Siyaset

Kazdağları’ndaki maden kapasite artışına Zafer Partisi’nden tepki

Zafer Partisi Çevre, Şehir ve Kültür Başkanı Esmaül Hüsna Aslan, TÜMAD şirketi tarafından Kazdağları-Madra Dağı hattındaki altın madeninin mevcut ÇED alanının 835 hektardan 1287 hektara çıkarılmak istendiğini belirterek, “Bu karar yalnızca bir kapasite artışı değildir; ormanların, tarım arazilerinin, meraların, yeraltı sularının ve iki ayrı havzanın aynı anda riske atılmasıdır” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın projeye yeşil ışık yakmasına tepki gösteren Aslan, kararın bölgenin orman varlığını, su kaynaklarını, tarım arazilerini ve ekolojik dengesini tehdit ettiğini belirtti. Aslan, projenin yalnızca üretim kapasitesini artırmadığını, aynı zamanda siyanürlü liç sahalarının, açık ocak alanlarının ve maden faaliyetlerinden etkilenecek bölgenin ciddi biçimde genişletileceğini vurguladı.

“Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bir kez daha milletin toprağını, suyunu, ormanını değil; siyanürlü madenciliği tercih etmiştir” diyen Aslan, TÜMAD’ın Kazdağları-Madra Dağı hattındaki altın madeni kapasite artışı projesine verilen yeşil ışık, yalnızca bir kapasite artışı değildir. Bu karar; ormanların, tarım arazilerinin, meraların, yeraltı sularının ve iki ayrı havzanın aynı anda riske atılmasıdır.”

ÇED ALANI 835 HEKTARDAN 1287 HEKTARA ÇIKARILACAK

Aslan, projenin büyüklüğüne ilişkin verileri de paylaşarak mevcut ÇED alanının 835 hektardan 1287 hektara çıkarılmak istendiğini belirtti. Madencilik faaliyetlerinin yürütüldüğü açık ocak alanının 134 hektardan 353 hektara genişletileceğini söyleyen Aslan, siyanür kullanılarak altın ayrıştırılan yığın liç alanının ise 83 hektardan 257 hektara çıkarılacağını kaydetti. Şirketin yıllık üretim kapasitesinin de neredeyse iki katına çıkarılacağını belirten Aslan, mevcut durumda yılda 7 milyon 760 bin ton olan üretim kapasitesinin 15 milyon 500 bin tona yükseltileceğini ifade etti. Yığın liç tesisinin toplam kapasitesinin ise 75 milyon tondan 155 milyon tona çıkarılacağını söyledi.

“İKİ AYRI HAVZA AYNI ANDA TEHDİT ALTINDA”

Maden sahasının Kuzey Ege Havzası ile Susurluk Havzası arasındaki su bölüm çizgisi üzerinde bulunduğuna dikkat çeken Aslan, olası bir sızıntı ya da kirlilik durumunda iki ayrı havzanın aynı anda etkilenebileceğini belirtti.

Aslan, Madra Barajı üzerindeki baskının artacağını, Madra Deresi, Kocaçay ve Karadere’nin de doğrudan etki altında kalacak su varlıkları arasında yer aldığını ifade ederek şunları söyledi:

“Daha vahimi, maden sahası Kuzey Ege Havzası ile Susurluk Havzası arasındaki su bölüm çizgisi üzerinde bulunmaktadır. Olası bir sızıntı, liç kaçağı veya ağır metal kirliliği durumunda yalnızca bir dere, bir köy, bir orman değil; iki ayrı havza aynı anda tehdit altında kalacaktır.”