Gündem

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında savcıdan tahliye talebi

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 92'si tutuklu 414 sanığın yargılandığı davada savcı, 9 tutuklu sanığın tahliyesine karar verilmesini talep etti.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, bazı CHP milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşmanın devamında Mahkeme Heyeti Başkanı Selçuk Aylan, bugün aylık tutukluluk incelemesinin yapılacağını, bu kapsamda dosyaları ana davayla sonradan birleştiğinden sadece tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, İsmail Akkaya ve Seyhan Özcan'ın avukatlarının tahliye taleplerinin alınacağını, akabinde müzakere arası verileceğini söyledi.

Tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, bulunduğu yerden elini kaldırarak söz istedi, ancak Başkan Aylan saydığı isimlerin avukatları dışında kimseye söz verilmeyeceğini belirtti.

Sanık İmamoğlu da duruma itiraz ederek, "Böyle olmaz burada neden sesimin, sözümün duyulmasına karşı çıkıyorsunuz? Benim söyleyeceklerim farklı, duymanız gerekiyor, duymazsanız eksiklik olur." dedi. Bunun üzerine Başkan Aylan "Size söz hakkı verirsem herkese veririm. Buradan bir sonuç elde edemeyeceğiz. Bir uygulama belirledik, bir düzen var. Size özel ayrıcalık yapmamızı gerektirecek bir durum yok." ifadelerini kullandı.

İmamoğlu'nun sesini yükseltmesi üzerine, mahkeme başkanı bu şekilde devam ederse salondan çıkarılacağı yönünde İmamoğlu'nu uyardı.

Kendisine söz verilmesi konusunda ısrarını sürdüren İmamoğlu'nun, "Kendi iradenizin bana söz hakkı vermeye meyilli olduğunu düşünüyorum." sözleri üzerine Başkan, bu üslupla devam etmesi durumunda Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 203. maddesine göre salondan çıkarılacağı konusunda İmamoğlu'na uyarıda bulundu.

İmamoğlu'nun, iddianamede örgüt elebaşısı olduğu iddia edildiği için konuşmak istediğini söylemesi üzerine Başkan, bu şekilde herkese söz vermesi gerektiğini belirtti.

Bazı avukatlar İmamoğlu ile Mahkeme Başkanı arasındaki diyaloğun tutanağa geçirilmesini istedi. Başkan Aylan da duruşmanın ses ve görüntülü olarak kayıt altına alındığını hatırlattı.

Duruşmada daha sonra İnan Güney, İsmail Akkaya ve Seyhan Özcan'ın avukatları söz alarak müvekkillerinin tutukluluğuna ilişkin tahliye talebinde bulundu.

Taleplerin ardından görüşünü açıklayan Cumhuriyet savcısı, İBB Yazılım Koordinatörü Emrah Yüksel, İBB veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB şehir planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB sosyal medya danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, Ekrem İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin ve görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in özel kalem müdürü Seyhan Özcan'ın mevcut delil durumu, tutuklu kaldıkları süre, üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti göz önüne alınarak tahliyelerine karar verilmesini istedi.

Duruşmaya, talepler değerlendirilmek üzere ara verildi.

Görüntü çeken kişi gözaltına alındı

Öte yandan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda devam eden yargılama sırasında izinsiz görüntü çeken kişinin gözaltına alındığını bildirdi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde bulunan duruşma salonunda devam eden yargılama sırasında E.T'nin yetkisiz şekilde görüntü kaydı yaptığı belirtildi.

Açıklamada, hakkında "yetkisiz olarak ses veya görüntülerin kayda alınması" suçundan soruşturma başlatılan şüphelinin gözaltına alındığı kaydedildi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından ayrı ayrı 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.