Ekonomi

İhracatın yüzde 40’tan fazlasını Ankara yaptı

Yılın ilk 6 ayında Türkiye’nin ihracattaki artışının yüzde 40’tan fazlasını tek başına Ankara gerçekleştirdi. Türkiye'nin ihracatı 4,7 milyar dolar artarken, bu artışın yaklaşık 2 milyar doları Ankara'dan geldi.

Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) raporuna göre yılın ilk 6 ayında Türkiye’nin ihracattaki artışının yüzde 40’tan fazlasını tek başına Ankara gerçekleştirdi. Türkiye'nin ihracatı 4,7 milyar dolar artarken, bu artışın yaklaşık 2 milyar doları Ankara'dan geldi. Geçen yılın ilk yarısında 7,1 milyar dolar olan Ankara’nın ihracatı, yüzde 27,5 artarak 9,1 milyar dolara yükseldi.

Ankara Sanayi Odası (ASO), 2026 yılının Ocak-Haziran dönemine ilişkin dış ticaret verilerini kapsamlı biçimde analiz ettiği İhracat Değerlendirme Raporu'nu kamuoyuyla paylaştı. “İhracatta Yeni Eşik, Başarıdan Sürdürülebilirliğe” başlığını taşıyan rapora ilişkin değerlendirme yapan ASO Başkanı Seyit Ardıç, “Bu başarı üretim yapımızdaki dönüşümün sonucudur. Uzun yıllar kamu talebiyle gelişen üretim kabiliyeti, bugün küresel pazarda kendi müşterisini buluyor. Başarıyı kalıcı kılmak için temel hedefimiz; savunma ve teknoloji sektörlerinde oluşan bilgi birikimi ile üretim kabiliyetini daha fazla firmaya, sektöre ve pazara yaymaktır” dedi.

Türkiye ve Ankara'nın ihracat performansı sektörler, ürün grupları, pazarlar ve sürdürülebilir rekabet gücü açısından değerlendirildi. Ankara sanayisinin ihracatta yakaladığı ivmenin arkasındaki temel dinamikler ile önümüzdeki döneme ilişkin fırsat ve riskler ortaya konuldu.

Ankara sanayisinin ihracatta yakaladığı ivmenin arkasındaki temel dinamikler ile önümüzdeki döneme ilişkin fırsat ve riskleri ortaya koyan rapora göre, Türkiye'nin ihracatı 2026 yılının ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,6 artışla 131,4 milyar dolardan 136,1 milyar dolara yükselirken, artışın temel taşıyıcısı sanayi oldu ve sanayi sektörü ihracatı yüzde 4,5 artışla 97,6 milyar dolar oldu. Ankara'nın ihracatı ise yüzde 27,5 artışla 7,1 milyar dolardan 9,1 milyar dolara çıktı. Türkiye'nin ilk altı ayda gerçekleştirdiği yaklaşık 4,7 milyar dolarlık ihracat artışının yaklaşık 2 milyar doları Ankara'dan geldi. Türkiye’nin ihracat artışının yüzde 40’tan fazlasını tek başına Ankara gerçekleştirdi.

Ankara’nın ihracatındaki güçlü performans son bir yıllık gelişmeyle de sınırlı kalmadı. Başkent’in Ocak-Haziran dönemi ihracatı, 2021-2026 yılları arasında 4,4 milyar dolardan 9,1 milyar dolara yükselerek iki katından fazla arttı. Ankara’nın ülke ihracatından aldığı pay da bu dönemde yüzde 4,24’ten yüzde 6,67’ye çıktı.

ANKARA'NIN İHRACATINDA YÜKSEK TEKNOLOJİNİN AĞIRLIĞI ARTIYOR

Rapor, üretim yapısındaki dönüşümün Ankara'nın ihracat performansına güçlü biçimde yansıdığını ortaya koydu. Elektrik ve elektronik sektörü, yılın ilk yarısında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 65,7 artırarak 1 milyar doların üzerine çıkardı. Böylece ilk kez kimyevi maddeler sektörünü geride bırakarak Ankara'nın en büyük ihracat sektörü konumuna yükseldi. Otomotiv endüstrisi yüzde 30,7 artışla 1,01 milyar dolara ulaştı. Ankara tarihinde ilk kez iki sektör de ayrı ayrı 1 milyar dolar ihracat eşiğini aşmış oldu. Makine ve aksamları 880 milyon dolar, kimyevi maddeler ve mamulleri 875 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi; geçen yıl Ankara’nın en büyük ihracat kalemi kimyevi maddelerdi.

