Yerel Haberler

Utku, lösemiyle savaşırken umut dağıtıyor

Konya'da yaklaşık 4 ay önce lösemi tanısı konulan ve Ankara'da tedaviye alınan Mehmet Utku Türe (6), 3 aydır kemoterapi alıyor. Türe'nin ailesi, çocuklarının lösemiyle mücadelesini duyurmak, farkındalık yaratmak ve onun gibi olan çocuklara umut olmak için adına sanal medya hesabı oluşturdu. Mehmet Utku'nun hesabında, hastanede şarkı söylerken ve oyun oynarken çekilen görüntüleri paylaşılarak, kök hücre nakli için donör çağrısında bulunuldu.

Konya'da tarih öğretmeni Şeyma Yağmur Türe ve bir firmada kurye olarak çalışan Bilal Türe çiftinin 3 çocuğundan en büyüğü Mehmet Utku Türe, şiddetli diz ağrısı, geceleri uyutmayan bel ve karın ağrıları nedeniyle hastaneye götürüldü. Mehmet Utku'ya, tetkikler sonucunda geçen yıl 10 Ekim'de orta riskli ve B hücreli akut lenfoblastik lösemi (B-ALL) tanısı konuldu. Ardından Ankara'daki Lösemili Çocuklar Vakfı'na ait LÖSANTE Hastanesi'nde tedaviye alınan Mehmet Utku'nun kemoterapi süreci başladı. Annesiyle 3 aydır hastanede tedavi gören Mehmet Utku Türe, ikiz kardeşleri Simay (3) ve Miray (3) ile babasını ise haftada bir kez görebiliyor.

MİLLİ FUTBOLCULARDAN DESTEK

Türe ailesi, çocuklarının lösemiyle mücadelesini duyurmak, farkındalık yaratmak ve onun gibi olan çocuklara umut olmak için adına sanal medya hesabı oluşturdu. Mehmet Utku'nun hesabında, hastanede şarkı söylerken ve oyun oynarken çekilen görüntüleri paylaşılarak, kök hücre nakli için donör çağrısında bulunuldu. Kısa sürede 86 bin takipçi sayısına ulaşan Mehmet Utku’nun sanal medya hesabına destek verenler arasında, Fenerbahçe'nin milli futbolcusu Çağlar Söyüncü ve yine Kasımpaşaspor'un milli futbolcusu İrfan Can Kahveci yer aldı.

'TEDAVİDEN ÖNCE YÜRÜYEMİYORDU'

Şeyma Yağmur Türe, hastaneye ilk gittiklerinde oğlunun yaşadığı ağrıların 'büyüme ağrısı' olarak değerlendirildiğini belirterek, "Yaklaşık 1 sene tanı bekledik. Maalesef romatoloji hastası olarak düşünüldü. Bazı testler yapıldı; FMF ve genetik testler uygulandı ancak bunlar da negatif çıktı. En son doktorumuz kemik iliği biyopsisi önerdi. Kemik iliği biyopsisi yapıldıktan sonra sonucu öğrendik. Öğrendiğimiz günün akşamında da LÖSANTE Hastanesi'ne geldik ve tedavimiz başladı. Burada her şeyi tüm çıplaklığıyla yaşadım. İlk başta öğrendiğimde şok geçirdim ancak bir yandan da kabullendim. Çünkü çocuğuma zaten 1 senedir tanı konulamamıştı. En sonunda tanı konulduğunda çok üzülmekle beraber aynı zamanda şükrettim. Tanının konulması bile benim için bir nimetti. Tedaviye başlamadan önce Utku yürüyemiyordu, okula gidemiyordu. Gittiğinde öğretmeni arayıp, ‘Çocuk yürüyemiyor, gelin’ diyordu. Buraya geldikten sonra 3’üncü gününde yürümeye başladı, enerjisi yerine geldi. Utku, çok enerjik bir çocuktu ancak hastalığın tanısı konulamadığı dönemde sosyal hayattan tamamen kopmuştu. Tedaviyle beraber yeniden eski enerjisine, gücüne ve mutlu haline kavuştu. Utku’ya hastanede hem ilkokul dersleri hem beden eğitimi hem müzik dersleri veriliyor. Ana sınıf öğretmenleri her gün geliyor, çocuklarla oyunlar oynanıyor. 2 tane oyun odamız var ve aktiviteler sabah 8’den akşam 5’e kadar sürüyor" dedi.

'3 TÜP KAN VEREREK UMUT OLABİLİRSİNİZ'

Oğlunun tedavisinin ortalama 1 sene süreceğini söyleyen Şeyma Yağmur Türe, "Şu anda kemoterapi tedavisi görüyoruz. Üçüncü protokoldeyiz ve haziran ayına kadar sürecek. Bu süreçte bazen izin verilirse eve gidiyoruz, izin verilmediğinde Lösemili Çocuklar Köyü’nde kalıyoruz. Şu anda kök hücre nakline gerek duyulmadan kemoterapiyle devam ediliyor sürecimiz ama naklin gerekip gerekmeyeceği de belli değil. Bu tamamen çocuğun verdiği yanıta bağlı. Bu nedenle burada bekleyen birçok çocuk var. Sadece 3 tüp kan vererek bir umut olabilirsiniz. Nakil denince insanlar korkuyor ama aslında sadece 3 tüp kan veriliyor ve bir çocuğa umut olunuyor. Benim evde 2 kızım var. Beni güçlü tutan şey maneviyatım. İçimde hiç bitmeyen bir umut var. İnancım çok yüksek. Allah’a teslim ettim kendimi. Aileler umutlarını kaybetmesin, çok şükür tedavisi olan bir hastalık. Eğer tedavisi olmasaydı gerçekten umutsuzluğa kapılabilirdik. LÖSEV bize umut oluyor. Burada ailelerle, adeta bir aile gibi oluyoruz. Bu süreci yaşayan insanların birbirini daha iyi anladığını düşünüyorum. Diğer insanların da bu süreci anlaması için ben insanların onkoloji servislerini gezmesini tavsiye ediyorum" diye konuştu.

'DOKTOR OLMAK İSTİYORUM'

Mehmet Utku Türe de bir süredir hastanede annesiyle kaldığını anlatarak, "Hastanede oyun oynuyorum, çizgi film izliyorum. Burada en çok yürüyüş yapmayı seviyorum ama bisiklet de sürüyorum. Gün içinde kardeşlerimi arıyorum. Öğretmenlerim yanıma geliyor. En sevdiğim öğretmen Melike öğretmen. Arkadaşlarım da var burada. Onlarla bazen saklambaç oynuyoruz. Hastanede olduğum için en çok kardeşlerimi özlüyorum. Bir an önce hastaneden çıkıp onlara kavuşmak istiyorum. Dışarı çıktığımda babamın bana oyuncak almasını istiyorum. Babamı da özledim. Şarkı söylemeyi seviyorum. Büyüyünce iyileştikten sonra doktor olmak istiyorum. Üstün Hoca gibi bir doktor olmak istiyorum" ifadelerini kullandı.