Yaz Sıcakları Can Alıyor

Geçtiğimiz günlerde Fransa'da yoğun sıcaklık sebebiyle 7 kişi hayatını kaybetmişti, birkaç gün sonra bu sayı İspanya'da 110 kişiyi buldu ve gerçek sıcakların asıl temmuz civarı gelmesi bekleniyor. Hep söylüyoruz, küresel ısınma artık 50 yıl sonranın korkunç senaryosu değil bugünün gerçekliği ve etkileriyle yüzleşmeye çoktan başladık...

Can kaybının arttığı bu günlerde özellikle 11.00-14.00 (hatta 16.00) saat aralığında dikkatli olmak gerekiyor. Kaldı ki 14.00'dan sonra da Güneş ışını açıları daha da yumuşasa da ısı birikiminden dolayı oldukça bunaltıcı bir his oluşmaktadır. Lütfen gerçekten aciliyeti olmayan işlerinizi eğer mümkünse bu saatlere denk getirmeyin, sıvı almayı (özellikle su) ihmal etmeyin. Bilemiyorum küresel ısınma boyutu her yıl böylesine etkileri ağırlaşarak devam ederse belki bazı Akdeniz ülkeleri gibi bizlerin de öğlen saat tatilini uzatmamız ve hayatı biraz buna göre dizayn etmemizin gerektiği bir gelecek olacak, göreceğiz...

Yüksek sıcaklar vücudun sıvı dengesini bozarak sıcak çarpması, susuz kalma ve solunum rahatsızlıklarının ağırlaşması gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Özellikle şehirlerde betonlaşmanın etkisiyle oluşan ISI ADASI etkisi, gece saatlerinde bile sıcaklıkların yüksek kalmasına neden oluyor. Bu durum vücudun dinlenmesini zorlaştırarak sağlık sorunu risklerini daha da arttırıyor.

Isı adalarına dönüşen kentler (özellikle hava akışı güçlü değilse veya kent yüksek bir alana kurulmadıysa) adeta bir çukura hapsolmuş ağır hava etkisi yaratıyor. Betonlaşma, hissettiğimiz sıcaklığı belki de onlarca kat daha arttırıyor ve gelecekte daha da arttıracak. Yeşil alanları yok etmeye dayalı siyaset kentleri her geçen gün daha da yaşanılamaz hale getiriyor...

Aynı yerde ağaçların gölgesinin olduğu yer ve doğrudan güneş ışığı alan yer arasında en az 10-12 derece sıcaklık farkı var. Bu yüzden hiçbir ağaç asla gereksiz değil, bu artık güzel kent meselesi de değil, asfaltın ısınmasını bu ağaçlar ciddi anlamda önlüyor yaptığı gölgeler sayesinde. Her ağaca sahip çıkmak aslında gerçekten aldığınız temiz bir havaya sahip çıkmak.

Ben yıllardır pek çok yazar gibi küresel ısınma konusuna dikkat çekmeye çalışıyorum ve veriler gösteriyor ki her yıl bu problem hayatımızda daha da büyük bir yer kaplayacak. Türkiye bu ağaçsızlığından dolayı çölleşme riski ile karşı karşıya ve çölleşme görülür düzeye geldiğinde o toprağı verimli kılmak neredeyse imkansız. Yaşayacağımız sorunları siz düşünün... O yüzden ne yapıp etmeli kolektif bir şekilde bu meselelere çözüm arayışında bulunmalıyız. Gelecekte bu hava şartlarının ne kadar radikalleşeceğinin belki de sadece fragmanını izliyoruz...