Eğitim

Sınava girecek öğrencilere "ekran kullanımı" uyarısı

Doç. Dr. Sadettin Burak Açıkel​​​​​​​, 13 Haziran'da düzenlenecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav öncesinde öğrencilere ekran kullanımını mümkün olduğunca sınırlandırmaları tavsiyesinde bulundu.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sadettin Burak Açıkel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sınava sayılı günler kala bazı öğrencilerde kaygı düzeyinin arttığını gözlemlediklerini belirtti.

Sınav kaygısının bazı öğrencilerde huzursuzluk, keyifsizlik ve başarısızlık korkusu ile zaman zaman ağlama atakları, uyku ve iştah düzensizliğine yol açabildiğini dile getiren Açıkel, öğrencilerin uzun süredir hazırlandıkları önemli bir sınava girecek olmaları nedeniyle belirli düzeyde kaygı yaşamalarının doğal olduğunu ifade etti.

Bazı öğrencilerde kaygının yoğun fiziksel belirtilere yol açabildiğine işaret eden Açıkel, kaygıya, şiddetli karın ağrısı, bulantı, kusma, yoğun çarpıntı, aşırı terleme gibi çocuğun günlük işlevselliğini bozan fiziksel belirtiler de eşlik ediyorsa ailelerin çocuk-ergen psikiyatri uzmanına başvurmaları gerektiğini söyledi.

Açıkel, kaygının kalıcı bir duygu olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

"Yoğun kaygı hissedildiğinde bir süre beklemek, diyafram nefesi dediğimiz akciğerleri doldurarak nefes almak ve önceki sınav deneyimlerini hatırlamak, kaygının yönetilmesine yardımcı olabilir. Çünkü çok sayıda denemeye girdiler. Öğrenci, LGS hazırlık sürecini verimli geçirdiyse ve temel oluşturduysa, kaygıyı yönetmesi daha kolay olur. Şunu unutmasınlar, eğer verimli bir çalışma dönemi geçirdilerse sınav da iyi geçecektir. "

Ailelerin sınav sürecindeki tutumlarının önemine işaret eden Açıkel, sınava az süre kala öğrencilerin günlük rutinlerinden uzaklaşmamaları gerektiğini söyledi.

Ailelerin sınavla ilgili "Ne olacak bu sınav, boş ver, hiç önemli değil" gibi değersizleştirici söylemlerden kaçınması gerektiğinin altını çizen Açıkel, sınavın hayatın vazgeçilmez ve aşılması imkansız bir basamağı gibi sunulmasının da doğru olmadığını vurguladı.

"Sınav merkezini önceden görmek kaygıyı azaltabilir"

Başarı baskısının öğrencilerde performans kaygısını artırabileceğine dikkati çeken Açıkel, "Aileler çocuklarla konuşurken, 'Evet, sınav önemli bir sınav. Sen de çok emek harcadın, çalıştın. Bunun karşılığını alacağımızı düşünüyoruz ama hayatta her zaman alternatifler vardır. Biz mevcut durumu en iyi şekilde değerlendirip sınavı tamamlayacağız' bakış açısıyla bakmaları lazım. " dedi.

Açıkel, kaygı yaşayan çocuk ve gençlerin genellikle ebeveynlerinden destek aradığını, anne ve babalarıyla sohbet edip vakit geçirmenin rahatlamalarına yardımcı olabileceğini belirterek, sınav sürecinde ailelerin tutumunun önemli olduğunu ifade etti.

Sınav öncesinde öğrencilere "ekran kullanımını mümkün olduğunca sınırlandırmaları" çağrısında bulunan Açıkel, şunları kaydetti:

"Ekran kullanımını özellikle uyku saatlerine yakın dönemde önermiyoruz, tüm bilimsel kaynaklar bunu söylüyor. Ekran süresini tamamen sıfıra indirmek tercih edilebilir ancak bunu gençle işbirliği içinde yapmak lazım. Eğer genç telefon kullanmak istiyorsa ebeveyn kontrolünde, içerik ve süreye dikkat edilerek ve uykuyu engellemeyecek şekilde kullanabilir. Sınavdan önce telefonun daha az kullanılmasını, mümkünse hiç kullanılmamasını öneririm. Çünkü ekran her zaman duygusal olarak rahatlamaya yardımcı olan bir araç değil. Birlikte vakit geçirmek, yürüyüş yapmak ve sohbet etmek bu kaygı döneminde daha rahatlatıcı olabilir."

Açıkel, öğrencilerin sınava girmeden birkaç gün önce sınava girecekleri yeri görmelerinin de kaygıyı azaltmak için faydalı olabileceğini söyledi.