Montella’nın İnadı Kupaya Veda Ettirdi

24 yıl sonra gittiğimiz Dünya kupasında futbolcu kalitemiz değerlendirildiğinde çok rahat çıkacağımız gruptan birbirinin kopyası 2 takıma gol atamadan yenilerek veda ettik.

Hem Avusturalya hem de Paraguay maçlarında, oyunun büyük bölümünde topla oynamada yüzde 72 ve 79 oranında üstündük. Toplamda 62 şutun sadece 13’ünde isabet sağladık, birer şutumuz direkten döndü. Yaptığımız 68 ortadan sadece 10’unda etkili olduk. Her iki maçta rakip ceza sahasında 51’er kez topla buluştuk, rakiplerimiz ise 19’ar ceza alanımıza girebildiler.

Tüm bu istatiksel üstünlüğümüz bize ancak 5 net pozisyon sağlayabildi. Buna karşın totalde kalemizi tutan sadece 6 şuttan 3 gol yedik.

Böylesine önemli organizasyonda çok iyi futbola bakılmıyor. Amaç öncelikle skoru bulmak ve öne geçtikten sonra bu üstünlüğü korumak için her türlü yola başvurmak. Tıpkı bizi kupa dışına iten rakiplerimizi oyunu kuralına göre oynamanın hesabını sorup, ayıplamıyor aksine taraftarlarını mutlu ederek sırtları sıvazlanıyor.

Maalesef gerek Avusturalya gerekse Paraguay, bizim en zayıf yönümüzden yani kapalı ve sert savunma yapan takımlara karşı bir alternatif üretemeyen teknik yönetime sahip olmamızdan çok iyi yararlandılar.

Tüm bunlara karşın Paraguay karşılaşmasında rakibimiz, koca ikinci yarıyı bu dünya kupasında uygulamaya konulan “Futbolcuların rakip oyuncuya ağızlarını eliyle kapatarak bir şeyler söylemelerinin kırmızı kartla cezalandırılır” şeklindeki yeni kural gereğince Almiron’u, Mert Müldür’e karşı bu eylemi VAR tarafından tespit edilerek hakeme izletilmesi sonucu 10 kişi kalmasına rağmen çok iyi direndi ve maçı kazanmayı başardı.

Maçın çok kısa ve özlü özeti, “Paraguay daha 2.dakikada attığı golün üzerine yattı ve bunun sonucunda erken dönüş biletimizin kesti” şeklinde yapılabilir.

Artık Montella, herkesin eleştirdiği bu oyun sistemi inadından vazgeçer mi yoksa Federasyon başkanımız, bu İtalyanı Türk vatandaşı yapma sevdasının peşinden koşmayı sürdürecek mi?

Bir de acaba sayın başkana 86 milyonluk Türk vatandaşı yetmiyor mu?

Doğrusu bu soruların yanıtlarını merakla bekliyorum.