Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ev sahipliğinde yapılan ‘Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) Küresel Düzenleyiciler Sempozyumu (ITU GSR-26)’ açılış programına katıldı. Programa Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, ITU Telekomünikasyon Kalkınma Sektörü Direktörü Cosmas Zavavaza, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) Genel Sekreteri Doreen Bogdan Martin katıldı. ‘Dijital Sınırları Keşfetmek’ temasıyla düzenlenen ITU GSR-26, dünyanın farklı ülkelerinden düzenleyici kurumları, politika yapıcıları ve dijital ekosistem paydaşlarını bir araya getirdi. BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu'nun başkanlık yaptığı sempozyum 15 Mayıs’a kadar devam edecek. Sempozyum kapsamında; altyapı, gençlerin çevrimiçi güvenliği, afet yönetiminde teknoloji ve yatırım başlıkları ele alınacak.
‘DİJİTAL EKOSİSTEM İNŞA ETME YOLUNDA KARARLILIKLA İLERLİYORUZ’
Burada konuşan Bakan Uraloğlu, GSR-26’yı yalnızca bir sektör buluşması değil, dijital geleceğin yönetimine ilişkin küresel bir istişare platformu olarak gördüklerini ifade ederek, “Bugün burada ortak bir soruya cevap arıyoruz. Dijital dönüşüm çağında nasıl bir gelecek inşa etmek istiyoruz? Teknoloji artık sadece iletişimi kolaylaştıran bir araç değil; ekonomiyi yönlendiren, toplumu dönüştüren, güvenlik anlayışını değiştiren ve küresel rekabeti yeniden tanımlayan stratejik bir güçtür. Türkiye olarak dijitalleşmeyi teknolojik bir dönüşümün yanı sıra kalkınma, egemenlik ve küresel rekabet meselesi olarak görüyoruz. Bu anlayışla güçlü bir dijital ekosistem inşa etme yolunda kararlılıkla ilerliyoruz” dedi.
‘FİBER UZUNLUĞUMUZU 750 BİN KİLOMETREYE ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ’
Haberleşme ve bilişim sektörünün günümüzün en stratejik alanlarından biri olduğunu vurgulayan Uraloğlu, “39 Avrupa ülkesi arasında en çok haneye fiber altyapısı ulaştıran ilk 3 ülke arasında yer almaktayız. Bu yılsonuna kadar fiber uzunluğumuzu 750 bin kilometreye, mobil abone sayımızı ise 102 milyona çıkarmayı hedefliyoruz. Tüm bunların yanında uydu teknolojileri de bizim için bir bağımsızlık ve sürdürülebilirlik meselesidir. Yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla ürettiğimiz ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’yı geçtiğimiz yıl hizmete aldık. Şimdi de TÜRKSAT 7A için kolları sıvadık; ihtiyaç analizleri ve fizibilite süreçlerini tamamladık, teknik şartname hazırlığı devam ediyor” diye konuştu.
‘TÜRKİYE YÜRÜTTÜĞÜ PROJELERLE SÜRECE KATKI SAĞLAMAKTADIR’
Uraloğlu, “Türkiye, Birleşmiş Milletleri Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmayı hızlandırmak ve katkı sağlamak amacıyla ITU koordinasyonunda yer alan inisiyatiflere de etkin şekilde katılım sağlamakta ve katkı vermektedir. Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi (WSIS) sürecinin önemli bir paydaşı olan Türkiye, yürüttüğü projelerle de sürece katkı sağlamaktadır. Siber güvenlikte uluslararası alanda marka haline gelmek vizyonuyla oluşturduğumuz strateji ve teknik altyapımızla önemli bir olgunluğa erişmiş durumdayız. ITU’nun Küresel Siber Güvenlik Endeksi’nde ülkemiz tüm başlıklarda tam puan alarak Seviye 1 ‘Rol Model’ ülkeler arasında yer almıştır. ITU Bilişim Teknolojileri Düzenleme Takip Sistemi değerlendirmesinde de en üst seviye olan Seviye 5 ülkeler arasında bulunmaktayız. Bu başarılar, düzenleyici kapasitemizin, kurumsal yetkinliğimizin ve dijital yönetişim anlayışımızın uluslararası alandaki güçlü konumunu teyit etmektedir” dedi.
