Gündem

İstanbul'da 20 yıllık komşular arasındaki çatı tamiratı uyuşmazlığı arabuluculukla çözüldü

İstanbul'da 20 yıldır aynı binada oturan 8 komşu arasındaki çatı tamiratının maliyetinden kaynaklanan küslük, arabuluculuk süreciyle çözüme kavuştu.

Avcılar'da 20 yıldır aynı binada oturan ve artık birbirleriyle aile gibi olan 8 komşu, çatı akmasının onarımından kaynaklanan masrafların artması nedeniyle birbirleriyle anlaşmazlık yaşadı.

Anlaşmazlık sonucunda 2 yıl boyunca küs kalan maliklerden biri, sorunun giderilmesi için arabuluculuk bürosuna başvurdu.

Büro, söz konusu uyuşmazlık için dosyaya, arabulucu avukat Fatma Bozkurt Saraç'ı atadı.

Saraç, komşular arasındaki sorunun giderilmesi için tarafları bir araya getirdi. Masaya küs olarak oturan komşular, barışıp sarılarak bürodan ayrıldı.

AA muhabirine sürece ilişkin açıklama yapan Saraç, Avcılar'da 20 yıldır komşu olan 8 malikin yaşadığı binada 2 yıl öncesinde çatı akması sonucu sorun ortaya çıktığını anlattı.

Çatı aktığında ilk yapılan toplantıda belli bir oranda maliklerin hepsinin masrafa katılmayı kabul ettiğini belirten Saraç, bir süre sonra ekstra çıkan maliyetlere taraflardan bazılarının katılmaya imtina ettiklerini dile getirdi.

Saraç, çatı tamiratı işinden doğan masraftan ötürü ikinci kez farklı fiyat çıktığında bu defa malikler arasında incir çekirdeğini doldurmayacak şekilde tartışma ve küsme yaşandığını aktararak, "'Ne ölüme ne dirime.' diyorlar. Düğünler, cenazeler bir kopukluk halinde yaşanmaya başlıyor. Bu da yaklaşık 2 senelik bir sürece yayılıyor. Ben burada tarafları davet ettim toplantıya, onları burada ağırladık. Onları buraya davet ettiğimizde de hala tartışmanın alevi devam ediyordu. Herkes birbirinden uzak noktalara oturmaya çalıştı. Ama biz yine de adabımuaşerettendir deyip birkaç cümleyle ortamı yumuşatmaya çalıştık." dedi.

"Tarafların kendi iradeleriyle içlerinin rahat olduğu bir çözüme vardık"

Tarafları bir uyuşmazlığın davacısı, davalısı gibi değil de muhatabı gibi değerlendirdiklerini dile getiren Saraç, şunları söyledi:

"Onları merkezimizde misafirimiz gibi ağırlamaya çalışıyoruz. Bu da insanlara bir gevşeme, bir rahatlık sağlıyor. Toplamda 3 saatlik bir toplantı sürecimiz oldu. Bu sürede pek çok kez o duygular yoğunlaştı, sinirler, öfkeler tavan yaptı. Sonra tekrar sakinleştiler. Sonra birbirlerinden kopuk sohbetler olurken, biz arabulucu olarak her bir konuşmayı gözlemlemeye devam ettik. İşin sonunda anlaştılar. Biz o toplantının sonunda hakimin, kanunların çizdiği yolda, reçetesi mümkün olmayan ama tarafların kendi iradeleriyle içlerinin rahat olduğu bir çözüme vardık."

Saraç, tarafların arabuluculukla masrafsız, kısa sürede, iletişime dayalı, çok kolay şekilde ve kendi içlerine sinen çözümü bulduğunu kaydetti.

Dava yoluna gidilmesi durumunda sürecin taraflar için yıpratıcı olabileceğine işaret eden Saraç, "Burada görüyoruz ki mahkemenin yükü azalmış oluyor. 'Ne ölüme ne dirime.' diyerek masaya gelmiş olan taraflar, buradan sarılarak ayrıldı. Büyük mutluluk içerisindeydiler. 2 yıl öncesine kadar devam eden o 20 yıllık aile gibi sımsıkı olan güçlü ilişkilerini kaldıkları yerden devam ettirdiler. Bu da bir arabulucu, arabuluculuk süreci için gerçekten tarif edilemez mutluluk." diye konuştu.

Saraç, Türkiye'ye 2013 yılında gelen arabuluculuk uygulamalarının topluma çok üst seviyede zihniyet devrimi yaşattığını dile getirdi.

Bazılarının yüzeysel bakarak, "Yıllardır benim süren uyuşmazlığım nasıl burada birkaç saatte çözülebilir?" gibi bir yaklaşımda olduğunu ifade eden Saraç, arabuluculukta, yargılama sürecinde anlatabilmenin mümkün olmadığı çok hayati meselelere ve çok hassas noktalara değinildiğinden bahsetti.

"Arabuluculuk, hakimlerin yükünü hafifletiyor"

Saraç, yargılama sürecinde masrafların olduğunu, bunun uzun zaman aldığını ve esnekliğin olmadığını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Duruşmalar ne zamansa o zaman gitmek zorundasınız. Bütün bunlar aslında vatandaşın hayatını ya da bir avukatın hayatını kısıtlayıcı şeyler. Ama arabuluculuğa geldiğiniz zaman sürecin işleyişi esnek. Yani taraflar ne zaman müsaitse görüşebiliyorsunuz. Herhangi bir masraf ödemiyorsunuz başvurunuzu yaparken. Hatta oradaki görüşmeler sürecinde herhangi bir ispat yükümlülüğünüz de yok. Bir yargılama olmadan taraflar burada birbirlerini dinleyerek, hiçbir masraf ödemeden çok kısa süre içerisinde ve sadece kendi istedikleri şekilde bir çözüme kavuşabiliyor."

Arabuluculuğun avantajlarını "kısa, kolay, karlı, kalıcı ve konforlu bir çözüm yolu." diyerek "5K" ile sloganlaştırdığını ifade eden Saraç, "Arabuluculuk, hakimlerin yükünü hafifletiyor. Bir yandan devletin de o yargılama masrafını üzerinden alıyor. Hepsinden önemlisi arabuluculuk dostane bir çözüm yolu olduğu için, tecrübe ettiğimiz pek çok dosyada olduğu gibi taraflar sarılarak ayrılıyor. Arabuluculuk, sadece uyuşmazlığı ortadan kaldırmıyor, insanlar ruh dünyasında bile bir huzura kavuşmuş oluyor. O yüzden arabuluculuk çok önemli, müzakere etmek istediğiniz tüm uyuşmazlıklarınız için arabulucuya gelebilirsiniz. Böylece bence hayatınız için de çok değerli bir yatırım yapmış olursunuz." şeklinde konuştu.