Karanlıklar adası: Epstein

Herhalde şu anda dünyanın her yerindeki insan, duydukları okudukları nedeniyle kendini bir korku filminin içindeymiş gibi hissediyordur. Her sesten ürküyor, sokakta yanında yürüyen birinden dahi şüpheleniyor, kapıyı çalan kargocudan, siparişi getiren kuryeden paranoya derecesinde kaçmaya çalışıyordur. Çünkü, insanlığın çürüdüğü bir hal ve vaziyet karşısındayız.

Bir canlı yayında Epstein dosyası ile ilgili konuşan Yahoo sunucusunun sözleri, hepimizi ifade ediyor:
"Henüz yayımlanmayanları görseniz bir ay uyuyamazsınız. 44 yaşındayım. Dünya gerçekten cehennem gibi bir yermiş ve bunu bu yaşta anladım".
Gündemimizde çocuk tacizcilerinin, yamyamların, katillerin her türlü şiddet ve sapıklık hallerini hiç çekinmeden yıllarca sergiledikleri Epstein skandalı var. İnsanın, insana dair inancını yerle yeksan eden mutlak kötülük ağı…

Epstein belgelerinin, ABD’de, bir kısmı sansürlü de olsa kamuoyuna açıklanması öyle kolay olmadı ve uzun bir geçmişi var. Aslında skandal, 2005 yılında patlıyor. Çocuk istismarcılığına dair bir ihbar üzerine hakkında soruşturma açılan Epstein, 2008 yılında suçlu bulunuyor ve 13 ay gözetim altında tutuluyor. Zamanla soruşturma genişletiliyor ve 2019 yılında tekrar tutuklanıyor ve şüpheli bir intihar olayı ile hayatını kaybediyor.

2005 yılından bugüne arada geçen 20 yıl var; yani Epstein adasında kurulan tarihin en aşağılık sisteminin açığa çıkarılması ve hesap sorulması için hayli uzun bir süre. Oysa daha kısa sürede sonuç alınabilirdi ki, işin sırrı da bu noktada ortaya çıkıyor zaten. Çünkü, Epstein, başta Trump, Bill Clinton, Prens Andrew, Noam Chomsky, Bill Gates gibi devlet başkanları, kraliyet üyeleri, siyasetçiler, medya ve finans sektörü mensupları, işadamları, bürokratlar, bilim adamları vs elit sınıfından kimi ararsan bulacağın bir ağ oluşturuyor.
Epstein dosyaları kapsamında sızan yeni belgeler arasında, ünlü filozof ve dilbilimci Noam Chomsky ile Jeffrey Epstein arasındaki ilişkinin açığa çıkması büyük bir şoktu. Bir zamanlar çok saygı duyduğumuz bu isim ben de dahil olmak üzere büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Çünkü, Epstein'a finansal danışmanlık yaptığı gibi kamuoyu baskısını yönetmesi için stratejik tavsiyeler de veriyor.

Epstein adası, sadece seks adası değil, ayrıca evler de var. Evlerin her biri malikane görünümünde ve bir genelev gibi planlanmış. Gelenlerin hepsi kameraya alınmış, fotoğrafları çekilmiş, kayıtları tutulmuş.
Epstein’in kurduğu ağı dokunulmaz kılan da zaten, seks adasını ziyaret eden bu pedofil sapıklardan oluşan elitlerin varlığı… Dünya siyasetine, ekonomisine, kültürüne yön verenler için birçok ülkeden seks amaçlı insan ticareti organizasyonları yapan Epstein, onları uçkurundan yakalıyor. Kendisinin MOSSAD ile bağlantılı olduğu artık netleştiğine göre her ülkenin etkili isimleri, bal tuzağının kurbanı oluyor.

Bu durumda şehvet düşkünlükleri artık kişisel olmaktan çıkıyor ve her ülke ve toplum için bir güvenlik meselesi haline geliyor. Çünkü, tehdit ve şantajla her işi yapacak veya istenilmeyeni de yapamayacak kadar rehin alınmış oluyorlar. Bir kez de olsa Epstein’in karanlık adasına yolu düşen her ünlü, kullanışlı bir aparata dönüşüyor.

Böylesine devasa bir küresel ağ oluşturulamasa, zaten Epstein soruşturması daha 2005 yılında sonuçlandırılırdı. Epstein’i kim korudu, kolladı asıl bugün ortaya çıkarılması gereken gerçek bu.

Epstein, bir lağım patlaması. Zenginlerin, sınırsız güce sahip olduğunu düşünenlerin insanlığın sınırlarını zorladıkları, iğrençliklerini sergiledikleri, tam bir vampir imparatorluğu… Kim bilir ne acılar çekildi? İnsan düşündükçe yalnız irkilmemekle kalmıyor müthiş bir utanç hissediyor.

Bu, sapkın bir kişiliğin kurduğu ağ değil sadece, sömürgenlerin milyarlarca insanı açlık, sefalet ve zulüm içinde yaşatan ve suçluların ortaklığına dayanan sistemin adı. Mesele bu sistemin yıkılmasıdır. Aksi takdirde Epstein dosyası kapanır başka bir Epstein adası kurulur.