Gıda sanayisi, hammadde alımından sofralara ulaşana kadar geçen her aşamada yüksek hijyen ve güvenlik standartları gerektiriyor. Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS) Başkanı Kaan Sidar, sektördeki otomasyon yatırımları ve eğitim programlarının "güvenli çalışma kültürü" üzerindeki etkisine dikkat çekti.
"İSG, Kurumsal Kültürün Ayrılmaz Bir Parçasıdır"
İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası vesilesiyle değerlendirmelerde bulunan Kaan Sidar, İSG uygulamalarının doğrudan üretim kalitesini etkilediğini belirtti. Sidar, şu ifadeleri kullandı:
"Gıda sektörü, insan sağlığını merkeze alan bir üretim yapısına sahip. Dolayısıyla iş sağlığı ve güvenliği, sadece çalışanı korumakla kalmıyor; üretimin sürekliliğini ve kalitesini de doğrudan etkiliyor. Biz de TÜGİS olarak, üyelerimizin bu alandaki uygulamalarını mevzuat takibi ve bilgilendirme çalışmalarıyla destekliyoruz."
Küçük Önlemler, Büyük Kazaları Engelliyor
Sektördeki teknolojik dönüşüme değinen Sidar, dijital izleme sistemleri ve sensör teknolojilerinin riskli temasları azalttığını ifade etti. Ancak sadece teknolojinin yeterli olmadığını, sahadaki küçük adımların hayati önem taşıdığını hatırlattı.
Hedef: Her Vardiyada "Sıfır Kaza"
Kaan Sidar, güvenli çalışma disiplininin sürdürülebilir olması gerektiğini vurgulayarak, "Sıfır kaza" yaklaşımının her vardiyada yeniden hatırlanması gereken ortak bir sorumluluk olduğunu sözlerine ekledi. Düzenli eğitimlerle çalışanların doğru refleksleri kazanmasının, modern gıda üretim süreçlerinin temeli olduğu ifade edildi.