Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel-İş Araştırma Dairesinin (EM-AR) hazırladığı “Kamuda ve Belediyelerde İstihdam Raporu”na göre belediyelerde istihdam edilen kadrolu işçi sayısı sadece son bir yılda yüzde 19,4 düştü. Belediye şirketlerinde çalışan işçilerin oranı ise yüzde 96’ya yükseldi. Ayrıca, belediye işçilerini kapsayan genel işler işkolunda genç işçilerin sendikalaşma oranının da işkolu ortalamasının yarısı kadar olduğu ortaya çıktı.
Kamu istihdamına ilişkin verilerin de paylaşıldığı rapora göre her 10 kişiden yalnızca ikisi kamuda istihdam ediliyor. Raporda genel işler işkolunda geçtiğimiz sene 125 işçinin iş kazası sonucu hayatını kaybettiği belirtildi.
Türkiye Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (DİSK/Genel-İş) Araştırma Dairesi’nin hazırladığı “Kamuda ve Belediyelerde İstihdam Raporu” Türkiye’de kamu ve belediye istihdamının güncel görünümünü, bütçeden kamuya ayrılan payı, çalışma koşullarını, iş kazaları ve iş cinayetlerini, sendikal örgütlenme düzeylerini kapsamlı biçimde ele alıyor. Raporda öne çıkan başlık ve konular şöyledir:
BELEDİYELERDE ÇALIŞANLARIN %83’Ü İŞÇİ; İŞÇİLERİN %96’SI BİT İŞÇİSİ
Araştırmaya göre Türkiye’deki 845 bin 313 belediye işçisinin 135 bin 982’si memur, 8 bin 706’sı ise sözleşmeli personel kadrosunda. Geriye kalan 700 bin 625 işçinin ise yüzde 96’sı belediye iktisadi teşebbüslerinde yani belediye şirketlerinde istihdam ediliyor. İşçilerin yalnızca yüzde 3’ü belediye kadrolarındayken yüzde 1’lik dilim ise geçici süreli yani güvencesiz olarak çalışıyor. Raporda şunlar vurgulandı:
“2024–2025 döneminde belediyelerde toplam işçi sayısı yüzde 3,8 oranında artmıştır. Bu artışın temel kaynağı, yüzde 4,8 oranında yükselen Belediye İktisadi Teşebbüsleri (BİT) işçileri olmuştur. Belediye şirketlerinde çalışan işçi sayısı 671 bin 863 üye ile yükse 96’ya ulaşmıştır. Buna karşılık sürekli işçi sayısında yüzde 19,4’lük dikkat çekici bir azalış yaşanmıştır. Sürekli işçi sayısı son bir yılda 5 bin 769 kişi azalarak 23 bin 893 olmuştur. Veriler, belediye istihdamında kadrolu ve güvenceli çalışmadan uzaklaşılarak BİT’ler üzerinden daha esnek ve güvencesiz istihdam biçimlerinin yaygınlaştığını ortaya koymaktadır”
SENDİKALAŞMA ORANI YÜZDE 14 GENEL İŞLER İŞKOLUNDA YÜZDE 54
Rapora göre genel işler işkolunda örgütlenme oranı, toplam istihdamdaki örgütlenme oranının oldukça üzerinde yüzde 54. Erkek işçilerin sendikalaşma oranı yüzde 61,6 iken bu oran kadın işçiler için yüzde 35,7. Ayrıca genel işler işkolunda sendikal örgütlenme yaş gruplarına göre incelendiğinde genç işçilerin örgütlenmesinin düşük olduğu görüldü. 15-24 yaş grubundaki 65 bin 367 işçinin yalnızca 18 bin 429’u sendika üyesidir ve örgütlenme oranı işkolunun genelinde yüzde 50’nin üzerindeyken bu yaş grubu için yüzde 28,2 çıktı.
13 BAŞLIKTA TALEPLER
DİSK/Genel-İş Sendikası konuya ilişkin taleplerini şöyle sıraladı:
“Türkiye’de kamu harcamalarına ayrılan pay artırılmalı; artan nüfus ve büyüyen hizmet ihtiyaçları doğrultusunda kamu istihdamı güçlendirilmelidir.
Kamu hizmetlerinde taşeronluk tamamen sonlandırılmalı, tüm alt işveren uygulamaları kadroya alınarak kamusal istihdam tekleştirilmelidir.
Kamuda sözleşmeli, geçici ve güvencesiz istihdam biçimleri yerine, tüm çalışanlar için kadrolu, güvenceli ve sürekli istihdam esas alınmalıdır.
Merkezi idarede ve yerel yönetimlerde çalışan kamu işçilerinin mevcut haklarında kayıplara yol açacak hiçbir düzenleme yapılmamalı; kazanılmış haklar güvence altına alınmalıdır.
Belediye şirketlerinde çalışan işçiler de doğrudan kamu hizmeti üretmektedir. Bu nedenle, tüm belediye işçilerinin hakları eşitlenmeli; belediye şirket işçilerine kadro ve ilave tediye hakkı tanınmalıdır.
İş güvencesi hakkı, kamuda ve özel sektörde çalışan tüm emekçileri kapsayacak biçimde yeniden düzenlenmeli; kamu çalışanları arasındaki mali, sosyal ve özlük farklılıkları ortadan kaldıracak bütüncül bir sistem kurulmalıdır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’ndaki norm kadro sınırlamaları, belediyelerin ihtiyaca göre istihdam yapabilmesinin önünü açmak amacıyla kaldırılmalıdır.
Kamuya alımlarda liyakat esas alınmalı; torpil, kayırma ve siyasi kadrolaşmayı engelleyecek şeffaf ve denetlenebilir mekanizmalar oluşturulmalıdır.
Belediyelerde çalışan işçiler için koruyucu ve önleyici iş sağlığı ve güvenliği önlemleri eksiksiz uygulanmalı; riskli birimlerde çalışan işçiler için ek güvenlik ve sağlık protokolleri geliştirilmelidir.
Yerel yönetimlerin merkezi idare karşısındaki mali bağımlılığı azaltılmalı, belediyelere doğrudan kamusal istihdamı artırabilecek bütçe ve kaynak aktarımı sağlanmalıdır.
Belediye ve kamu kurumlarında çalışan işçiler için insanca yaşayabilecek düzeyde yoksulluk sınırını esas alan ücret politikaları benimsenmelidir.
Kadın işçilerin çalışma koşulları güçlendirilmeli; kreş, bakım hizmetleri ve şiddetten arındırılmış iş ortamı için belediyelerde zorunlu kadın politikaları birimi kurulmalıdır.
Belediyelerde iklim krizi, afet riski ve yoğun iş yükü nedeniyle artan baskı dikkate alınarak afet durumlarında çalışanlara özel izin, ek tazminat ve güvenlik protokolleri uygulanmalıdır.”