Ankara

Büyükşehir’den başkentlilere tasavvuf dolu özel bir gece

Ankara Büyükşehir Belediyesi, “Bensiz Gitme İstemem: Mevlânâ ve Opera” başlıklı etkinliğe ev sahipliği yaparak, Başkentlileri tasavvufun birleştirici atmosferinde bir araya getirdi ve sanatın gücünü doyasıya yaşattı.


Kentteki kültür, sanat aksına katkı sunarak kenti kültür ve sanatın da başkenti yapmak amacıyla çalışmalarını sürdüren ABB Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, geceyi tasavvuf ezgileriyle taçlandırdı.

MÜZİK, ŞİİR VE SAHNE, OPERA İLE BÜTÜNLEŞTİ TASAVVUFLA DA HARMANLANDI

Kocatepe Kültür Merkezi’nde sahnelenen “Bensiz Gitme İstemem: Mevlânâ ve Opera” başlıklı dinletide, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin evrensel mesajları, tasavvufun derinliği ve sanatın gücüyle harmanlanarak başkentlilere unutulmaz bir gece yaşattı.

Müzik, şiir ve sahne estetiğini bütüncül bir anlatımla opera formunda bir araya getirilen dinletide; orkestra şefliğini Zafer Gökçer, solistliği Ersoy Saklıca, neyzenliği Emrah Yücebaş üstlenirken, şiirsel altyapıyı ise Yeşim Uludağ üstlendi.

“MEVLÂNÂ DA TIPKI MÜZİK GİBİ HERKESİ KABUL EDER NE OLURSA OLSUN”

ABB Kent Orkestrası Şefi Zafer Gökçer, Mevlânâ’nın birleştirici ve bağışlayıcı yönünün programın düzenlenmesine ilham kattığını, sanatın da bu ilhama katkı sunduğunu ifade ederek, “Bugünkü konumuz çok önemliydi; Mevlânâ ve opera. Müzikle Mevlânâ’nın mükemmel felsefesini, yaradana olan aşkını işledik. Mevlânâ da tıpkı müzik gibi din, dil, ırk tanımaz; herkesi kabul eder ne olursa olsun. Böyle konuları işlemeye devam edeceğiz. Başkentlilerden de bu konuda çok destekleyici, motive edici tepkiler aldık, konserlerimize bekliyoruz” dedi.

BAŞKENTLİLER, MEVLÂNÂ’NIN EVRENSELLİĞİ VE ZAMANSIZLIĞI İLE HÂLDEN HÂLE YOLCULUK YAPTI

Sanat Yönetmeni Yeşim Uludağ, “Bugün, operayla, müzikle birlikte sade ve hâlden hâle geçiş şeklinde bir etkinlik düzenledik” diyerek Mevlânâ’nın zamansızlığına vurgu yaptı ve şunları söyledi:

“Bugünkü olayımız bir performanstan çok bir hatırlama. Nasıl ki Mevlânâ musikiyi, raksı, semayı kattıysa; operada da hakikat, ruh, beden ve ses üçlüsü bulunuyor. Mevlânâ’nın evrenselliği ve zamansızlığını yine yaşadık. Çünkü her çağda, her dönemde dil, din, ırk ayırmadan tüm insanları kapsayıcı edebi dilini, konuşmasını ve ruhunu seyircilerle birlikte paylaştık. Aslında, seyirciye göre de şekillendi bizim şiirlerimiz, okumamız. Opera sanatçımızın şarkıyı söylemesiyle de çok keyifli bir akşam yaşadık ve çok duygulandık, bizim için çok özel oldu.”

BAŞKENTLİLERDEN GECEYE TAM NOT

Başkentlilerin hem manevi hem de coşkulu bir yolculuğa çıktığı bu anlamlı gecede yer alan Başkentliler ise etkinliğe tam not verirken, Büyükşehir’in kentteki kültür ve sanat faaliyetlerini de ilgiyle takip ettiklerini belirterek şunları söylediler:

-Süheyla Camoğlu: “Bu tür etkinliklere gerçekten Ankara’daki bütün hanımların gelmesi gerekiyor. Bugünkünün de Mevlânâ ile ilgili olduğu duyduğumda son derece heyecanlandım, biletim olmamasına rağmen koşa koşa geldim ve yer de buldum. Özellikle, Sayın Belediye Başkanı’mız Mansur Yavaş Bey’e saygıyla, sevgiyle teşekkürlerimizi bildirmek isterim bütün bayanlar adına.”

-Beyhan Suveren: “Çok güzel günler yaşıyoruz, akşamlar yaşıyoruz çünkü çok güzel kültür günleri oluyor. Çok zevk aldığımız, bilgilendiğimiz günler bunlar. Mevlânâ da bizim bir kültürümüz. Sahip çıkmamıza inandığım için geldim, bunun da tekrarını dilerim. Daha çok olmalı ve daha çok bilgilenmeliyiz.”

-Zeynep Sezgin: “Mevlânâ, hepimizin ortak kültürü olduğu için bağlayıcı ve herkesi birbiriyle kaynaştıran bir misyonda olduğu için ilgimi çekti, geldim. Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı etkinlikleri çok beğeniyorum, katılıyorum ve izliyorum. Mümkün olduğu kadar da iştirak etmeye çalışıyoruz. Teşekkür ederiz Başkanı’mıza ve tüm emeği geçenlere.”

-Çiğdem Hisarcıklılar: “Çok güzel bir ortam, buraya üçüncü gelişim.”

-Hatice Çalışkan: “Güzel olan şu, gelenlerin hepsi gülüyor. Bundan güzel ne olabilir ki? Başkanı’mıza çok teşekkür ediyoruz, bu tür etkinlikler yaptığı için; var olsun, daim olsun.”

-Zafer Sarıoğlan: “Büyükşehir’in böylesine etkinlikleri bizlere sınırsız bir mutluluk veriyor. Hele hele karşımızda tarihin en büyük tasavvuflarından pir Mevlânâ’nın görüntüsü olunca duygularımız biraz daha katlanıyor. Şemsi Mevlânâ’nın bu muhteşem hazretleri heyecanlandırdı.”