Eğitim

Yükseköğretimde gelecek başladı: 16 yeni program açılıyor

Yükseköğretim Kurulu geleceğin mesleklerine göre yükseköğretimi yeniden yapılandırıyor. Yapay zekâ temelli bölümler, dijital oyun, mobil güvenlik, ilaç üretimi alanları dikkat çekiyor.

Yükseköğretim Kurulu geleceğin mesleklerine göre yükseköğretimi yeniden yapılandırıyor. Türkiye'nin kalkınma hedefleri, gelecekteki iş gücü piyasasının ihtiyaçları, dijital dönüşüm, yapay zekâ ve stratejik sektörlerin talepleri doğrultusunda yükseköğretim sistemi büyük bir dönüşüm yaşıyor.

Türkiye'nin gelecekte ihtiyaç duyacağı alanlar üniversitelerde yeni bölümlere dönüşüyor. Yükseköğretim Kurulu, 2026-2027 eğitim öğretim yılında 7'si lisans, 9'u ön lisans olmak üzere toplam 16 yeni programı daha ilk kez üniversitelere kazandırıyor. Yapay zekâdan finansal teknolojilere, biyoteknolojiden mobil güvenliğe, dijital oyun teknolojilerinden ilaç üretimine kadar uzanan yeni programlar 2026 YKS tercih kılavuzunda yer alacak.

TARİH DE YAPAY ZEKÂYLA BULUŞUYOR, FELSEFE DE…

Bu yıl açılan programlar arasında “Tarih ve Yapay Zekâ”, “Felsefe ve Yapay Zekâ” ile “İşletme ve Yapay Zekâ” programları dikkat çekiyor. Yapay zekânın yalnızca mühendislik ve bilgisayar bilimleriyle sınırlı kalmayıp sosyal bilimlerle de buluşmasını hedefleyen bu programlar; disiplinler arası eğitim anlayışının yükseköğretimdeki yeni örnekleri arasında yer alıyor.

Bu üç programın yanı sıra “Finansal Teknoloji”, “Biyoteknoloji ve Genetik”, “Paramedik” ve “Balıkçılık Teknolojisi” lisans programları da bu yıl ilk kez öğrenci alacak.

Ön lisans düzeyinde ise Yapay Zekâ Destekli Web Tasarımı ve Kodlama, Yapay Zekâ Destekli Tasarım ve Animasyon, Dijital Oyun Teknolojileri, Mobil Güvenlik Teknolojileri, İlaç Üretim Teknolojisi, Patlayıcı ve Enerjetik Malzemeler Teknikerliği, Hayvancılık Teknolojileri ve İşletmeciliği, Laboratuvar Hayvanları, Balıkçılık Teknolojisi programları ilk kez tercih kılavuzunda yer alacak.

ÜNİVERSİTELERİN PROGRAM HARİTASI DEĞİŞİYOR

Son yıllarda yapay zekâ, veri bilimi, siber güvenlik, dijital sağlık, yeşil dönüşüm ve üretim teknolojileri başta olmak üzere birçok stratejik alanda yeni programlar yükseköğretim sistemine kazandırıldı. Yükseköğretim Kurulu dönüşüm kapsamında geçtiğimiz yıllarda, yapay zekâ odaklı 8 lisans, 13 ön lisans, tarımda dijitalleşme odaklı 2 lisans, 4 ön lisans, sağlıkta dijitalleşme odaklı 4 ön lisans, yeşil dönüşüm odaklı 1 lisans, 8 ön lisans ve sektörün taleplerine yönelik 27 ön lisans programı olmak üzere 70’e yakın yeni program açmıştı. Bu yıl açılan programlarla birlikte yükseköğretimde dijitalleşme, yüksek teknoloji ve stratejik üretim alanlarına yönelik dönüşüm daha da ileri taşınıyor.

"KONTENJANLARIMIZI GELECEĞİN İHTİYAÇLARINA GÖRE PLANLIYORUZ"

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, yeni programların belirlenmesinde yalnızca bugünün değil, geleceğin iş gücü ihtiyacının da dikkate alındığını söyledi. Özvar, program planlamalarının Türkiye'nin kalkınma hedefleri doğrultusunda yapıldığını belirterek şöyle konuştu: "Türkiye'nin istihdam planlaması, iş gücüne duyulan ihtiyaç, gelecekte öne çıkacak alanlar ve ülkemizin beşerî sermayesinin doğru şekilde yönlendirilmesi gibi çok sayıda parametreyi dikkate alarak program kontenjanlarımızda düzenlemelere gittik. Başta yapay zekâ ve dijital tabanlı programlar olmak üzere yeni programlar açarak yeni kontenjanlar oluşturduk."

"ARTIK İSTİHDAM ÜRETMEYEN PROGRAMLARDA ISRAR EDİLMEYECEK"

Yükseköğretimde dönüşüm sürecinin kararlılıkla devam edeceğini vurgulayan Özvar, çağın gerisinde kalan programların gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Özvar, “Günümüzün şartlarıyla artık uyumu kalmamış, mezunlarına imkân vermeyen ne istihdamla ne de akademik üretkenlikle bağı kalan programlarda ısrar edilmesini doğru bulmuyoruz. Dönüşüm sürecini aynı kararlılıkla devam ettireceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

"ÜNİVERSİTELER GELECEĞİN BECERİLERİNE GÖRE HAREKET ETMELİ"

Yeni program planlamalarının sektörlerin beklentileri ve teknolojik gelişmeler dikkate alınarak yapıldığını vurgulayan Özvar, şunları kaydetti: "Bugünün dünyasında dönüşüm her alanda hızlanıyor. Geleceğin becerilerini öngörmek, sektörlerin beklentilerini ve teknolojik gelişmeleri takip etmek, ülkemizin kalkınma önceliklerini dikkate almak büyük önem taşıyor. Üniversitelerimizden beklentimiz, yeni program ve kontenjan taleplerini bu vizyonla hazırlamalarıdır. Bu yaklaşım hem ülke kaynaklarının etkin kullanılması hem de mezunlarımızın istihdam edilebilirliği açısından hayati önem taşımaktadır."