Ekonomi

Otomobil fiyatlarındaki artış enflasyonun gerisinde kaldı

2025’te “güvenli yatırım” algısı sona erdi; otomobil yatırımcısına reel kayıp yaşattı, kiralama yeniden öne çıktı

Pandemi sonrası dönemde yüksek enflasyon ve arz sıkıntıları nedeniyle güvenli yatırım aracı olarak görülen otomobil, 2025 yılında bu özelliğini büyük ölçüde kaybetti. LenaCars’ın yayımladığı “2025 Yatırım Araçları Karşılaştırması” raporuna göre, otomobil fiyatları nominal olarak artsa da enflasyon karşısında reel kayba yol açtı. Raporda, otomobilin yatırımcıyı koruyamadığı, buna karşılık altın ve mevduat gibi araçların ciddi reel getiri sağladığı ortaya kondu.

Türkiye otomobil pazarı 2025 yılında satış adetlerinde rekor kırarken, fiyatlar cephesinde uzun yıllardır görülmeyen bir tablo oluştu. Rapora göre sıfır otomobil fiyatları yıl genelinde nominal olarak yüzde 18 artmasına rağmen yüzde 12,89 oranında reel kayıp yaşattı. İkinci el otomobillerde ise nominal yüzde 14’lük artış, yüzde 16,89’luk reel değer kaybıyla sonuçlandı. Aynı dönemde gram altın yatırımcısına yaklaşık yüzde 52 reel getiri sağlarken, mevduat faizi de enflasyonun üzerinde kazanç sundu.

LenaCars Genel Müdürü Selçuk Nazik, 2025’in otomobil açısından bir kırılma yılı olduğunu belirterek, “Otomobil artık yatırımcısını korumuyor. Enflasyon karşısında değer kaybediyor ve aynı zamanda vergi, bakım, sigorta ve finansman maliyetleriyle ciddi bir yük oluşturuyor” dedi. Nazik’e göre pandemi döneminde yaşanan arz krizinin sona ermesi, yüksek faiz ortamı ve artan maliyetler, otomobili yatırım aracı olmaktan çıkararak tamamen kullanım odaklı bir tüketim kalemine dönüştürdü.

Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise araç kiralama modelinin yeniden rasyonel hale gelmesi oldu. Otomobildeki reel kayıplar ve kiralama fiyatlarındaki dengelenme, bu modeli hem bireysel hem de kurumsal kullanıcılar için daha cazip hale getirdi. Nazik, “Kiralama modeli, değer kaybı riskini kullanıcıdan alıyor ve nakit akışını koruyor. Birikimi otomobile bağlamak yerine finansal araçlarda değerlendirmek daha mantıklı hale geldi” değerlendirmesinde bulundu.

Uzmanlara göre 2025 verileri, Türkiye’de otomobilin artık bir yatırım aracı değil, bir mobilite tercihi olarak konumlandığını gösteriyor. Sahiplikten çok erişimin öne çıktığı yeni dönemde, otomobilin yatırım portföylerinden ziyade ulaşım çözümlerinin bir parçası olması bekleniyor.