‘KONSEYE KATKILARIMIZI SÜRDÜRME KONUSUNDA İRADEMİZİ MUHAFAZA EDİYORUZ’
Bakan Uraloğlu, teknolojik ilerlemenin tüm ülkeler arasında adil paylaşımını sağlayacak uluslararası iş birliğini de desteklediklerini söyleyerek, “ITU’nun öncelikleri ile Türkiye’nin dijitalleşme vizyonu arasında güçlü bir uyum vardır. Bu doğrultuda ve ITU ile uzun yıllara dayanan yapıcı iş birliğimizin bir yansıması olarak; Türkiye’nin 2027–2030 dönemi için gerçekleştirilecek pp-26 seçimlerinde ITU konseyi üyeliğine yeniden adaylığını bu vesileyle bir kez daha ifade ediyorum. Türkiye olarak, konsey bünyesinde aktif, yapıcı ve sorumluluk sahibi katkılarımızı sürdürme konusundaki güçlü irademizi muhafaza ediyoruz” ifadelerini kullandı.
‘DİJİTAL EKOSİSTEMİ GÜVENLİ HALE GETİRMEK İÇİN KARARLI ADIMLAR ATIYORUZ’
Uraloğlu, dijital dönüşüm yolculuğunda sadece altyapıyı geliştirmekle yetinmediklerini belirterek, “Aynı zamanda dijital ekosistemi daha güvenli, daha sorumlu ve insan odaklı hale getirmek için de kararlı adımlar atıyoruz. Bu anlayışla, 1 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe giren, ‘Yeni Sosyal Medya ve Oyun Platformları Düzenlemesi’ ile önemli bir milat daha gerçekleştirdik. Bu yasa, dijital dünyada özellikle çocuklarımızı korumayı merkeze alan, koruyucu ve düzenleyici bir vizyonun ürünüdür. Türkiye, bu yasayla ITU’nun ‘Güvenli ve Kapsayıcı Dijital Gelecek’ vizyonuna somut bir katkı sunmakta, teknolojik ilerlemeyi etik ve insani değerlerle dengelemenin mümkün olduğunu tüm dünyaya göstermektedir. Bu düzenleme, sosyal medyayı yasaklayan değil, onu daha güvenli ve sorumlu bir mecraya dönüştüren, çocuklarımızı risklerden korurken aileleri de güçlendiren insani bir yaklaşımdır. Bu düzenlemelerle birlikte, Türkiye dijital alanda hem öncü hem de koruyucu bir ülke olma yolunda emin adımlarla ilerlemeye devam edecektir” diye konuştu.
BTK BAŞKANI KARAGÖZOĞLU’NUN AÇIKLAMALARI
BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu ise "Dünyanın dört bir yanından gelen ülkelerin, elektronik haberleşme alanındaki düzenleyici kurumlarının üst düzey yöneticileri ile bir araya gelerek, teknolojik ilerlemeye ayak uydurmanın önündeki engelleri azaltmak, net ve sonuç odaklı çerçeveler oluşturmak üzere 'Düzenleyici Kurum Başkanları' toplantısında bir araya geldik. Bu üst seviyeli toplantının ve GSR-26’nın en önemli çıktısı olarak kabul edilen 'GSR-26 En İyi Uygulama Örnekleri Rehberi / GSR-26 Best Practice Guidelines' dokümanını kabul ettik. Her GSR sonrasında kabul edilen bu rehber doküman, dijital pazarların kamu yararına hizmet etmesini sağlamak için çalışan düzenleyici kurumların ortak aklını ve uygulamadaki deneyimlerini yansıtıyor. Bu yılki rehber doküman, düzenleyici kurumların neyi hedeflemesi gerektiğine odaklanmakla kalmıyor, aynı zamanda hızla değişen dijital ortama gerçekçi bir şekilde nasıl yanıt verebileceklerine de değiniyor" diye konuştu.