GENÇLER KUPADA ÇEYREK FİNALE DOĞRU

Avrupa’ya çıkmak için en kestirme ve zahmetsiz yol Türkiye Kupasından geçer… Gençlerbirliği de bu yoldan geçti, 1986-87 ve 2000- 01 sezonunda kupayı 2 kez müzesine götürdü ve 3 kez de finalden döndü.

Ancak 4 yıl aradan sonra yeniden süper lige çıktığı ilk sezonda üstüne bir de adeta yeniden kurulmuş bir bir ekiple kupayı almak doğru hedef mi doğrusu tartışmaya açık bir konu.

Amaç elbette ki, yeni kadroyla lige tutunmak… Üstelik mali açıdan yaşanan sıkıntı had safhadayken yönetim krizi yüzünden üst üste 3 genel kurul birden yaşanması da oldukça düşündürücü.

Neyse ki yönetim sorunu çözümlendi, kulüp artık gerçek Gençlerbirliklilerin elinde… Başkan Arda Çakmak da büyük fedakarlıklarla mali durumu kısmi olsa da rayına oturturken, 17 Ocak’ta yapılacak genel kurulda da maddi yönden güçlü bir yönetim oluşturmak, sponsor arayışlarını artırmak hatta daha önce de çok tartışılan “isim sponsorluğu” için de onay almak istiyor.

Transfer tahtası açık ama hatalı ve pahalı seçimler yüzünden kadroda sıkıntı çekilen mevkilere ne yazık ki takviye yapılamıyor. Metin Diyadin’in de kaderi bu, her zaman zorlu dönemler ona denk geliyor ve elindekilerle yetinmek zorunda bırakılıyor. Metin Hocaya da eksikleri alt yapıdan tamamlama ve çok çalışmayla eksiklikleri gidermekten başka çare bırakılmıyor.

Sanki Başkent’in süper ligdeki tek temsilcisi olan kırmızı siyahlıların Türkiye kupasındaki yolunu hem grubundaki takımlar hem de çektiği avantajlı fikstür, çeyrek finale doğru sürüklüyor gibi…

Kura çekiminde içinde 4 büyüklerden takım bulunmayan B grubunda yer alan Gençler, yeni format gereği yapacağı 4 maçlık fikstürde de ilk 2 maçında Bodrumspor’u 3-2 ve deplasmanda Antalyaspor’u da 1-0 ile geçip, 6 puana ulaşarak Samsunspor ile zirvede yer alıyor.

Başkent ekibinin bundan sonra da evinde Şubat’ta Eyüpspor’u konuk ederken, Mart ayında da Aliağa deplasmanına çıkacak.

Gelelim Antalya maçına…

Maalesef kırmızı-siyahlılar yine rakip kadar hakem engelini de aşmak zorunda kaldı… Daha 11. dakikada bir Teknik Direktöre ilk itirazında kırmızı kart göstermek de ne demek Allah aşkına… Bu neyin güç gösterisi, yapsana aynısını 4 büyüklere bak neler oluyor.

Ya 78’de Hüseyin’in göz göre göre Oğulcan’ın ayağına basarak ceza alanı içinde yerde kalmasına, nasıl penaltı verilmez. Mademki penaltı vermiyorsun ve oyunu hızla başlatıyorsun o zaman aldatmadan dolayı neden sarı kartla cezalandırmıyorsun değerli hakem Direnç Tonusluoğlu… Ya sen sevgili VAR hakemi Adnan Deniz Kayatepe niye devreye girip te pozisyonu izlemeye çağırmıyorsun.

Gerçekten Anadolu takımlarının bu hakemlerle işi çok zor. Ama yukarda Allah var, son dakika da olsa mazlumun yanında yer alıyor… Samed’in nokta atışı kornerinde Zan Zuzek kafayı çakıp, Gençlerin hakkını teslim alıyor.

Metin hoca, sakat olan Göktan Gürpüz ile Niang’ın yokluğunda, Tongya, Oğulcan Ülgün, Thalisson, Velho ve Pereira’yı da riske etmek istemediği için ilk 11’e almadı. Pereira’yı 46’da, Oğulcan ve Tongya’yı da 62’de ayrıca alt yapıdan Martor ile Furkan Ayaz Özcan’ı da oyuna alarak maç kabiliyetlerini artırmayı da ihmal etmedi.