Özel Haber

Ankara Kalesi'nin son demir ustası: Demiri dövecek usta kalmadı

Ankara Kalesi’nin hemen yan sokağında 48 yıldır demire şekil veren Usta Mehmet Demirci, makineleşen dünyaya inat zanaatını sürdürüyor. Gelen yoğun talepleri tek başına karşılayan usta, mesleğini devralacak bir çırak bulamamaktan ve el emeği geleneğinin kaybolmasından endişe duyuyor.

48 yıllık meslek hayatında Amerikan Büyükelçiliği dahil birçok kuruma özel işler üreten ve eserleri açık artırmalarla dünyadaki kimsesiz çocuklar yararına satılan Mehmet Usta, bugün Ankara Kalesi’ndeki atölyesinde zanaatını sürdürüyor.

17 yaşında kaynak bölümü şefi olarak başladığı kariyerinde, yurt içi ve yurt dışından gelen yoğun talepleri karşılamaya devam eden Demirci, Aslanhane Çarşısı’nın ardından çalışmalarını kaledeki dükkanında icra ediyor. Altı ülkeden takdir belgesi bulunan Mehmet Usta, köklü zanaatını gelecek nesillere aktarmak için kapısına yazılar asarak gençleri eğitime davet etse de bu el emeği sürece ilgi gösteren kimse bulunmuyor.

48 YILLIK ZANAATIN BAŞLANGICI

İlkokul eğitiminin ardından sanayide çıraklığa başlayan Usta Mehmet Demirci, kısa sürede gösterdiği yüksek performansla henüz 17 yaşındayken ekibin kaynak şefliği görevini üstlendi. Demirci, bu erken dönem başarısını işindeki bilinçli yaklaşımıyla açıklayarak şunları söylüyor:

"17 yaşındayken çalıştığım firmada kaynak bölümünün şefi oldum, benden büyük adamlar vardı. Çok iyi iş çıkarıyordum. Yaptığım işi bilinçli yapıyordum, bir sonraki işin aşamasında ne kadar faydalı olabilirim onu düşünüyordum.”

"KİMSE ELİMİZDEN TUTMADI"

Aslanhane Çarşısı'nın yıkılmasıyla 45 esnafın düzeni bozuldu. Bu süreçte hem devletten hem de dükkân sahiplerinden beklediği desteği göremeyen Usta Demirci, yaşadıkları sıkıntıları şu sözlerle anlatıyor:

"Belediye o çarşıyı yıktı, orada 45 tane dükkân vardı. 45 tane esnafın işine son verildi. Yani dükkân olmayınca o 45 tane esnaf perişan oldu. Devlet elimizden tutmadığı gibi dükkân sahipleri de tutmuyor; saray gibi dükkân verirler sanıyorlar, kömürlük gibi dükkân verdiniz bari yardımcı olun, o da yok.”

"AMACIM TOPLUMA FAYDA SAĞLAMAK"

Mehmet Usta, 48 yıllık meslek hayatında Amerikan Büyükelçiliği'ne yaptığı eserleri kimsesiz çocuklara bağışlayarak topluma katkı sağladı. Ancak bu emeğinin kendi vatandaşımız tarafından yeterince anlaşılmadığını vurgulayan Usta Demirci şunları söylüyor:

"Bu işi yaparken en büyük nokta dünyadaki kimsesiz çocuklara yardım etmekti; Amerikan Büyükelçiliğinde ürünlerim açık artırmayla satılıyordu. Amerikan Büyükelçisi beni yemeğe davet etti ama biz burada kendimizi kendi vatandaşımıza anlatamıyoruz.”

"YERİMİZE ARTIK O DEMİRİ DÖVECEK USTA KALMADI"

Mehmet Usta, 48 yıllık meslek hayatının son döneminde sanatını devredecek bir çırak bulamadığını ifade ediyor. Dükkanının kapısına öğrenci aradığına dair yazı asmasına rağmen, 3 ay boyunca kapısını çalan kimsenin olmadığını belirten usta, durumu şu sözlerle özetliyor:

"Öğrenmeye kimse gelmedi. Benim yanıma gelin, günde bir saat yahut iki saat vaktiniz varsa gelin; demir nasıl kaynıyor, demir nasıl dövülüyor, bunları öğrenin. Para falan istemiyoruz ama işte, yok. Biz bittik artık; bir masa veya vitrin yaptıracaksanız gidip hazır alacaksınız. Çünkü bizim yerimize artık o demiri dövecek usta kalmadı. Ben ölüyorum ama mesleği öldürmeyin. 48 yılımı verdim, tek isteğim bu demir dövme sanatının yaşaması.”

"SAĞLIKLI KALMAMIN TEK SEBEBİ ÇALIŞMAK"

Mehmet Usta, 48 yıllık meslek hayatındaki enerjisini aktif olarak çalışmaya borçlu olduğunu belirtiyor. Emekliliğin kendisi için bir son olacağına inanan usta, üretmenin insan sağlığı üzerindeki etkisini şu sözlerle açıklıyor:

"Benim sağlıklı kalmamın tek sebebi çalışmam. Eğer ki ben emekli olduktan sonra evde yatsaydım, ben şimdi kesin ölmüştüm yani. Yatalak oluyor insan, bir şey yapmıyorsun, yani bir üretimin yok yahut da çevrene bir sağlıklı, faydalı bir şey yapmıyorsun. E ne olacak sonu? Bekle bekle... İnsan çürüyüp gidiyor zaten.”