Trafik sigortasında 1 Ağustos itibarıyla yürürlüğe giren düzenlemeler ilk bakışta teknik ayrıntılar gibi görünebilir. Oysa değişikliklerin tamamına birlikte bakıldığında, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (SEDDK) yalnızca bazı uygulamaları değiştirmediği, hasar yönetim sistemini yeniden tasarladığı görülüyor.
Bugüne kadar trafik sigortasında en fazla tartışılan konuların başında hasar süreçlerinin uzun sürmesi, eksper görevlendirmeleri, değer kaybı davaları ve hasar takip şirketleri geliyordu. Yeni düzenleme tam da bu alanlara müdahale ediyor.
Peki, yeni sistem gerçekten vatandaşın işini kolaylaştıracak mı? Yoksa yalnızca süreçlerin yönetim biçimini mi değiştirecek?
En büyük değişim hasar yönetiminde yaşanacak
Yeni sistemin belki de en önemli ayağı, eksper atamalarının merkezi dijital sistem üzerinden otomatik yapılacak olması.
Bu uygulama, eksper seçiminde tarafsızlığı güçlendirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda dosyaların daha kısa sürede sonuçlandırılması ve eksper görevlendirmesi nedeniyle yaşanan tartışmaların azaltılması hedefleniyor.
Ancak başarının anahtarı, dijital sistemin hızında ve şeffaflığında olacak. Atama mekanizmasının kesintisiz çalışması ve eksper raporlarının zamanında hazırlanması, sistemin güvenilirliğini belirleyecek.
Araç sahipleri için en önemli yenilik
Yeni düzenlemenin en somut kazanımı ise değer kaybı tazminatında görülüyor.
Geçmişte binlerce araç sahibi, aracının ikinci el değerinin düştüğünü bilmesine rağmen ayrı başvuru yapmadığı için tazminat alamıyordu. Hatta bu nedenle birçok kişi avukatlara veya hasar takip şirketlerine yöneliyordu.
Artık eksper, araçtaki maddi hasarı belirlerken aynı rapor içinde değer kaybını da hesaplayacak. Böylece hak sahiplerinin ikinci bir başvuru yapmasına gerek kalmayacak.
Bu değişiklik, hak kayıplarını azaltabilecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Hasar takip şirketleri için zor dönem
Düzenlemenin en çok etkileyeceği kesimlerden biri de hasar danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren aracılar olacak.
Yıllardır birçok araç sahibi, değer kaybı veya hasar tazminatı alabilmek için yüksek komisyonlar ödeyerek bu şirketlerle çalışıyordu.
Yeni sistemde değer kaybının otomatik hesaplanması ve hasar süreçlerinin doğrudan sigorta şirketleri tarafından yürütülmesi, bu aracılık faaliyetlerine olan ihtiyacı önemli ölçüde azaltabilir.
SEDDK'nın kanuna aykırı faaliyet gösteren yapılar hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıklaması da sektör açısından önemli bir mesaj niteliğinde.
Sigorta şirketleri için yeni sorumluluklar
Yeni sistem yalnızca vatandaşlara kolaylık getirmiyor.
Sigorta şirketleri açısından da daha hızlı hasar yönetimi, merkezi eksper sistemi ve otomatik değer kaybı hesaplaması nedeniyle operasyonel sorumluluklar artıyor.
Özellikle dosyaların kısa sürede sonuçlandırılması ve ödeme süreçlerinin hızlandırılması konusunda sektörün daha dikkatli hareket etmesi gerekecek.
Sürücülerin dikkat etmesi gereken yeni kural
Belki de en fazla tartışılacak düzenleme, maddi hasarlı kazalarda da olay yerinin terk edilmesinin yasaklanması olacak.
Bugüne kadar birçok sürücü küçük çaplı kazalarda araçlarını yol kenarına çekerek daha sonra tutanak düzenlemeyi tercih ediyordu.
Yeni dönemde gerekli belgeler tamamlanmadan olay yerinden ayrılan sürücüler, sigorta şirketinin yaptığı ödemeleri geri ödeme riskiyle karşı karşıya kalabilecek.
Bu nedenle sürücülerin yalnızca Karayolları Trafik Kanunu'nu değil, sigorta mevzuatını da yakından takip etmeleri gerekecek.
Dijital sigortacılık dönemi güçleniyor
1 Eylül'de devreye girecek Alo 193 Sigorta Hasar, İhbar ve Şikâyet Hattı ile birlikte sistemin bir başka ayağı daha tamamlanmış olacak. Merkezi eksper ataması, otomatik değer kaybı hesaplaması ve ortak ihbar merkezi birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye'de trafik sigortasında dijitalleşmenin yeni bir aşamaya geçtiği görülüyor.
Bu dönüşümün temel hedefi; işlemleri hızlandırmak, hak kayıplarını azaltmak, kayıt dışı aracılık faaliyetlerini önlemek ve sigorta sistemine duyulan güveni artırmak.
Başarı uygulamayla ölçülecek
Her reform gibi bu düzenlemenin başarısını da uygulama belirleyecek. Merkezi sistem kesintisiz çalışır, eksper raporları zamanında hazırlanır, değer kaybı hesaplamaları standart hale gelir ve sigorta şirketleri ödemeleri geciktirmezse kazanan vatandaş olacak.
Ancak uygulamada aksaklıklar yaşanır, hasar dosyaları uzar veya dijital sistem beklenen performansı gösteremezse tartışmaların sona ermesi yerine yeni bir boyut kazanması da mümkün.