Sosyal Devlet Yeterince Sosyal Midir?

Çağımızın yüzleştiği en büyük soygun şüphesiz sosyal devlet anlayışının yozlaşmışlığıdır. Günümüz "sosyal devleti", kapitalizmin vardığı en uç nokta sömürü noktası haline gelmiştir ve kendisinin gerekliliğini ve anlamını vatandaşa sıklıkla sorgulatır. Biz normal vatandaşlar kendimize şu soruyu sorarız: "Benden böylesine yüklü miktarda kesintiler yapılıyorsa bunun bir karşılığı olmalı." Peki bu karşılık tam olarak nerededir? Neden özel sigortalara ihtiyaç duyuyoruz? Neden randevu sırası bulamıyoruz?

Bu soruların hepsini sormamız doğal çünkü az bir miktarda ödeme yapmıyoruz, üstelik bu anlayış yalnız Türkiye'de değil, bugün kendisine sosyal devlet diyen her devlette inanılmaz büyük geri adımlar atılmış bulunmakta. Her ay maaşlarımızdan tonla kesilen sigorta paraları bize eşit hizmeti ne kadar sağlıyor? Örneğin neden randevu bulamıyoruz? Aylar sonrasına randevu veren sistem neden her ay bizden günü gününe para istiyor öyleyse? Benim aldığım randevu 4 ay sonraya atılacaksa ben bu sigorta parasını da 4 ayda bir ödesem mesela? Üstelik bangır bangır her yerde "Erken teşhis hayat kurtarır." deniliyor, erken değil vaktinde bile teşhis alacak doktor artık bulamıyoruz.

Özel sigortaya para vereceksek biz neden devlete ihtiyaç duyuyoruz? Kaldı ki bence özel sigortanın kendisi sosyal devlete edilmiş büyük bir hakaret. İnsanca, hızlı muamele görebilmek; doğru teşhis alabilmek adına özel hastanelere koşuyoruz. Paranızla da kurtulamıyorsunuz, sağlık - eğitim gibi ennnnn temel ihtiyaçlar bir kez özelleştirilirse ne mi olur? Sizden daha fazla para alabilmek uğruna başınıza türlü işler gelir. Bunlar benim Mars'tan bulup da getirdiğim konular değiller, hepimizin gündelik hayatında karşılaştığı rezalet muameleler ve "keriz silkelemelerden" bahsediyorum. Evet, sistem hepimizi keriz yerine koyuyor, nereye para ödeyeceğimizi şaşırıyoruz ama karşılığında dürüst bir hizmeti hangimiz alabiliyor?

Her sistemin kaybedeni ve kazananları olur, bu kayıp efendim bizlere yani orta / alt sınıf vatandaşa ait herzaman olduğu gibi... Hastanelerden, okullardan memnun değilseniz bundan kim kazanır? Özel hastane sahipleri ve özel okul sahipleri elbette. Biz vatandaş olarak kaybederken sermaye her geçen gün daha çok para kazanır. Bugün dünyada sosyal devlet anlayışı yıkılıyor ve altında bizler kalıyoruz. Herkes bir ihtiyaç yaratıyor ve özelleştiriyor, bağlantılarla yeni bir sektör ihtiyacı kuruyor ve bizler işimizi halletmek adına bu gayrı resmi mecburiyetlere mahkum yaşıyoruz. Bu, sosyal devlet değildir.

Sosyal devlet vatandaşına temel haklarını sağlayabilen devlettir. Randevuyu erken bulunca Hac kurrası çıkmış gibi seviniyorsak bu artık sunulan imkan değil çıkan lotodur. En temel haklarımızı almak için hayatta kalma mücadelesi vermek zorunda kalmamalıyız. Belki şimdi okuyunca "Geçti, o dediğin eskidendi!" diyorsunuz ama hayır, ben halen can çekişen sosyal devletin yasını tutuyorum çünkü onsuz var olabilmemiz mümkün değil. Bugün tüm dünyayı saran neoliberal kanser bizleri içine hapsetti ve insanlığın eski barbar dönemlerine dönmesine çeyrek vakit kaldı. Bugün yükselen popülist propaganda bu ihtiyacın yanlış konumlanması için üretilen siyasetin kendisidir ve kapitalizm bizi her anlamda insan olmaktan alıkoymaktadır. En temel haklarımızı en çok güvendiğimiz kurum olan devlet sağlamalıdır. Bu yozlaşmışlık ile insanlığın vardığı ve varacağı nokta ortada, bugün 4 aya bulamadığımız randevuyu yarın 1 yıla bulamayacağız ve sonra belki hiç bu hakka sahip olamayacağız.