Nerede O Eski Bayramlar!

Bayram demek "neşe, sevinç, mutluluk, huzur" demekti. Bayramlar yaşamımızın ayrıcalıklı günleriydi bizim zamanımızda. Her şeyin yenisi demekti belki de. Yozlaşan ilişkilerin, dargınlıkların bitirildiği, sevginin-saygının yüceldiği, hoşgörünün egemen olduğu, yaşamın güzelliklerinin bir arada yaşandığı özel günlerdi hele de biz çocuklar için.

Öyle bir döneme geldik ki, bayramlar artık sancılı, kavgalı, acılı. Bayram etmiyorduk, bayram ettiriyorduk çocuklarımıza… Ne acıları paylaştık ne mutlulukları. Ne de gurur duyduk başarılarla. Paranın gücü, her şeyin başı oldu giderek. Zenginliğin yoksulluğa dönüştüğü bayramlardayız artık.

Büyükler yaşamdan çekildikçe, aile içi sorunlar, hısım akrabalarla kopmalar, bayramlardan uzaklaşmalar yaşamaya başladık. Değişen, gelişen, dönüşen ve teknolojik yeniliklere yenik düşen bayramlar dönemi başladı. Çocuklar her istediğine her zaman ulaşabilen olanaklara sahip oldu. Bayramlardan kaçmalar başladı. Uzak yerlere, tatil yörelerine gitmeler de arttı.

Bayrama gitmeyi gerektiren, ziyaretine gidilecek büyükler de yok belki. Olanlar da ya iletişimsizlik ya da miras kavgalarının mağduru oldular. Çatılarımızın altında yaşlısı bulunan evler de yok artık. Ya huzur evlerindeler ya şefkat yurtlarında ya da otel odalarında.

En kötüsü de ne biliyor musunuz? Çocukların hayalleri çalındı. Yaşlıların huzur evlerine tıkılmaları da ayrı bir sorundur artık. İçtenliğimizi, cömertliğimizi, bayram ziyaretlerini de unuttuk. Yaşam ve geçim koşullarının zorluğuyla, ülke içi göçlerle varoşlar oluşturduk. Sanat-Edebiyat, okuma bilinci, doğa sevgisi, çevre özeni diye bir şey vardı; eksildi yaşamımızdan. Kuşaklar arası iletişim ve ilişkiler de kağşadı. Şiddet toplumu olma, etik değerlerden kopma hayaldi; ama hepsi gerçek oldu. Üç şeye kurban gittik: Rant, para, maddi kazanım ve değerler yozlaşması… Bu nedenle kavgasız bayramlara özlem duymak diye başlık attığım bayram yazıları bile yazdım.

Devamı için tıklayınız.