Siyaset

Gürer: Tarımda sorunlar derinleşiyor

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada tarım sektöründe yaşanan sorunların her geçen gün derinleştiğini belirterek, çiftçinin borç batağında olduğunu, üretim maliyetlerinin arttığını ve hem üreticinin hem de tüketicinin mağdur edildiğini söyledi.

Ömer Fethi Gürer, “Tarım kesiminin borçları tarihî rekor kırarak 1 trilyon 439 milyar 81 milyon liraya ulaştı. Çiftçinin traktörü, tarlası, hayvanı icralık. Üreten de tüketen de mağdur” dedi.

Tarımda yaşanan sorunların doğrudan tüketiciye yansıdığını belirten Gürer, “Tarımda yaşanan sorunlar raftaki ürünün de daha pahalıya gelmesine yol açıyor” dedi.

TARIM KESİMİNİN BORCU 1 TRİLYON 439 MİLYAR LİRAYI AŞTI

Tarım sektörünün borç yükünün tarihî seviyeye ulaştığını belirten Gürer, çiftçinin üretim yapabilmek için borçlanmak zorunda kaldığını, artan maliyetler ve düşük ürün fiyatları nedeniyle de borçlarını ödeyemez duruma geldiğini belirterek, “Tarım kesiminin borçları tarihî rekor kırıyor. Şu anda 1 trilyon 439 milyar 81 milyon liraya erişmiş durumda. 2026 yılında Tarım Kanunu’na göre verilmesi gereken destek 722 milyar lirayken verilen destek 168 milyar lirada kaldı. Çiftçilerin girdi maliyetlerindeki artış dikkate alındığında üretimin içinde olan kesimler icralık oluyor” diye konuştu.

GİRDİ MALİYETLERİ YÜZDE 37 ARTTI, BAZI KALEMLERDE ARTIŞ YÜZDE 60’I BULUYOR

Gürer, TÜİK verilerine göre tarımsal girdilerde yüzde 37 oranında artış yaşandığını belirterek, bu artışın ortalama bir oran olduğunu, bazı üretim kalemlerinde maliyet artışlarının yüzde 60’a ulaştığını kaydetti.

Gübre fiyatlarındaki artışa dikkat çeken Gürer, “Gübrenin en düşüğü artık 25 bin lira. Tonu 25 bin lira olan gübreyle üretim yapmak üretici için önemli ölçüde sıkıntıya dönüştü” ifadelerini kullandı.

Mazot fiyatlarındaki artışın çiftçinin üretim maliyetlerini katladığını belirten Gürer, 20 Temmuz 2021 ile 20 Temmuz 2026 arasındaki değişim için, “20 Temmuz 2021 tarihinde mazotun litresi 7 lira 30 kuruştu. 20 Temmuz 2026 itibarıyla 74 lira 25 kuruşa çıktı. Mazot yüzde 917 oranında arttı” dedi.

77 TRAKTÖR, 4 BİN 509 TARLA VE 12 BÜYÜKBAŞ HAYVAN İCRALIK

Çiftçinin ürününden para kazanamadığı için borçlarını ödeyemediğini ifade eden Gürer, icra dosyalarındaki artışa dikkat çekerek, “Çiftçi ürettiği üründen para kazanamayınca ne oluyor? Kredisini ödeyemiyor, kapıya icra dayanıyor. Bu ayın verilerine göre 77 traktör, 4 bin 509 tarla ve 12 büyükbaş hayvan icralık” dedi.

Gürer, çiftçilerin kredi ve faiz borçlarının ertelenmesi için çağrıda bulunduklarını ve bu çağrıların karşılık bulmadığını belirterek, “Çiftçilerin faizlerini ve kredi borçlarını öteleyin, çiftçilere yeni destek sağlayın dedik. Bu dinlenmedi” ifadelerini kullandı.

ÇİĞ SÜT 24,30 LİRA, RAFTAKİ SÜT 100 LİRAYA YAKLAŞTI

Tarım ve hayvancılıkta üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının giderek büyüdüğünü belirten Gürer, çiğ süt fiyatlarını örnek gösterdi. Gürer, “Çiğ süt 24 lira 30 kuruştan üreticiden alınırken raftaki sütün fiyatı neredeyse 100 lirayı buldu. Bunun besiciye de üreticiye de bir faydası olmuyor. Aracılar ve ithalat lobileri büyük paralar kazanıyor ama bizim çiftçimiz, besicimiz, hayvancılık yapanımız her gün geriye gidiyor” dedi.

Özellikle sıcak hava nedeniyle hayvanların kesime gönderildiğini belirten Ömer Fethi Gürer, bu durumun üreticiyi zarara uğrattığını söyledi.

Gürer, “Şu anda özellikle Çukurova’da sıcaktan dolayı hayvanlar kesime gidecek. Bir bakıyorsunuz, et fiyatı düşüyor. Besici o hayvanını sattıktan sonra zarar ediyor ama daha sonra fiyatlar tüketiciye gittiğinde katlanmış oluyor. Bu durumda üreten ve tüketen aynı anda mağdur. Aracısı, ithalatçısı vurgun vuruyor; bunların sorunlarını çözmesi gereken iktidar ise seyrediyor” diye konuştu.

