İthalatta uygulanan KDV düzenlemelerine ilişkin bir ifade, vergi camiasında yorum ayrılığına neden oldu. 57 No.lu KDV Tebliği'nde yer alan "ithalat bedelinin 2,6 milyon TL'yi aşması" şartının hangi ithalatı kapsadığı konusunda farklı görüşler ortaya çıktı.
Son yıllarda ithalatın ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla gümrüklerde çeşitli koruma önlemleri, gözetim uygulamaları ve ithalatta haksız rekabetin önlenmesine yönelik tedbirler uygulanıyor. Bu kapsamda yürürlüğe giren 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile söz konusu önlem ve tedbirler nedeniyle oluşan ilave matrah farkları üzerinden ödenen KDV'nin indirim hakkı kaldırıldı.
Daha sonra yayımlanan 57 No.lu KDV Tebliği ile de, KDV indiriminin doğru uygulanıp uygulanmadığının özel amaçlı yeminli mali müşavir (YMM) raporuyla tevsik edilmesi zorunluluğu getirildi.
Ancak tebliğde yer alan "Bu kapsamda ithalat yapan mükellefler..." ifadesi, uygulamada farklı yorumlara yol açtı. Tartışmanın odağında, altışar aylık dönemler itibarıyla 2,6 milyon TL'lik eşik tutarın yalnızca 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamındaki ithalatları mı, yoksa mükellefin ilgili dönemde gerçekleştirdiği toplam ithalatı mı kapsadığı sorusu bulunuyor.
Bir görüşe göre eşik tutar yalnızca karar kapsamındaki ithalat işlemleri için geçerli. Diğer görüş ise mükellefin toplam ithalatının 2,6 milyon TL'yi aşması halinde, karar kapsamındaki ithalat tutarı düşük olsa bile YMM raporu düzenlenmesi gerektiğini savunuyor.
Uzmanlar, ikinci yorumun benimsenmesi halinde karar kapsamına giren ithalat tutarı oldukça düşük olan mükelleflerin dahi ilave rapor düzenletmek zorunda kalacağına dikkat çekiyor. Bunun da mükellefler açısından ek maliyet oluşturacağı belirtiliyor.
Öte yandan Gelir İdaresi Başkanlığı, 2026 yılının ilk altı aylık dönemine ilişkin özel amaçlı YMM raporlarının ibraz süresini 31 Ağustos 2026'ya kadar uzattı. Sirkülerde, "2026 yılının ilk altı aylık döneminde yapılan ve ithalat bedeli 2.600.000 TL'yi aşan 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamındaki ithalat işlemlerine ilişkin" raporların süresinin uzatıldığı ifade edildi.
Söz konusu ifadeye rağmen uygulamadaki yorum farklılıklarının devam ettiği belirtilirken, uzmanlar tereddütlerin giderilmesi için Gelir İdaresi Başkanlığı'nın açıklayıcı bir düzenleme yapmasının yerinde olacağını değerlendiriyor.