiniz bir bölümü yazmayın. İstemediğiniz bir bölümü yazmanız durumunda o bölüm gelirse ve siz de kayıt yaptırmazsanız dahi bir sonraki yıla sınava hazırlandığınızda OÖBP (Ortaöğretim başarı puanı) düşer. Bu da sizi dezavantajlı bir duruma düşürür.

·       Üniversite tercihinde bölüm seçimi çoğu zaman gençlerin istekleri doğrultusunda değil ülke şartlarına göre belirleniyor. Öğrenciler bu dengeyi nasıl kurabilir?

Bu sıklıkla karşılaştığımız bir durum. Uzun yıllar hayalini kurduğu bölümleri tercih döneminde yazmayabiliyorlar. Seçeceği bölümün kamu ve özel sektör istihdamları, bölüm mezunlarının hangi sektörde çalıştığının dağılımları, iş bulma süreleri, buldukları işte çalışma şartları, maaş ve yan hakları gibi durumları da araştırıp değerlendirdiklerinde maalesef her zaman istedikleri bölümleri tercih edemeyebiliyorlar. Mesleki yönlendirmede yetenek ve ilgiler önemlidir. Öğrencilerin tercihlerinde bunu değil de ekonomik şartları gözeterek tercih yapmak durumunda kaldıkları bir gerçek. İşlerin bu noktaya gelmemesi için sınava girmeden belirlediğimiz hedeflerin yanında bir de alternatif hedeflerin olması önemlidir. Yani sadece tek bölüm üzerinden değil de o olmazsa bu da olabilir diyebilecekleri bölümlerden kendilerine bir alternatif oluşturmalılar. Alternatiflerin belirlenmesinde de ülke şartlarında geçerliliği daha yüksek olan ve öğrencilerin içinde bulundukları kaygılardan arınmasını veya bir nebze rahatlamasını sağlayabilecek bir bölüm olmasına özen gösterilmelidir.“

"YÖK TARAFINDAN DESTEKLENEN BÖLÜMLERİ ARAŞTIRIN”

·       Dijital dünyanın değişimi ile birlikte üniversitelerde yeni bölümlerin açıldığı görülüyor. Tercih yapacakların bu bölümlere ön yargı ile yaklaşmaması için ne gibi bir yönlendirmeye ihtiyaçları vardır?

Tercih danışmanlığı yapan arkadaşların bu konularda ciddi araştırmalar yapmaları ve öğrencilerle yapacakları tercih danışmanlığında sağlıklı veriler sunmaları gerekmektedir. Yeni açılan bölümleri eğer tercih döneminde birisi söylemezse adayların büyük bir kısmı o bölümlerin açıldığından haberdar bile olmuyor. Dolayısıyla yeni açılan bölümleri ilk kez duyduklarında bir ön yargı olabiliyor. Ancak sağlıklı ve sağlam bir araştırma ile yeni açılan bölümlere verilen desteklerin açıklanmasıyla bu bölümlere olan ön yargılar giderilebilir. YÖK son dönemlerde “yerli ve milli insan gücünü artırmaya yönelik” bazı adımlar attı. Bazı bölümlere bunlara ön lisans da dahil olmak üzere ciddi burs ve mezuniyette istihdam imkanı sağlamaktadır. Geçen yıl tercih döneminde tercih yaptığım öğrencilerle bu konuları konuştuğumda bu desteklerden habersizlerdi. Bunların tercih öncesi araştırılması gerekiyor. Bu araştırmalara göre bir plan oluşturulmasında fayda var. Ben şahsi olarak YÖK tarafından da desteklenen bu bölümlerin tercih edilmesi gerektiğini ve bu bölümlerin özellikle ilk mezunlarının daha avantajlı olacağını düşünüyorum. Öğrenci YÖK tarafından desteklenen bölümleri yazmak isterse ekonomik olarak da öğrencilik hayatı boyunca alacağı burs ile biraz daha rahatlayacak ve bölümü ile ilgili gelişmeleri yakından takip edip kendini geliştirebilecektir. Kısacası destekler, teşvikler, istihdam olanakları, şartları öğrencilere doğru anlatılmalıdır. Bunlar bir araştırma yapılıp üniversite adaylarına sunulursa ben ön yargılarının kalkacağını düşünüyorum.

·       Devlet üniversitelerin yanında özel üniversitelerin de sayısı artmakta. Burs ve indirim olanakları açısından bakıldığında bu üniversiteler gençlere hangi kolaylıkları sağlıyor? Bu üniversiteleri tercih edeceklere tavsiyeleriniz neler?

Özel üniversitelerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Büyükşehirlerde yaşayan öğrencilerin burslu bir bölüm kazanabiliyorsa bu durum farklı açılardan bir kolaylık haline gelebiliyor. İlk olarak ekonomik açıdan öğrenci ve veliler burs veya indirimli olarak özel üniversitelere yönlenebiliyor. Yani ev, yurt, ulaşım, yeme, içme gibi konularda ciddi bir yükün giderilebileceği düşüncesiyle ekonomik bir kolaylık sağlıyor. Diğer yandan büyükşehirlerde üniversite öğrencileri için staj, iş imkanı, mesleki eğitim, mesleki çalışmalara gibi pek çok alanda olanaklar ortaya çıkıyor. Özel üniversiteleri tercih edeceklerin seçecekleri bölümün burs ve indirim oranlarını, yıllık artış oranlarını, üniversitelerin bölümlerle ilgili olarak öğrencilere sağladığı staj imkanlarını, üniversitelerin öğretim üyeleri kadrosunu, kampüs olanaklarını, yabancı dil eğitiminin ne düzeyde olduğunu, akademisyenlerinin yaptıkları bilimsel çalışma ve yazdıkları makale sayılarını araştırmalarını tavsiye ederim.

