Duruma bir bakalım tam 9 maçtır Gençlerbirliği galibiyete hasret…
Ve tam 7 maçtır da gol bile atamıyor…
Sadece 9 maç öncesi koca çınarın bulunduğu konuma bir göz atalım.
Arda Çakmak’ın takımı başkansız bırakmama adına bir saatte kağıda yazılan bir yönetim listesiyle seçime girmesiyle başlayan, gerçek Gençlerbirlilikleri sevince boğan hareketi camiada mutluluk rüzgarları estirmişti. İşin gerçeği Efsane Başkan İlhan Cavcav dönemden beri kongre üyeliği yapmış biri olarak “işte İlhan Abiden sonra aranılan kan bulundu” diye umutlananların arasında kendimi bulmuştum…
İşe çok güzel hareketlerle de başlamış, ne kadar görevden uzaklaştırılmış, yolları zoraki ayrılmış gerçek Gençlerbirliği sevdalılarının yeniden yuvalarına dönüşlerini sağlamıştı.
”Ne de olsa İlhan Başkanın tedrisatından geçmiş” dedirterek camiaya eski günlere dönüş sinyalleri de verdirmişti.
Eski emektarlardan, zor dönemlerin adamı olarak bilinen, Gençlerbirliği için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan, takımın öz evladı Metin Diyadin’i, kendisini istemeyen Volkan Demirel’in yerine getirmişti.
Diyadin hoca, parasız pulsuz çok zor koşullarda, aralarında Fenerbahçe, Trabzon ve Samsun’un da aralarında bulunduğu 7 maçlık görev döneminde 2 galibiyet, 3 beraberlik ve 2 yenilgiyle 9 puan toplayarak nefes aldırmıştı.
Sonra ne mi oldu… O gelişine sevindiğimiz, inandığımız başkan gitmiş, yerine söz verilen primleri ödemesi gerektiğini söyleyen hocasını, kulübün öz evladını göndermek için bahane kollamaya başlamış kaprisli, dediğim dedik bir başkan gelmişti… Ç.Rize maçında 2-0’lık skordan 2-2’ye gelinmesini fırsat belleyerek, maç sonunda Metin Diyadin ile yollarını ayırdı. Kırmızı-siyahlılar, daha 22’nci haftada 23 puanla 11.sıradayken…
Önce hiçbir deneyimi olmayan Levent Şahin’i göreve getirdi üstelik futbolcuları isyan noktasına getiren prim sorunu da hemen çözerek… Ama çok kritik hatta her biri 6’şar puan değerindeki Eyüp ve Kayseri maçları heba edilince de tornistan yaparak Volkan Demirel’i yeniden göreve getirdi. Ama unutmayalım puanımız da 24’e çıkmıştı.
Ancak ipin ucu iyice kopmuştu… Volkan Hoca kendisini isteyen yabancı futbolcuları takımı eksik bırakma pahasına oynatınca huzursuzluk da baş gösterdi. Üstelik tehlike çanları da çalmaya başlamıştı lakin teknik direktör ısrarla, “bizim düşme sorunumuz yok” diye konuşuyordu. Sonunda 6 haftadır galibiyete hasret kalmış Göztepe maçına, Niang yetmezmiş gibi Onyekuru’yu da oynatarak 9 kişiyle çıkıp, 3 puanı kaptırınca dank etti.
Heyhat, iş işten geçmişti artık. Başakşehir maçına da Niang’ı kenarda bırakıp yine Onyekuru ile başlayınca, ipe un serme işi başlamıştı… Çok iyi bir kadrosu olmasına karşın 3 haftadır galip gelemeyen İstanbul ekibi, cezalı olan takımın emniyet supabı Goutas’tan da yoksun rakibinin işini ilk yarıda bitirmişti.
Bakmayın maçın 3-0 bittiğine kaleci Velho’nun 5’i ikinci yarıda olmak üzere 7 kurtarışı olmasaydı kelimenin tam anlamıyla bir averaj yıkımına uğraması işten bile değildi. Çünkü son 7 maçta toplam 2 puan kazanabilen Gençlerbirliği’nin İkili averajda eşit olduğu düşme adayları Kayseri ve Eyüp’ten tek üstünlüğü genel averajının daha iyi olmasıdır.
Sevgili Arda Başkan, teknik direktörünün yeni ayıktığı küme düşme tehlikesi konusunda Gençlerbirliği’nin tek kurtulma şansı ateş hattındaki takımların da sürekli puan kaybetmesinden geçiyor.
Gönlümüz hiç istemez, dileğimiz olmamasından yanadır ama bu durum bir gerçekleşirse inan ki vebali senin boyunadır haberin olsun.