Okul çevrelerinde güvenli eğitim ortamlarının sağlanması amacıyla emniyet birimleri bünyesinde görevlendirilen Mobil Okul Timleri’nin; öğrenci servisleri, okul çevresindeki işletmeler, kafeler, parklar, metruk binalar ve umuma açık alanlarda denetimler yürüttüğü biliniyor. Ancak bu uygulamanın hangi illerde, hangi kapsamda ve ne kadar etkili şekilde yürütüldüğüne dair kamuoyu ile paylaşılan açık, bütüncül ve karşılaştırılabilir veriler bulunmuyor.
Elif Esen, çocukların uyuşturucu ve diğer risk unsurlarından korunması, suça sürüklenmenin önlenmesi ve caydırıcılığın sağlanması açısından bu tür uygulamaların önemli olduğunu vurgularken, ölçülebilirlik ve hesap verebilirlik ilkesinin altını çizdi: “Çocukları korumaya dönük her uygulama, iyi niyet beyanlarıyla değil; açık veriler, etki analizleri ve düzenli raporlamayla değerlendirilmelidir. Aksi halde güvenlik politikaları görünür ama denetlenemez ve etkisi bilinemez hale gelir.”
“STANDART YOKSA KEYFİLİK RİSKİ BÜYÜR”
Önergede; Mobil Okul Timleri’nin ülke genelindeki yaygınlığı, ekip sayıları, görev tanımları, hangi birimlerle koordinasyon içinde çalıştıkları ve ekiplerin standart bir yapılanmasının olup olmadığına dair sorular yer aldı. Uygulamanın okullara göre farklılaşıp farklılaşmadığı ve bu farklılıkların hangi ölçütlere dayandığı da gündeme getirildi.
“ETKİSİ ÖLÇÜLMEYEN UYGULAMANIN, KORUYUCULUĞU TARTIŞILIR”
Elif Esen ayrıca, son üç eğitim-öğretim yılına ait denetim sayıları, tespit edilen ihlaller, uygulanan idari işlemler, adli mercilere intikal eden olaylar ve çocuklara yönelik koruyucu–önleyici işlemlerin istatistiksel olarak açıklanmasını istedi. Mobil Okul Timleri’nin etkinliğini ölçmeye yönelik olarak hazırlanmış rapor, performans göstergesi veya etki analizlerinin bulunup bulunmadığını soran Esen, varsa bu çalışmaların hangi birimlerle ve hangi yöntemlerle paylaşıldığının da kamuoyuna açıklanması gerektiğini vurguladı.
“ÇOCUK GÜVENLİĞİ SÜREKLİLİK İSTER, GEÇİCİ UYGULAMALARLA OLMAZ”
Önergede son olarak, Mobil Okul Timleri’nin görev, yetki ve sorumluluklarının ülke genelinde standartlaştırılması ve uygulamanın sürekliliğinin sağlanmasına yönelik Bakanlık çalışmalarına dair bilgi talep edildi. Elif Esen, çocukların güvenliğinin geçici uygulamalara değil, kurumsal, şeffaf ve çocuk hakları temelli politikalara dayanması gerektiğini belirterek, İçişleri Bakanlığı’nı bu konuda kamuoyunu açık ve düzenli biçimde bilgilendirmeye çağırdı.