SOĞAN VE PATATES SORUNUNU YILLARDIR ÇÖZEMİYORLAR

CHP‘li Gürer Türkiye’nin soğan üretiminde dünyada önemli bir konumda olmasına rağmen üreticinin ürününü satamadığını, geçen yıl milyonlarca ton soğanın tarlada kaldığını ve çürüdüğünü belirterek, “Soğan ile patatesi yıllardır yönetemiyorlar. Oysa soğanda dünya beşincisiyiz. Geçen yıl 2 milyon 800 bin ton soğan üretimi oldu. Önemli ölçüsü tarlada kaldı, çürüdü. Patateste de 3 liradan patates satılamadı, çöp oldu. Mayıs ayına kadar ürün depodaydı” dedi.

Üreticinin ürününü satamadığı dönemin ardından aynı ürünlerin tüketici açısından ulaşılamaz fiyatlara yükseldiğini belirten Gürer, “Şu anda patates ile soğan emeklinin, dar gelirlinin alamayacağı fiyata çıktı. Burada bir sorun yok mu?” diye sordu.

Gürer, bu tablonun temelinde iktidarın üretim planlamasını hayata geçirememesinin bulunduğunu ifade ederek, “İktidar üretim planlamasından söz ediyor ama üç yıldır bir planlamayı gerçekleştiremiyor. Hem üretici mağdur hem tüketici mağdur” dedi.

“BUĞDAY ÜRETİCİSİ KAZANAMIYOR, İTHALAT DURMUYOR”

Buğday üreticisinin düşük alım fiyatları nedeniyle mağdur edildiğini belirten Gürer, buna karşın ithalatın devam ettiğini söyledi.

Gürer, “Buğday için alım fiyatı düşük tutuldu ama ithalat durmuyor. Buğdayı eken kazanmıyor, yurt dışından buğday getiriliyor. 2026 yılının ilk beş ayında 2 milyon 833 bin 648 ton buğday ithal edilmiş” dedi.Geçen yıl zirai don ve olumsuz hava koşulları nedeniyle buğday üretiminde düşüş yaşandığını belirten Gürer, 2026 yılı için 22 milyon 800 bin ton üretim öngörüldüğünü ifade etti.

Ancak bu üretimin geçmiş yıllarla kıyaslandığında kişi başına düşen üretim açısından yetersiz kaldığını belirten Gürer, “2001 yılında 19 milyon ton üretim olduğu düşünüldüğünde, kişi başına düşen üretim anlamında buğdayda üretimin gerisindeyiz. Buna rağmen ülkede buğday açığının oluşmamasını sağlayacak bir politika da uygulanmıyor” diye konuştu.

TMO’YA GİDEN ÇİFTÇİNİN ÜRÜNÜ ÇEŞİTLİ BAHANELERLE ALINMIYOR

Çiftçilerin kendisine ulaşarak Toprak Mahsulleri Ofisi’ne ürünlerini satamadıklarını aktardığını belirten Gürer, üreticinin borçlarını ödeyebilmesi için ürününü zamanında ve gerçek değerinden satabilmesi gerektiğini vurguladı.

Gürer, “Bugün yine çiftçiler aradı. ‘TMO’ya gidiyoruz, değişik bahanelerle ürünümüz alınmıyor’ diyorlar. Bunların borcu var, bu borçları ödemeleri gerekiyor. Hayvancılık yapan da üretimin içinde olan da sorun yaşıyor” ifadelerini kullandı.

SORUNLARIN TEMELİNDE KAMUCU YAKLAŞIMIN OLMAMASI VAR

Tarımda yaşanan sorunların tek tek değil, bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiğini belirten Gürer, “Bu sorunların temeli, tamamı kamucu bir yaklaşımın olmaması, kooperatifçiliğin geliştirilmemesi, üreticinin korunmaması, girdi maliyetlerinin düzenlenmemesi ve bu bağlamda sıkıntıların doğru yönetilmemesidir,” diye konuştu.

ÜRETİCİ ZARAR EDİYOR, TÜKETİCİ ALAMIYOR; BİRİLERİ VURGUN VURUYOR

Gürer, “Yaz ayı geldi, neredeyse her ilde mevsimlik meyveler var, sebzeler var ama fiyatlar aşağı düşmedi. Üreticiye gidiyorsun, örneğin Ulukışla’ya gidiyorsun, kiraz üreticisi ‘Zarar ediyorum’ diyor. Karpuz tarlasına gidiyorsun, çiftçi ‘Zarar ediyorum’ diyor. Buğdaya gidiyorsun, çiftçi ‘Zarar ediyorum’ diyor. Tüketici de ‘Rafa gidiyorum, alamıyorum, çok pahalı’ diyor” ifadelerini kullandı.

Bu tablonun kabul edilemez olduğunu belirten Gürer, “Birileri buradan vurgun vuruyor. Hâlâ bu vurgun vuranları iktidar görmüyor mu ya da bu vurguncuların ortağı mı?” diye sordu.

Gürer, iktidarı uyararak, “Ülkemizin içine düşürüldüğü bu durum, gıdada geleceğin sorunlu olmasına yol açacaktır. Bir kez daha uyarıyoruz: Doğru politikalarla bu sorunlar aşılabilir. Yetkililer duyarlı olsunlar. Lafta değil, özde tarıma gerekli desteği versinler” dedi.