Kültür-Sanat

Ankara’da Vakıf ve Opera El Ele

Uluslararası Ankara Müzik Festivali, aynı zamanda Türkiye’nin en köklü sanat kurumları arasındaki kadirşinaslık ve iş birliğinin sembolü. Sevda-Cenap And Müzik Vakfı ile temeli birlikte organize edilen 4. Festivale dayanan ve günümüze kadar süren Devlet Opera ve Balesi arasında 40 yıldır süregelen sarsılmaz bağ, bu yıl da ADOB ile görkemli projelerle Jeanne D’Arc Balesi ve La bohem Operası Prömiyeri taçlanıyor.

Bu iş birliği, Ankara’nın sanatsal kapasitesinin ve kurumsal sürekliliğinin en büyük güvencesi olarak görülüyor.

Jeanne D’arc Balesi Tarih, bazı isimleri yalnızca bir dönemin kahramanı olarak değil, insan iradesinin ve inancının sembolü olarak kaydeder. Jeanne d’Arc bu simgesel figürlerin en çarpıcı örneklerinden biridir. 15. yüzyılda, Yüz Yıl Savaşları’nın en çalkantılı günlerinde Fransa’nın kaderine yön veren genç bir köylü kızı olarak tarih sahnesine çıkmış; ilahi çağrılar aldığını söyleyerek Fransız ordusuna katılmış ve Orléans Kuşatması’nın kırılmasında belirleyici rol oynamıştır. Onun hikâyesi, yalnızca askeri bir başarı öyküsü değil; inanç, cesaret, ihanet ve fedakârlık temalarının iç içe geçtiği trajik bir insanlık dramıdır.

Ankara Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının bale prodüksiyonu olarak ele aldığı Jeanne d’Arc, sözcüklerin yerini bedenin aldığı, dramatik yoğunluğun müzik ve hareket aracılığıyla aktarıldığı bir sanat olarak, hikâyesine özgün bir estetik perspektifte, dünya prömiyerini mart ayında gerçekleştiren eser bu kez 40. Uluslararası Ankara Müzik Festivali kapsamında 9 Nisan akşamı tarihi Opera sahnesinde seyirciyle buluşacak.

Konuk koreograf Amilcar Moret Gonzales, Jeanne d’ Arc’ın koreografisinde, masumiyet ile savaşın sertliğini, ilahi çağrı ile dünyevi kuşkuyu, zafer ile trajedi arasındaki gerilimi bedensel ifadeye dönüştürüyor.

ANKARA: SANATIN VE KÜLTÜRÜN BAŞKENTİ

Uluslararası Ankara Müzik Festivali, Ankara’nın sadece idari değil, aynı zamanda sanatsal bir başkent olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Şehrin Opera ve Bale salonlarını dolduran binlerce sanatsever, Ankaralılık kavramını, sanata olan tutkusunu ve kültürel derinliğini tüm dünyaya ilan ediyor.