Trump, Vietnam ve Golf Arazileri

Trump ve ailesi dünyayı kocaman bir market olarak görürken yerel halk kamusal alandan sürekli bir adım daha geri çekilmek zorunda kalıyor. Geçtiğimiz ayda Arnavutluk'ta süren protestolar ne yazık ki hükümetin geri adım atmasına yetmedi ve tabiat harikası devasa bir alan Trump ailesinin mülkü haline geldi. Bu durum sadece Arnavutluk için geçerli sanıyorsanız yanılıyorsunuz, tüm dünyaya inşa edilen lüks konaklama ve golf arazisi adeta yeni nesil bir kolonileştirme ve bir sonraki adım Vietnam...

990 hektarlık devasa bir araziden bahsediyoruz Vietnam'da. 1,5 milyar dolarlık bu "girişim" yerel halk için hem ekonomik hem de manevi olarak oldukça yıkıcı. Bu araziler Vietnam'daki köylülerin yaşadığı ve oldukça verimli tarım arazileri. Aynı zamanda antik kent, mezarlıklar ve tapınakları da içine alıyor. En az 4000 ailenin doğrudan etkilendikleri için göç etmek zorunda oldukları belirtiliyor. Özel mülke zorla yetersiz tazminatla el koyan hükümet metrekare başına 12 dolar ödenmesini talep ederek bu insanları açlığa ve sefalete mahkum ediyor. Arazilerin böylesine ucuza satılması yerel halkı başka bir yere göç etseler bile orada da yaşayamayacakları maddi koşullara zorluyor.

Tek gelir kaynağı tarım olan köylüler sadece maddi bir yıkımla karşı karşıya değil aynı zamanda atalarının mezarları kazılıyor, inşaata yer açılması için boşaltılıyor. Herkes için atası kırmızı çizgisidir, bu hiçbir toplumun tolere edemeyeceği hassas bir nokta ancak buna ek olarak Vietnam'daki inançlarla da bu mezarlıkların boşaltılmasının doğrudan etkisinin olması adeta çarpan etkisi yaratıyor. Vietnamlılar inanç olarak ata kültüne çok önem veren, atalarına da ibadet eden insanlar. Bu döngünün mezarlıklara yapılan hürmetsizlikle kırılması aynı zamanda inançsal olarak da atalarının yok oluşuna ve ibadet etmelerindeki çeşitli zorluklara sebep olacak oldukça büyük bir yıkım.

The New York Times'ın haberine göre Vietnam kapitalist hükümeti, ABD ile olan ticari ve diplomatik ilişkileri geliştirmek uğruna Trump ailesine para kazandıracak bu yıkımı kendi çevre ve imar yasalarını hiçe sayarak gerçekleştiriyor. Vatandaşların temel hakları yabancı bir yatırım uğruna feda edilmiş ve halkta derin bir adaletsizlik hissi kendini göstermiştir.

Vietnam halkı protestolara başladı, dilekçe ve hukuki direniş gerçekleştirdi ve araziden çıkmama kararı aldılar. Ancak polis şiddeti ile protestolar bastırıldı, halk evlerinden zorla çıkartılmaya başlandı. Köylere zorla ve polis korumasıyla giren buldozerler tarım ürünlerini telef etti ve arazileri "temizledi". Görüntülerin medyaya aktarılması da oldukça güç çünkü bölgede dijital gözetim ve baskı ile görüntülerin yayılması caydırıcı bir şekilde engelleniyor. Yine benzer şekilde 2020'de zorla kamulaştırılan ve sonra yatırımcılara satılan arazilerin ardından patlak veren Dong Tam olaylarında bölge hükümetçe derhal militarize edilmiş ve halk ayaklanmasına müsaade edilmememişti.

Kapitalizmin bu haline laf etmek istemeyenler Trump'ın zorba kişiliği ile olayları açıklamaya çalışsa da Trump tam bir kapitalisttir. Kapitalizmin son aşaması olan emperyalizm aynen böyle gerçekleşmektedir. Liberal söylemin adeta felsefe papağanı gibi sayıkladığı hukuk devleti burjuva hukuk devletidir ve görünen o ki halkı için orada değildir.

Son olarak Vietnam benim için gerçekten özel bir ülke ve üstüne titreyerek yazıyorum bu satırları. Bir ülke düşünün ki Fransız sömürgesiyken 2 milyon insanı katledilsin sonrasında ABD'nin komünist Vietnam'a açtığı savaşta kullanılan bomba sayısı İkinci Dünya Savaşı'nda kullanılan tüm bombaların sayısından 3 kat fazla olsun... Vietnam tarihi boyunca sürekli Batı sömürgeci zihniyetinin kurbanıydı ve halen de halkı bu zihniyet yüzünden acı çekmeye devam ediyor. Cümleme Vietnamlı devrimci Ho Chi Minh'in tarihe geçmiş sözüyle son vermek istiyorum: "Không có gì quý hơn độc lập, tự do" yani "Bağımsızlık ve özgürlükten daha değerli hiçbir şey yoktur."