Siyaset

İYİ Parti’den 27 Haziran çağrısı

İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, 27 Haziran’da Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlenecek miting için bir kez daha çağrıda bulundu.

Buğra Kavuncu, partisinin Başkanlık Divanı Toplantısı’nın ardından, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Kavuncu, İYİ Parti’nin 27 Haziran Cumartesi günü Tandoğan Meydanı’nda yapacağı mitingi hatırlatarak "Siyasi görüşünüz, oy verdiğiniz partiniz, mezhebiniz, etnisiteniz hiç önemli değil. Türkiye'de olup biten rezaletlere ses çıkartmak istiyorsanız gelin birlikte bayrak açalım” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti TBMM Grubunun, geçtiğimiz hafta 33 soru önergesi, 2 araştırma önergesi, 1 genel görüşme önergesi ve 1 kanun teklifi verdiğini söyleyen Kavuncu, “Şeffaf bir yapıya ihtiyaç duyduğumuz bu ortamda, kafalarda soru işareti olan bütün konularla ilgili cevap almak için çabamızı sürdüreceğiz. Aldığımız cevapları kamuoyuyla paylaşacağız. Alamadığımız zaman da iktidarı millete şikâyet edeceğiz” dedi.

Buğra Kavuncu, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporuna da değinerek, şunları söyledi: “Dış politikayla ilgili her konuya Ankara merkezli baktığımızı ve uluslararası her platformda ülkemizin hakkını sonuna kadar savunmaya devam edeceğimizi buradan paylaşalım ancak aynı hassasiyeti iktidar göstermiyor. Türkiye'yi sanki üçüncü sınıf bir diktatörlük gibi resmetmeye kimsenin hakkı yok. İktidarın, Avrupa’nın böyle bir raporu yayınlamasına sebep olacak adımlar atmaya hakkı yok. Türkiye bununla muhatap olmamalı. Ülkede siyasilere baskılar, muhalefete baskılar, şiddet, hukuksuzluk, yolsuzluk, adam kayırma o kadar arttı ki ve iktidarın hiçbir çekincesi kalmadı.

Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarını tanımıyor ve uygulamıyorlar. Aynı iktidar daha düne kadar Avrupa Birliği’nin kapısında yatıyordu. Şimdi Türkiye’nin uluslararası alanda itibarının ayaklar altına alınmasına yol açıyorlar. Kimsenin, ‘Avrupa ne der, Amerika ne der’ diye endişelendiği yok ama sizin durumunuz işte tam olarak bu. Yeri gelince kapısında yatıyorsunuz, yeri gelince bunlara yol açıyorsunuz. Para koparmak, anlaşmalar yapmak için Avrupa'yla masaya oturuyorsunuz. Böyle bir dış politika anlayışı olabilir mi? Nerede sizin o hep söylediğiniz yerli ve milli duruşunuz?”