Siyaset

Zeynel Emre: Alican Uludağ’ın tutuklanması demokrasi anlayışının kötüleştiği tablonun kanıtıdır

CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Bakırköy İlçe Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında; gazeteci Alican Uludağ’ın tutuklanmasından medya özgürlüğüne, Esenyurt Belediyesi’ne yönelik yargı sürecinden polis intiharlarına, kayıp çocuk verilerinden doğa talanına kadar gündemin yakıcı başlıklarını değerlendirdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Ankara'da gözaltına alınan ve ardından tutuklanan gazeteci Alican Uludağ’ın durumuna değinerek basın toplantısının açılışını yaptı. Uludağ hakkında tutulan tutanağın, ülkedeki demokrasi anlayışının her geçen gün kötüleştiğini bir kez daha kanıtladığını ifade eden Emre, tutuklama gerekçelerini eleştirdi.

‘BİZDE BİR YAPISAL BASKILAMA SİSTEMİ OLUŞTU’

Zeynel Emre, Alican Uludağ’ın son bir yıl içinde haksız soruşturmaları haber yaptığı ve mevcut düzeni "Saray rejimi" olarak nitelendirdiği için suçlandığını belirtti. Türkiye'de medya özgürlüğünün geldiği noktaya dair veriler paylaşan Emre, son 6 yılda 3 bin 480 ayrı olayda gazetecilerin yargılandığını, 420 gözaltı ve 145 tutuklama yaşandığını hatırlattı. Günde ortalama iki gazetecinin tutuklandığına dikkat çeken Emre, demokratik bir düzende medyanın "dördüncü kuvvet" olarak şeffaflık ve denetim sağlaması gerektiğini vurguladı.

Ekonomik baskılara da değinen Emre, Basın İlan Kurumu aracılığıyla yerel medyanın bitirildiğini, gazete sayısının 1.500’den 600’lere düştüğünü ve TMSF eliyle 151 medya kuruluşunun iktidar tarafından yönetildiğini ifade etti. Dijital sansüre vurgu yaparak, toplumsal olaylarda anında yayın yasağı getirildiğini ve Sınır Tanımayan Gazeteciler verilerine göre Türkiye'nin 180 ülke arasında 159. sırada yer alarak Libya, Irak ve Pakistan’ın gerisine düştüğünü belirtti.

AHMET ÖZER DOSYASI VE ESENYURT’TAKİ RANT İDDİASI

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanması ve yerine kayyum atanması sürecini değerlendiren Zeynel Emre, 6 yıl 3 aylık mahkûmiyet kararının gerekçelerini eleştirdi. Dosyada, 2010 yılına ait ve kim tarafından hazırlandığı belli olmayan bir görüşme tutanağının delil sayıldığını söyleyen Emre, Ahmet Özer’in o dönemde sadece bir akademisyen olduğunu hatırlattı. Yasaklı olmayan kitapların ve HTS kayıtlarının suç unsuru gibi gösterilmesini eleştiren Emre, bu operasyonun asıl amacının Esenyurt’taki sanayi bölgesine ait büyük rantı kontrol etmek olduğunu savundu.

POLİS İNTİHARLARINDA KORKUTAN ARTIŞ

Polis memurları arasındaki intihar sayılarının dünya ortalamasının çok üzerinde olduğunu belirten Emre, 2024’te 74, 2025’te 93 ve 2026’nın ilk döneminde 11 polisin yaşamına son verdiğini açıkladı. 12-16 saatlik ağır çalışma düzeni, mobbing ve liyakatsiz atamaların psikolojik yıkıma neden olduğunu ifade eden Emre, CHP olarak "Polis Sendikası" ve "Emniyet Teşkilatı Personel Kanunu" ile bu sorunları çözeceklerini vaat etti.

KAYIP ÇOCUKLAR VE EPSTEİN SKANDALI

Dünya genelindeki "Epstein belgeleri" skandalının Türkiye ayağına dair soru önergeleri verdiklerini belirten Emre, çocuk güvenliği konusundaki veri eksikliğine dikkat çekti. TÜİK’in 2016 yılından bu yana kayıp çocuk verilerini açıklamadığını hatırlatan Emre, 2008-2016 yılları arasında 104 bin 531 çocuğun kaybolduğunu ifade etti. Sağlıklı veri olmadan politika üretilemeyeceğini vurgulayan Sözcü, kayıp çocukların akıbetinin araştırılması gerektiğini söyledi.

233 BİN FUTBOL SAHASI BÜYÜKLÜĞÜNDE DOĞA TALANI

Doğa ve çevrenin bir seçim malzemesi olamayacağını vurgulayan Emre, son ihalelerle 233 bin futbol sahası büyüklüğündeki alanın maden ruhsatına açıldığını açıkladı. İliç faciasının sorumlusu olan şirketlerin Artvin’de siyanürle altın madeni projesine başladığını, Akbelen’deki acele kamulaştırmanın 1,5 milyon zeytin ağacını tehdit ettiğini belirtti. CHP bünyesinde kurulan "Su Kurulu" ile su risklerini takip ettiklerini duyuran Emre, doğanın rant baskısından kurtarılması gerektiğini ifade etti.

DAYANIŞMA VE SANDIK ÇAĞRISI

Zeynel Emre, konuşmasını tüm vatandaşları CHP’ye katılmaya davet ederek bitirdi. Türkiye’nin aydınlığa çıkması için dayanışmanın ve umudun şart olduğunu belirten Emre, sandık geldiğinde yeni kurallar ve kurumlarla Türkiye’nin dünyada önemli bir noktaya geleceğini vurguladı.