Kültür Elçileri Çocuk Sanat Müzesi Yöneticisi Aytül Yavuz, www.baskentgazetesi.com okuyucularına özel Kültür Elçileri Çocuk Sanat Müzesi ile ilgili bilgiler verdi. Yavuz, daha önce yöneticilik ve resim öğretmenliği yaptığını, bu süreçte çocukların ve yetişkinlerin sanatla kurduğu ilişkiyi yakından gözlemleme fırsatı bulduğunu söyledi. Yavuz, “Sınıf ortamında çocukların üretirken yaşadığı heyecanı ve özgüveni gördükçe sanatın çocuk gelişimindeki dönüştürücü gücünü gördüm” dedi.
SANATLA ÜRETEN VE ÖĞRENEN ÇOCUKLAR
Çocukların müzelerde çoğunlukla izleyici konumunda kaldığını ifade eden Yavuz, “Çocuklar müzelerde çoğunlukla izleyici konumunda kalıyor. Oysa çocuk, dokunarak ve üreterek öğrenir. Bu nedenle çocukların sadece eser gördüğü değil, sanat ürettiği, kültürle bağ kurduğu ve kendini ifade ettiği bir müze anlayışıyla ilerletiyoruz” ifadelerini kullandı.
Kendisini motive eden unsurun çocukların yaşadığı gurur olduğunu belirten Yavuz, “Bir çocuğun kendi yaptığı eserin müze duvarında yer aldığını gördüğündeki gurur, ‘Ben yaptım’ diyen bir çocuğun özgüveni. Çocuğun yaptığı eseri gururla ailesine gösterdiği an. O gözlerdeki heyecan ve mutluluk yaptığımız işin ne kadar anlamlı olduğunu bize hatırlatıyor. Bu işi meslekten öte bir sorumluluk hâline getiriyor” diye konuştu.
“HEM YETİŞKİNLER HEM DE ÇOCUKLAR İÇİN ESERLER VAR”
Müzede hem yetişkin hem de çocuk eserlerinin bulunduğunu belirten Yavuz, seramik çalışmaları, heykeller ve resimlerden oluşan çalışmaların üç ana tematik salonda yer aldığını söyledi. Türk Mitolojisi Salonu’nda çocukların kadim anlatılar, mitolojik figürler ve sembollerle tanıştığını ifade eden Yavuz, “Masal, drama ve sanat üretimiyle bu kültürü deneyimliyor” dedi.
Anadolu Uygarlıkları ve Geleneksel El Sanatları Salonu’nda geçmişten günümüze Anadolu’nun kültürel mirasının dokuma, seramik, motif ve zanaat uygulamalarıyla yaşatıldığını belirten Yavuz, Uluslararası Çocuk Resimleri Salonu’nun ise farklı ülkelerden çocukların yaptığı eserleri bir araya getirerek kültürler arası sanat köprüsü kurduğunu söyledi. Yavuz, müzeye sağlanan imkânlardan dolayı Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a teşekkür etti.
GELENEKSEL KÜLTÜR İLE DİJİTAL SANAT BİR ARADA
Müzenin yenilikçi uygulamalarına da değinen Yavuz, “Müze atölyemizde çocukların yaptığı resimler dijital teknolojiyle üç boyutlu hâle dönüştürülüyor. Çocuk, kendi çizdiği bir figürün ekranda canlandığını ve hacim kazandığını görüyor” dedi. Müze içindeki dijital kiosk alanında çocukların eserlerinin üç boyutlu versiyonlarını inceleyebildiğini belirten Yavuz, “Bu uygulama çocuklara hem sanat üretimi hem dijital sanat deneyimi kazandırıyor. Geleneksel kültürle çağdaş teknolojiyi bir araya getirmemiz müzemizin en ayırt edici yönlerinden biridir” ifadelerini kullandı.
KLASİK MÜZELERDEN FARKI: ÜRETİM SÜRECİ
Klasik müzelerden farkına da değinen Yavuz, “Bizde eser kadar üretim süreci de değerlidir. Çocuklar sergi gezen ziyaretçi değil; atölyeye giren, üreten, sergileyen ve anlatan aktif katılımcıdır. Tüm mekânlar çocuk ergonomisine göre tasarlandı: dokunulabilir yüzeyler, alçak tablolar, etkileşimli alanlar. Müze sessiz değil; keşif ve merakın canlı olduğu bir öğrenme ortamıdır” dedi.
Sanatla erken yaşta tanışmanın önemine dikkat çeken Yavuz, “Sanatla erken yaşta tanışan çocuklar hayal kurmayı, düşünmeyi ve üretmeyi öğrenir. Sanat eğitimi çocukların özgüvenini artırır, duygularını ifade etmelerini kolaylaştırır ve çok yönlü düşünme becerisi kazandırır. Bu nedenle çocukluk döneminde sanat deneyimi çok kıymetli” diye konuştu.
“KÜLTÜREL KÖKLERLE BAĞ KURMAYI SAĞLAR”
Tematik salonların katkısına ilişkin değerlendirmede bulunan Yavuz, “Türk Mitolojisi Salonu çocukların kültürel kökleriyle bağ kurmasını sağlar. Anadolu Uygarlıkları Salonu tarih bilinci ve zanaat saygısı kazandırır. Uluslararası Çocuk Resimleri Salonu ise evrensel empati ve kültürler arası anlayış geliştirir. Dijital dönüşüm atölyesi ise çocukların kendi sanatını teknolojiyle buluşturmasını sağlar. Böylece çocuk hem kimliğini tanır hem geleceğin yaratıcı dünyasına adım atar” dedi. Geleneksel sanatların kültürel kimliğin taşıyıcısı olduğunu vurgulayan Yavuz, “Çocuklar bu mirasla tanıştığında aidiyet duygusu gelişir. Geçmişten gelen estetik anlayışın yeni kuşaklara aktarılması kültürün sürekliliği açısından çok önemlidir” ifadelerini kullandı. Türk mitolojisi salonuna ilişkin Yavuz, “Türk mitolojisi salonumuzda çocuklar kadim anlatılarla görsel sanat aracılığıyla tanışıyor. Mitolojik figürler, semboller ve hikâyeler çocukların anlayabileceği bir anlatımla sunuluyor. Böylece çocuklar hem kendi kültürel köklerini keşfediyor hem de mitolojik düşünme dünyasını deneyimliyor” dedi.
“ÇOCUKLARI SANATLA BULUŞTURUN”
“Her çocuk yaratıcıdır ve sanat her çocuğun hakkıdır” diyen Yavuz, ailelere çocuklarını sanatla buluşturma çağrısında bulundu. Kültür Elçileri Çocuk Sanat Müzesi hafta içi ve hafta sonu 09.00-17.00 saatleri arasında açık olup, okullarla randevu sistemiyle çalışıyor.