Ankara

"Kadın mücadelesi demokrasi mücadelesidir"

Sosyal Demokrasi Derneği ile Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği tarafından düzenlenen “21. Yüzyılda Dünyada ve Türkiye’de Kadının Yeri” panelinde kadınların toplumsal hayattaki konumu, eşitlik mücadelesi ve ekonomik-siyasal alandaki temsili ele alındı. Sosyal Demokrasi Derneği Genel Başkan Yardımcısı Selvi Ejder, kadın cinayetlerinin bireysel olaylar olarak görülemeyeceğini, toplumsal eşitsizlik ve erkek egemen kültürün bir sonucu olduğunu söyledi.

Sosyal Demokrasi Derneği (SDD) ile Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) tarafından düzenlenen “21. Yüzyılda Dünyada ve Türkiye’de Kadının Yeri” başlıklı panel, Etimesgut Belediyesi Atakent Sosyal Tesisleri Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Panelin moderatörlüğünü SDD Yönetim Kurulu Üyesi ve ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Zana Ayşe Çıtak Aytürk üstlendi. Etkinliğe Sosyal Demokrasi Derneği Genel Başkan Yardımcısı Selvi Ejder, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Genel Başkanı Meral Güler, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Serpil Sancar, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Emel Memiş, SDD Yönetim Kurulu Üyesi Çiğdem Kayacan ile çok sayıda akademisyen ve davetli katıldı.

Panelin açılış konuşmasını yapan SDD Genel Başkan Yardımcısı Selvi Ejder, konuşmasına Gülten Akın’ın “Ben Cumhuriyet Kadınıyım” şiirini okuyarak başladı. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün yalnızca bir kutlama günü değil, aynı zamanda bir farkındalık ve yüzleşme günü olduğunu vurgulayan Ejder, kadın cinayetlerinin bireysel olaylar olarak görülemeyeceğini, bunun toplumsal eşitsizlik ve erkek egemen kültürün bir sonucu olduğunu söyledi.

Kadınların ekonomik bağımsızlığının şiddete karşı en güçlü koruyucu unsurlardan biri olduğunu belirten Ejder, eşit ücret, iş hayatında fırsat eşitliği ve sosyal politikaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Kadın haklarının bir demokrasi ve insan hakları meselesi olduğunu vurgulayan Ejder, kadınların eşit ve güvende olmadığı bir toplumda demokrasiden söz edilemeyeceğini dile getirdi.

MERAL GÜLER: EĞİTİMLİ KADIN GÜÇLÜ TOPLUMUN TEMİNATIDIR

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Genel Başkanı Meral Güler, konuşmasında eğitimin toplumsal dönüşümdeki rolüne dikkat çekti. TÜKD’nin 75 yıllık “Eğitimli kadın, güçlü toplum” vizyonunu hatırlatan Güler, kadının eğitim almasının yalnızca bireysel bir gelişim değil, toplumun geleceğini şekillendiren önemli bir yatırım olduğunu söyledi.

Kadınların hâlâ en temel hak olan yaşam hakkı için mücadele etmek zorunda kaldığını belirten Güler, özellikle meslek sahibi kadınların toplumsal dönüşümde öncü rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Akademide kadın varlığının güçlü olmasına rağmen karar alma mekanizmalarında o görünmez engellerin devam ettiğini vurgulayan Güler, eşit işe eşit ücret ilkesinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

PROF. DR. SERPİL SANCAR: KADIN SORUNU BİR DEMOKRASİ MESELESİDİR

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin ilk kadın dekanı ve Siyaset bilimci olan Prof. Dr. Serpil Sancar, kadınların karşılaştığı sorunların yalnızca bireysel değil, yapısal ve siyasi boyutları olduğunu ifade etti. Kadınların siyasette ve karar alma mekanizmalarında yeterince temsil edilmemesinin demokratik bir eksiklik olduğunu belirten Sancar, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için devletin ve yerel yönetimlerin somut politikalar üretmesi gerektiğini söyledi.

Kadınların kamusal alanda daha görünür olmasının önemine dikkat çeken Sancar, kadınların özgürleşmesinin toplumun demokratikleşmesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.

DOÇ. DR. EMEL MEMİŞ: BAKIM HİZMETLERİ KAMUSALLAŞMALI

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümünde öğretim üyeliği yapmakta olan Ekonomist Doç. Dr. Emel Memiş ise konuşmasında kadınların iş gücüne katılımını etkileyen yapısal sorunlara değindi. Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 35–36 seviyelerinde olduğunu ve bunun OECD ortalamasının oldukça altında kaldığını belirten Memiş, bu durumun sürdürülebilir kalkınma açısından önemli bir sorun olduğunu söyledi.

Kadınların ücretsiz ev işleri ve bakım emeğine erkeklere kıyasla çok daha fazla zaman ayırdığını belirten Memiş, bu durumun “zaman yoksulluğu” yaratarak kadınların çalışma hayatına katılımını zorlaştırdığını ifade etti. Kreş ve bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının kadın istihdamını artırmada önemli bir rol oynayacağını vurgulayan Memiş, bakım hizmetlerinin kamusal bir politika haline getirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Panelde yapılan konuşmalarda kadınların toplumsal hayatta daha güçlü ve eşit bir şekilde yer alabilmesi için eğitim, ekonomik bağımsızlık, siyasi temsil ve sosyal politikaların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. Etkinlik, katılımcıların değerlendirmelerinin ardından sonlandı.