Raporda ayrıca savunma ve havacılık sanayiinin ihracat artışına sağladığı güçlü katkıya dikkat çekilerek, Ankara'nın yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun üretim kapasitesinin dış ticaret performansında belirleyici bir rol üstlenmeye başladığı vurgulandı. ASO’nun Teknolojik Analiz Raporu’na göre 2025 yılında Ankara ihracatında yüksek teknoloji ürünlerinin payı yüzde 13 ile Türkiye ortalamasının yaklaşık üç katı oranında gerçekleşmişti.

SAVUNMA VE HAVACILIK, BÜYÜMENİN BAŞLICA TAŞIYICISI OLARAK ÖNE ÇIKTI

Sektörel istatistikler, kullanılan veri setinin kapsamı gereği savunma ve havacılık sanayiini ayrı bir başlık altında göstermiyor. Ankara’nın toplam ihracatı ile sektör tablosundaki toplam arasındaki fark, 2025’in ilk yarısında 1,74 milyar dolar iken bu yıl 2,67 milyar dolara yükseldi; bu farkın Ankara ihracatı içindeki payı yüzde 24,4’ten yüzde 29,5’e çıktı.

Raporun hesaplamasına göre söz konusu farkın büyük bölümü savunma ve havacılık sanayiinden kaynaklanıyor ve Ankara’nın toplam ihracat artışının yaklaşık yarısı bu alandan geliyor. Rapor bu tabloyu, kamu talebiyle geliştirilen teknoloji ve üretim kabiliyetinin zaman içinde uluslararası pazarlarda rekabet edebilen bir ihracat kapasitesine dönüşmesi olarak yorumluyor.

25 SEKTÖRÜN 15'İ İHRACATINI ARTIRDI

Rapora göre Ankara'da ihracat yapılan 25 sektörün 15'inde artış, 10'unda ise gerileme yaşandı. Elektrik-elektronik, otomotiv endüstrisi, makine ve aksamları ile madencilik ürünleri ihracat artışına en fazla katkıyı sağlayan sektörler arasında yer aldı.

Raporda, güçlü performansa rağmen ihracat artışının belirli sektörlerde ve belirli pazarlarda yoğunlaşmasının önümüzdeki dönemde yakından izlenmesi gereken yapısal bir konu olduğu değerlendirilirken; teknoloji yoğun üretimin daha geniş sektörlere yayılması, ihracatın ürün ve pazar çeşitliliğinin artırılması ile büyümenin daha dengeli bir yapıya kavuşturulmasının önem taşıdığı vurgulandı.

YENİ PAZARLAR VE ÜRÜN ÇEŞİTLİLİĞİ

Ankara’nın en fazla ihracat yaptığı ülkeler sırasıyla Amerika Birleşik Devletleri, Slovakya, Birleşik Krallık, Ukrayna ve Çin oldu. İhracat artışının yaklaşık dörtte üçü ise Ukrayna, Slovakya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri’nden geldi. Aynı dönemde Türkiye’nin ilk 20 pazarının toplam ihracattaki payı yüzde 65,4’ten yüzde 64,6’ya gerilerken, Ankara’da bu oran yüzde 63,8’den yüzde 72,4’e yükseldi. Türkiye pazar tabanını genişletirken Ankara’nın büyümesi sınırlı sayıdaki pazarda yoğunlaştı; ilk 20 dışında kalan pazarlara yapılan ihracat geriledi. Aynı yıl içinde ortaya çıkan bu iki ters yön, raporun üzerinde durduğu temel yapısal bulgulardan biri.

İhracatın sürdürülebilir şekilde büyümesi için mevcut pazarlardaki konumun güçlendirilmesinin yanı sıra yeni pazarlara açılmanın ve ürün çeşitliliğinin artırılmasının stratejik önem taşıdığı değerlendirildi.