Yükseköğretim Kurulu’nun bilim iletişimi ve toplumsal katkı vizyonu doğrultusunda üniversitelerde yürütülen projeler dikkat çekmeye devam ediyor. Bu kapsamda İstanbul Aydın Üniversitesi tarafından hayata geçirilen “Bilgelik Programı”, ileri yaş bireyleri yeniden üniversite sıralarına taşıdı.
Yaşam boyu öğrenme anlayışıyla hazırlanan program, yalnızca eğitim vermekle kalmıyor; farklı kuşakları aynı kampüste buluşturarak sosyal dayanışmayı da güçlendiriyor. Dünyadaki “üçüncü yaş üniversiteleri” modelinden ilham alınarak geliştirilen uygulama, aktif ve sağlıklı yaşlanmayı destekleyen örnek projeler arasında gösteriliyor.
Kampüste Yeniden Öğrenci Oldular
Program kapsamında katılımcılar; bilişim, sağlık, sanat, spor, iletişim ve kişisel gelişim gibi birçok farklı alanda eğitim alıyor. Atölyeler, uygulamalı çalışmalar ve sosyal etkinliklerle desteklenen süreçte ileri yaş bireyler yeniden kampüs hayatının bir parçası oluyor.
İki yıl süren eğitim programında katılımcılar haftada üç gün üniversiteye gelerek toplam 286 saat ders görüyor. Mezuniyet sonrasında da seminer ve etkinliklerle üniversiteyle bağlarını sürdürüyor.
Gençler Dijitali Öğretiyor, Büyükler Deneyim Paylaşıyor
Programın en dikkat çeken yönlerinden biri ise “tersine mentörlük” modeli oldu. Üniversite öğrencileri ileri yaş katılımcılara teknoloji ve dijital beceriler konusunda destek verirken, deneyimli bireyler de hayat tecrübelerini gençlerle paylaşıyor.
Bu karşılıklı etkileşim sayesinde yalnızca bilgi aktarımı değil; empati, anlayış ve kuşaklar arası iletişim de güçleniyor. Üniversite kampüsü böylece farklı yaş gruplarının birlikte öğrendiği sosyal bir paylaşım alanına dönüşüyor.
“Bilgiyi Toplumla Buluşturuyoruz”
Füsun Terzioğlu, programın üniversite-toplum bütünleşmesi açısından önemli bir örnek olduğunu belirterek, farklı mesleklerden gelen bireylerin yapılandırılmış bir eğitim modeliyle yeniden öğrenme sürecine dahil olduğunu söyledi.
Terzioğlu, bu tür projelerin akademik bilginin toplumun daha geniş kesimlerine ulaşmasına katkı sunduğunu vurguladı.
“Kendimizi Yeniden Keşfettik”
Program katılımcıları ise üniversite ortamına yeniden dönmenin kendilerine hem zihinsel hem de sosyal anlamda büyük katkı sağladığını ifade ediyor. Değişen dünyaya uyum sağlama fırsatı bulduklarını belirten katılımcılar, özellikle gençlerle kurdukları iletişimin kendilerine yeni bir bakış açısı kazandırdığını dile getiriyor.