Sanchez, Jane Fonda, Kürtler, İslamcılar

Kendisini dünyanın efendisi, kalanını da kendisine tabi köleler gibi gören Siyonist İsrail’in, Epstein adası sapıklarından çocuk tecavüzcüsü Trump’la beraber Ortadoğu’yu dizayn etmeye yönelik vahşi saldırganlığı karşısında takınılan tutum, her açıdan ibret verici.


Şu çok açık, ne ABD’nin ne İsrail’in İran’a demokrasi götürmek gibi bir derdi var. Bu iddiayı nerede kuşanıp oraya müdahalede bulunduysa o ülke kan, gözyaşı, kaos içinde kaldı. Libya’da, Sudan’da, Somali’de, Irak’ta, Suriye’de bölge halkları birbirini kırdı ama emperyalist güçler, küresel şirketler servetlerine servet kattı.
Şimdi İran’da aynı oyun sahneleniyor. Artık İsrail gibi Tanrı tarafından seçilmiş topluluk olduğunu düşünen ve güya tanrı tarafından vaat edilmiş kutsal toprakları ele geçirmek isteyen azgın, barbar bir gücün derdinin demokrasi olmadığını anlamak için şu kısacık zaman diliminde yeterli tecrübeyi edinemedik mi?
Şaman öğretisinde “Ders sen öğrenene kadar devam eder” sözü vardır. İsrail-ABD güçlerinin İran’a yönelik saldırısıyla ilgili Türkiye ve dünyada sergilenen tavırlara bakılırsa hala dersi öğrenememiş olanlar var. Hem de çok kısa sürede onca tecrübe göz önünde duruyor iken…
İslam dünyası tam bir ikiyüzlülük içinde davranıyor. Mezhepçilik gözlerini öyle bir döndürmüş ki, aynı dine, aynı peygambere inanan ancak mezhep bakımından farklı İran’ın, Siyonist diye suçladığı İsrail tarafından ezilmesini zevkle seyrediyor. “Gazze, Gazze “ diye yeri göğü inletiyorlarken gerçekte İsrail’e karşı etkili tek bir eylem koyamamaları gibi İran’ın vurulmasından da haz alıyorlar. Ülkelerine konuşlandırdıkları ABD üsleri vurulunca da sanki o ülkeye saldırılıyormuş gibi ahlaksız bir söylem geliştiriyorlar.


Ne yani; ABD- İsrail her türlü kuralları ayaklar altına alarak, sırf keyfi öyle istediği için İran’a vuracak da İran meşru müdafaa hakkını savunmayacak mı?


Gelelim Kürt cephesine… ABD- İsrail desteği ile Suriye gibi bölgenin tek laik ülkesi çökertilirken ve bundan en fazla İsrail yararlanırken PYD’nin oynadığı rol inkar edilemez. ABD’nin, İsrail’in her türlü desteğini arkasına alan, Colani, İdlib’ten yola çıkıp daha Şam’a varmamışken başta havaalanları olmak üzere kontrol ettiği bölgeleri HTŞ’ye teslim eden PYD’nin “biz tarafsızız” politikası nasıl ki bir aldatmacadan ibaretse bugün İran’daki Kürt örgütlerinin tarafsızlık politikası da aynı kapıya çıkar. Çünkü Kürt örgütleri ABD tarafından aynı platformda bir araya getirilmiş gözükmektedir. ABD ve İsrail’in bu örgütleri silahlandırarak kara harekatında kullanmak isteği de malumdur.

Dolayısıyla Kürtlerin de ABD-İsrail saldırganlığına karşı “biz tarafsızız” demesi, eğer güçlü bir üçüncü yol inşa edilememişse gerçekte Siyonist politikanın yanında saf tutmak anlamına gelmektedir.
İsrail saldırganlığı karşısında herkes suspus olurken İspanya’nın solcu Başbakanı Pedro Sanchez’in savaş karşıtı tutumu çok saygıdeğer bir tutum olarak ortaya çıkıyor. Sanchez, liderliğindeki sol koalisyon hükümeti, İran'dan Gazze'ye, Venezuela'dan Ukrayna'ya uzanan krizlerde uluslararası hukuku merkeze alan net çıkışlarıyla birçok Avrupalı müttefiğinden farklı bir tutum izliyor. Sanchez, “Buradaki soru, Ayetullahları destekleyip desteklemediğimiz değil, kimse desteklemiyor. İspanyol halkı kesinlikle desteklemiyor ve elbette İspanyol hükümeti de desteklemiyor. Öte yandan asıl soru, uluslararası hukukun ve dolayısıyla barışın yanında olup olmadığımızdır. Birincisi, hepimizi koruyan uluslararası hukukun ihlaline ve ikinci olarak, dünyanın sorunlarını yalnızca çatışma ve bombalar yoluyla çözebileceğini varsaymaya hayır.” diyor ve bu tutumun Ukrayna ve Gazze’de benimsedikleri tutumla aynı olduğuna dikkat çekiyor.
Sanchez, 23 yıl önce George W. Bush’un Saddam Hüseyin’in rejiminin kitle imha silahları geliştirdiği gerekçesiyle Irak’a başlattığı savaşa atıfta bulunarak, “geçmişin hatalarını tekrarlamama” çağrısında da bulunuyor.

Ama bu süreçte en dikkat çekici olan ABD’li ünlü sinema oyuncusu Jane Fonda’nın tutumu idi. Vietnam hatırlatmasında bulunan Fonda, “Şu anda anne babalar çocuklarını enkazdan çıkarıyorlar" derken, operasyonun uluslararası hukuku ve ABD anayasasını ihlal ettiğini de savundu.
Son derece takdir edilecek bir tutum bu. İnsanın, İsrail bombaları İran’a düştükçe büyük bir haz alanları dikkate aldığında Sanchez ve Fonda’ya duyduğu saygı daha da artıyor.