Ekonomi

Bayraktar’dan savaşın etkisine karşı çiftçiye destek çağrısı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "İlgili kurum ve kuruluşları, savaşın uzama ihtimalini de göz önünde bulundurarak üreticilerimizin üzerindeki maliyet baskısını hafifletecek acil tedbirleri hayata geçirmeye davet ediyoruz." dedi.

İran ile İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki savaşın ülkemizdeki tarımsal girdi piyasaları üzerine etkisini görüntülü basın açıklamasıyla değerlendiren Bayraktar, "Tarımsal üretimin devamlılığı ve gıda arz güvenliğinin sağlanması için temel girdilerde çiftçilerimize yönelik desteklerin artırılması büyük önem taşıyor. Bu kapsamda ilgili kurum ve kuruluşları, savaşın uzama ihtimalini de göz önünde bulundurarak üreticilerimizin üzerindeki maliyet baskısını hafifletecek acil tedbirleri hayata geçirmeye davet ediyoruz. Özellikle gübre ve mazotta bir destek paketine ihtiyaç duyulmaktadır.” diye konuştu.

Bayraktar, "Savaş öncesi litresi 61 lira 41 kuruş olan mazotun fiyatı savaşın ardından yüzde 22,3 oranında artarak 75 lira 12 kuruşa yükseldi. 80 liraya dayanan mazotun litre fiyatının yaklaşık yüzde 40’ı vergiden oluşuyor. TZOB olarak mazot konusundaki görüşümüzü yıllardır dile getiriyoruz. Mazot tarımsal üretimin her aşamasında kullanılan, olmazsa olmaz bir girdidir. Bu sebeple çiftçilerimizin kullandığı mazottan vergi alınmamalıdır." ifadelerini kullandı.

GÜBRE VE MAZOT HAMMADDELERİNİN YÜZDE 90'I İTHAL EDİLİYOR

Türkiye'nin tarımsal üretimde kullanılan kimyasal gübre ve mazot hammaddelerinin yüzde 90’ını ithal ettiğini vurgulayan Bayraktar, “Dolayısıyla ülkemizdeki gübre ve mazot fiyatları hem dış piyasalardaki gelişmelere hem de dolar kuruna bağlı olarak değişiyor. İran ile İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı’nda gemilerin geçişinde yaşanan aksaklıklar sonucu küresel enerji, gübre ve tarımsal gıda sistemlerine yönelik riskler arttı. Çünkü savaşın yaşandığı bölgedeki ülkeler, petrol, doğalgaz ve gübre üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleridir. Dolayısıyla sevkiyat yollarında meydana gelen kısıtlamalar doğrudan olarak fiyatlara yansıyor." diye konuştu.

"ARTAN GÜBRE FİYATLARI VERİM DÜŞÜŞÜNE YOL AÇABİLİR"

2025 yılının Haziran ayında İran ile İsrail arasında yaşanan çatışma sonrası başta ÜRE olmak üzere gübre fiyatlarının bir anda yüzde 40’lara varan oranda arttığını belirten Bayraktar, "28 Şubat 2026 tarihinde başlayan savaşın ardından da yine aynı senaryo gerçekleşti, gübre ve mazot fiyatları yükseldi. Ziraat Odalarımızdan aldığımız bilgiler doğrultusunda derlediğimiz fiyatlara göre; savaş öncesinde kalsiyum amonyum nitrat gübresinin tonu 16 bin 48 lira iken savaş sonrasında yüzde 26,5 oranında artarak 20 bin 295 liraya yükseldi. Amonyum sülfat gübresi yüzde 23,3 oranında artarak 17 bin 439 liraya, ÜRE gübresi yüzde 19,5 oranında artışla 31 bin 124 liraya, DAP gübresi yüzde 9,6 artışla 38 bin 943 liraya ve 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 8,3 oranında artışla 25 bin 888 liraya yükseldi." dedi.

Bayraktar, "Doğru zamanda ve doğru miktarda yapılan gübrelemenin bitkisel üretimde verim artışlarına yaptığı katkı aşikârdır. Çiftçilerimizin maliyet artışları nedeniyle yeterli gübre alamayacak olma ihtimali üretimde verim düşüşüne ve olağanüstü maliyet artışlarına yol açabilir. Yaşanabilecek bu durumdan hem üreticilerimiz de tüketicilerimiz de olumsuz etkilenecektir." ifadelerine yer verdi.

GÜBREYE EN ÇOK İHTİYAÇ DUYULAN DÖNEMDE FİYATLAR MAKUL DÜZEYDE TUTULMALI

İçinde bulunulan dönemin, serin iklim tahıllarında üst gübrelemelerin uygulandığı, sıcak iklim tahıllarında ise taban gübrelemelerinin yapıldığı ekim dönemi olduğunun altını çizen Bayraktar, “Yani ülkemizde gübreye en çok ihtiyaç duyulan dönemlerden biridir. Şunu da biliyoruz ki çiftçilerimizin büyük bir kısmı önceden gübre tedariki yapamıyor, zamanı geldiğinde satın almak zorunda kalıyor. Dolayısıyla çiftçilerimizin çoğunun deposunda gübre bulunmadığı için alımlarını şimdi yapacaktır. Bu da uygulanacak gübrelerin büyük bölümünün savaş sonrası yüksek fiyatlardan temin edileceği anlamına geliyor.” dedi.

Bayraktar, savaş nedeniyle artan girdi maliyetlerinin hem üretim maliyetlerini yükselteceğini hem de çiftçilerin yeterli gübre kullanamaması nedeniyle tarımsal ürün arzında azalmaya yol açacağını belirterek, “Doğal olarak tüketici fiyatları da bu durumdan etkilenecektir.” ifadelerini kullandı.

Bu süreçte gübre piyasalarının düzenlenmesine yönelik atılan adımlara da değinen Bayraktar, gübre ithalatında gümrük vergilerinin sıfırlanması, gübre ihracatının yasaklanması ve 10 yıldır yasak olan yüzde 33’lük amonyum nitrat gübresinin kullanıma açılmasının olumlu hamleler olduğunu söyledi.

Bayraktar, “Fakat buradaki kritik nokta çiftçilerimizin gübreyi satın alabilmesidir. Yani fiyatların makul düzeyde olmasıdır.” diye konuştu.