Çevre

İklim krizi çölleşmeyi derinleştiriyor: Halk sağlığı tehdit altında

Atlas Üniversitesi'nden Dr. Öğr. Üyesi H. İnci Ateş, iklim krizi ve çölleşme arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çekerek, artan kuraklığın yalnızca çevreyi değil insan sağlığını da ciddi şekilde tehdit ettiğini söyledi. Ateş, çölleşmenin gıda güvenliğinden hava kalitesine kadar birçok alanda küresel risk oluşturduğunu vurguladı.

Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Çevre Sağlığı ve Çevresel Risk Yönetimi Teknikerliği Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi H. İnci Ateş, iklim değişikliğinin etkileriyle çölleşmenin hız kazandığını belirtti.

Atmosfere salınan sera gazları, fosil yakıt kullanımı ve kontrolsüz kentleşmenin küresel sıcaklıkları artırdığını ifade eden Ateş, bu durumun aşırı kuraklık olaylarını ve kalıcı toprak kayıplarını daha önce görülmemiş boyutlara taşıdığını söyledi.

Çölleşme İnsan Sağlığını da Tehdit Ediyor

Çölleşmenin yalnızca ekolojik bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini belirten Ateş, toprak kaybının insan yaşamını doğrudan etkileyen çevresel bir sağlık riski haline geldiğini kaydetti.

Verimli tarım arazilerinin çoraklaşmasının gıda üretimini olumsuz etkilediğini vurgulayan Ateş, besleyici gıdaya erişimin zorlaşmasının yetersiz beslenme sorunlarını artırabileceğini ifade etti.

Toz Fırtınaları Solunum Hastalıklarını Artırıyor

Kuraklaşan arazilerden atmosfere karışan toz ve partiküllerin hava kalitesini düşürdüğüne dikkat çeken Ateş, bunun özellikle astım, KOAH ve solunum yolu enfeksiyonlarında artışa neden olduğunu söyledi.

Uzmanlar, çölleşmenin yaygınlaştığı bölgelerde hava kirliliğine bağlı sağlık sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtiyor.

Temiz Su Kaynakları Risk Altında

Toprağın suyu tutma ve filtreleme kapasitesinin azalmasının temiz içme suyu kaynaklarını tehdit ettiğini ifade eden Ateş, su kıtlığının hijyen koşullarını zorlaştırarak salgın hastalık riskini artırdığını kaydetti.

Su kaynaklarının korunmasının hem çevresel hem de halk sağlığı açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Ateş, sürdürülebilir su yönetimi politikalarının önemine dikkat çekti.

Çözüm İçin Ortak Mücadele Çağrısı

İklim krizinin ve çölleşmenin etkilerini azaltmak için bireylerden kamu kurumlarına kadar herkesin sorumluluk alması gerektiğini belirten Ateş, yenilenebilir enerji kullanımının artırılması, enerji verimliliğinin yaygınlaştırılması ve doğal alanların korunmasının öncelikli adımlar arasında yer aldığını söyledi.

Su tasarrufu, geri dönüşüm uygulamaları, gıda israfının önlenmesi ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının da çölleşmeyle mücadelede önemli katkılar sağlayacağını ifade etti

Uzman Teknikerlere Büyük Görev Düşüyor

Çevre Sağlığı ve Çevresel Risk Yönetimi Teknikerliği programlarının bu alanda görev yapacak uzmanları yetiştirdiğini belirten Ateş, öğrencilerin su, hava ve toprak kirliliğini izleyebilen, çevresel riskleri önceden tespit edebilen ve halk sağlığını koruyacak uygulamaları hayata geçirebilecek donanımla yetiştirildiğini söyledi.

Ateş, çölleşme ve kuraklıkla mücadelenin ancak bilimsel bilgi, teknik uzmanlık ve kurumlar arası iş birliğiyle başarıya ulaşabileceğini vurgulayarak, sürdürülebilir bir gelecek için çevresel farkındalığın artırılması gerektiğinin altını çizdi.