“HER ÜNİVERSİTE İMKANLARI DOĞRULTUSUNDA ORTAM SAĞLAR”

·       Öğrenciler üniversite hayatlarını genellikle o üniversitenin eğitimine ya da alt yapısına bırakıyor. Bunların dışında öğrenciler üniversite hayatlarını bireysel olarak nasıl geçirmelidir?

Üniversiteler yapısı itibariyle hem bilim yuvası hem de toplumun farklı kesimlerinden gelen farklı kültürleri temsil eden öğrencilerin bir araya geldiği ve doku itibariyle zengin bir yapıya sahiptir. Bu zenginliklerden her öğrencinin yararlanması ve kişisel gelişimine katkı sunması büyük bir fırsattır. Ancak bu konuda yeterli düzeyde bilinçlenme sağlanmış gibi görünmüyor. Kişisel gelişim sanki üniversitenin bireye katması gereken bir şeymiş gibi bir algı halen söz konusu olabiliyor. Üniversite teknik bilgiyi verir ancak sonrasında öğrenciye büyük iş düşüyor. Kişiler üniversitelerin onlara sunduğu fiziki, sosyal, kültürel, teknik donanımları kendi gelişimleri için kullanmalılar. Her üniversite imkanları doğrultusunda ortam sağlar. Kişiler sağlanan bu imkanları kendi gelişimleri için kullanmayı öğrenmeli ve bu konuda istekli olmalıdır. Bireysel olarak her üniversite öğrencisinin kendisine bir şeyler katabileceğini düşünüyorum. Nedir bunlar? Sosyal faaliyetlere katılarak sosyalleşmek ve bu yolla insan ilişkilerinde kendisini geliştirmesi, ikili ilişkilerde başarıyı yakalaması, kulüp çalışmalarına katılması, sosyal sorumluluk projeleri, mesleki çalışmalar gibi faaliyetlere katılarak veya bunları organize ederek kendi gelişimlerine katkı sağlayabilirler. Farkında olmasalar bile öğrenciler bu topluluklarda yaptıkları çalışmalarla sağlıklı iletişim, problem çözme, analitik düşünme ve çatışma yönetme gibi konularda kendi gelişimlerine katkı sağlamaktadırlar. Ayrıca bölümümüzle ilgili olarak eğitimini aldığımız alan derslerinin sahada uygulamasına yönelik girişimlerin yapılması da önemlidir. İş hayatından eğitimin yanında saha uygulaması ve alana her anlamda hakimiyet kişilerin mesleklerinde bir sıfır önde başlamalarına katkı sağlayacaktır. Üniversite öğrencilerinin kendilerini sosyal, kişisel ve mesleki anlamda donatmaları ve bu konuda girişimci olmaları hiç beklemedikleri kadar onlara fayda sağlayacaktır.

·       Bazı gençlerin ek yerleştirmeyi ikinci şans görme eğilimi var. Ek tercihlerin avantajları dezavantajları neler?

İlk yerleştirme sonuçları açıklanınca boş kontenjanlar ortaya çıkıyor ve üniversiteler bu kontenjanları yayınlayarak adaylara bir tercih hakkı daha sunuyor. Burada adayların istedikleri bölümlerde boş yer kalması durumunda tercih etmelerinde ve istedikleri bölüme daha yakın, alternatif olarak gördüğü bölümleri tercih ederek bir yıl daha beklemeden üniversiteye gidebilirler. Zaman kaybetmesinin önüne geçer. Bu yönüyle adaylara avantaj sağlayabilir.

·       Üniversiteye giriş sınavlarında başarısız olanların ailelerine tavsiyeleriniz neler?

Başarısızlık sebeplerinin iyi analiz edilmesi gerekiyor. Aile, öğrenciye her şeyi sunmuş fakat öğrenci bunun karşılığında yeterli başarıyı yakalayamamış olabilir. Aileler genellikle bu durumdan şikayet etmektedirler. Fakat sürecin iç yüzü daha farklı olabiliyor. Evet, imkan önemli ve ailelerde imkanları zorlayarak çocuklarının eğitim hayatlarını sürdürme eğilimindeler ve gerçekten ciddi bir fedakarlık yapıyorlar. Bu durumun etkisiyle genelde ilk tepkileri sitem etmek oluyor. Bazen tartışmalar da yaşanabiliyor. Fakat geçmiş sürekli oraya takılıp kalabileceğimiz bir yer değil. Başarısızlık sebepleri üzerine öğrencilerle görüşmeleri ve sebebini eksiksiz ve hiçbir ayrıntıyı kaçırmadan öğrenmeye çalışmaları gerekiyor. Yani hem aile hem de öğrencinin birbirleri ile yüzleşmeleri önemlidir. Bizde bu kendini eleştirme çok tercih edilen bir yöntem değil. Genellikle suçlu aranır. Okul suçlanır, sistem suçlanır. Suçlanacak birileri bulunur. Ama bu suçlamalar sonunda yine istenilen başarı gelmeyebilir. Aileler çocukları ile başarısızlık sebepleri üzerine uzun ve detaylı bir görüşme yaparak onların yeni dönemde yapacakları planlamalarına destek olduklarını belirterek gelecek sınav sürecine odaklanmaları faydalı olacaktır.